Trafik:  “Bunlar iyi günlerimiz”

H. Gül KOLAYLI 03 Mart 2017 Cuma, 08:38

 

Son yıllarda bilime dayalı bilgilerin paylaşıldığı alanlardan biri de akademik odalar...  Üniversitelerin ürettikleri bilime dayalı bilgilerden de onların vasıtasıyla haberdar oluyoruz...

İşte onlardan biri de İnşaat Mühendisleri Odası Bursa Şubesi...

Şube Başkanlığını Mehmet Albayrak'ın yürüttüğü oda, genç inşaat mühendislerinin çalışmalarına da ağırlık veriyor... Etkin çalışan bir Gençlik Komisyonu var... Başkanı ise Yiğithan Toksöz...

Son olarak İMO Bursa Şubesi Gençlik Komisyonu, ulaşım konusunu gündeme aldı...

 'Ülkemizde ve Bursa'da Ulaşım Sorunları ve Çözüm Önerileri' paneline konuşmacı olarak   Yıldız Teknik Üniversitesi'nden Doç. Dr. İsmail Şahin ve Osmangazi Üniversitesi'nden Yrd. Doç. Dr. Şafak Bilgiç katıldı...

Ulaşım ve trafik kazaları nedeniyle yaşanan can kayıpları ve kalıcı sakatlığa yol açan yaralanmalar benim dosya konularımdan biri... Ayrıca bir yerden bir yere ulaşmaya çalışırken özellikle iş ve okul giriş ve çıkış  saatlerinde yollarda çok zaman kaybediyoruz...

Bu anlamda hem İMO Gençlik Komisyonu'nun böyle bir konuda etkinlik düzenlemesini, hem de bilim insanlarının yaptıkları açıklamaları önemli buluyorum...

Panelde söz alan Başkan Mehmet Albayrak'ın tespitleri şöyle:

"Ülkemizin ve buna bağlı olarak şehrimizin iki ana problemi var. Birisi depremsellik, diğeri de ulaştırmadır.

 Depremsellik insanların can güvenliğini tehdit eden çok ciddi bir problemdir. Buna bağlı olarak ulaşım da bireysel gereklilik açısından çok önemlidir.

Bu sorunları birilerine ihale edip çözmelerini beklersek olmaz. Bizim çalışmamız ve çözümler üretmemiz gerekiyor... Çalışırken öğreneceğiz, üreteceğiz. İnşaat mühendisliğinin 3 ana alt dalı var. Bunlar; yapı, hidroloji ve ulaştırma.

 Çoğunlukla yapı seçiliyor ama ulaştırma ve hidroloji de mesleki anlamda oldukça önemli. Ayrıca bu dallarda çok fazla akademisyen ve mezun eksiğimiz var. Bundan sonraki yolunuzu seçerken bu dalları da düşünün..."

 

UYGARLIK YARATAN MESLEK

Doç. Dr. İsmail Şahin, ulaştırma kavramının inşaat mühendisliği için önemli olduğunu belirtirken, yapılaşmanın ulaştırma ağı ile olan ilgisine dikkat çekiyor...

Ulaşım kentleşmeyi, yapılaşmayı da tetikliyor... Mesela, yolu olmayan bir yere beş altı apartmandan oluşan bir site yapılabilir mi?

İnsanlar bugün konut alırken, ulaşımına da bakıyor, halk otobüsü var mı, toplu taşıma istasyonu var mı? Özel araçların ulaşabileceği yollar var mı? Hepsine bakılıyor...

 "Ulaşım ağları koridorları canlılık sebebiyle geçtikleri bölgelerin ekonomik kalkınmasına yardımcı olmalılar.

 Ayrıca çeşitli toplum kesimlerine sağladıkları erişme olanaklarıyla sosyal adalete ve sahip oldukları geometrik, fiziksel ve estetik özellikleriyle çevresel korumaya katkı yapmalıdırlar"

Doç. Dr. İsmail Şahin'in İnşaat mühendisliğine yönelik bir saptaması var:

"Uygarlık yaratan meslek!"

Aynen katılıyorum... Yüzlerce hatta Mısır piramitlerinde olduğu gibi binlerce yıl önce yapılmış bina ve eserler, o dönemin medeniyetini yansıtıyor...
Doç. Dr. Şahin planlamanın önemine dikkat çekiyor:

"Her iş öncesinde planlama evresine özel önem göstermeliyiz.

Bizde maalesef hep bir şeyleri yetiştirme durumu var. Bu sebeple planlama ya es geçiliyor ya da kısa tutuluyor.

Halbuki planlama işin temelidir. 10 kere düşünüp, 10 kere planlayıp 1 kere yapmalıyız. Planlama sürecinde sorumluluk sahibi olmalı, sorgulamalı, dikkatli ve titiz olmalıyız."

 

30 YIL ÖNCEKİ YETMİYOR!

Yrd. Doç. Dr. Şafak Bilgiç, Türkiye'nin araç sahipliğinde emekleme evresinde olduğunu belirtiyor ve şunları söylüyor:

"Günümüzden 30 yıl önceki şehircilik yapısına göre dizayn edilmiş otobüs hatları, günümüz ihtiyaçlarını karşılayamıyor.

 Araç sayısı az olduğundan insanların toplu taşıma araçlarını kullanmaya mecbur olduğu günler geride kaldı.

O yüzden artan araç sayısından ötürü insanlar, toplu taşıma araçlarında artık konfor ve ulaşım süresine bakıyor.

 Dolayısıyla insanların toplu taşıma araçlarını daha çok kullanmalarını istiyorsak konforu artırmalı ve ulaşım sürelerini azaltmalıyız."

 

BUNLAR İYİ GÜNLERİMİZ

Ardından da bugünlerin iyi günler olduğu yönünde uyarıyor:

"Bugün trafiğe kötü diyorsanız biraz daha bekleyin çünkü trafik çok daha kötü olacak. Şu anda daha emekleme evresindeyiz.

Gelişmiş ülkelere göre araç sahipliklerine baktığımızda Amerika Birleşik Devletleri'nde her bin kişiye 800 tane motorlu taşıt, 423 tane otomobil düşüyor.

Bu rakamlara baktığımızda Avrupa çapında binde 600 civarında bir doyum noktası var ama Türkiye daha emekleme evresinde binde 200 motorlu araç, binde 127 otomobil sahipliği var. O nedenle bunlar iyi günlerimiz...

 

 

 

BURSA'DA 100 SAAT TRAFİKTE GEÇİYOR

Bursa'da kime sorarsanız sorun, şehrin sorunları arasında birinci sırada ulaşımı / trafiği  söyleyecektir...

Yrd. Doç. Dr. Şafak Bilgiç, Bursa'nın ulaşım sorununu şöyle değerlendiriyor:

 "Son anket 2011 yılında yapılmıştı ve o ankete göre Bursa'da üç evden birinde araba vardı. Muhtemelen, bu hızla devam edilirse Bursa'da birkaç yıla kalmaz iki evden birinde araba olacak..."

Yrd. Doç. Dr. Bilgiç, Bursa trafik sıkışıklığında, daha büyük il olan İzmir ile aynı durumda olduğuna dikkat çekiyor:

"Bursa dünyada 77'nci sırada, küsurat farkıyla İzmir'in arkasında kalıyor ama geçen yıl İzmir'in trafik sıkışıklığı yüzde 1 artarak yüzde 30'a yükselirken Bursa yüzde 2 artmış durumda.

Dünya geneline baktığımızda 77'nci sırada olmasıyla kötü bir durumda diyebiliriz.

 Bir vatandaş trafik sıkışıklığı nedeniyle yılda 100 saatini fazladan trafikte harcıyor. Bursa'da sabah saatlerindeki gecikmeler yüzde 30, akşam saatlerindeki gecikmeler yüzde 53 oranında. İzmir'de bile bu oran yüzde 52. Bursa'da ciddi bir trafik problemi var. En büyük problem otomobiller.

 Ciddi bir alan kaplıyor. Şehirler yatay ve dikey büyüyor. Ama yol genişliklerine baktığımızda 100-200 yıl önceki genişliklerle aynı.

 Tek çaremiz bu yolları verimli bir şekilde kullanmak. Toplu taşımaya geçmek zorundayız."

Doç. Dr. Bilgiç'in tramvaylar üzerine de ilginç saptamaları var; tramvayların lastik tekerlekli araçları engelleyen ve kapasitesi az olan bir sistem olduğuna dikkat çekiyor; Terminal'e

3, 5 bin kapasiteli bir tramvay yerine bir saatte 20 bin yolcu taşıyan BursaRay'ın yapılmasının daha doğru olacağını öneriyor...