Türk çizgi romanı tartışıldı

H. Gül KOLAYLI 17 Şubat 2017 Cuma, 06:18

Geçen günlerde Ördekli Kültür Merkezi'nde çok sıra dışı bir etkinlik izledim.  BAT Cave tarafından düzenlenen Türk çizgi romanının tartışıldığı Türk-Con etkinliği...

Şaşırtıcıydı. İzin günümü ayırdığıma kesinlikle değdi. Kendilerini alt kültür olarak tanımlayan çizgi romancılar ve pek çok cosplayer ile tanıştım...

 Cosplay'ı dün yazmıştım... Bugün sıra çizgi romanda...

Bizim kuşak çizgi romana çok aşinadır...

Çizgi roman kitapları vardı, gazetelerde çizgi romanlara yer verilirdi.

 Çok iyi hatırlıyorum, daha ilkokula gitmezken, okuma yazma bilmezken her gün annemin başına ekşir, Milliyet gazetesinde yayımlanan başta Gordon olmak üzere Dalila'yı (yanılmıyorsam) okuturduk...

Gordon'un maceraları uzayda geçiyordu. Mesela mikro uzay hala aklımdadır...

İlkokul 1. sınıfta okumayı öğrenince Pekos Bill daha sonra Teksas, Tommiks, kızlar için Tina, Zagor, Kaptan Swing, Mandrake, Sihirli Göz gibi kitaplarla da tanıştık.

(Bugünkü TV dizilerinin yerine gazetelerde tam sayfa fotoroman yayımlanırdı! Daha sonra da cep kitapları çıkardı!)

Çizgi romanlar, kitaplar yasaklıydı. Hem öğretmen, hem de ailelerimizce engellenirdik. Ders kitaplarının arasına koyar, okurduk... Arkadaşlarımızla kitap değişirdik. Bugün pek çok yetişkinin okuma alışkanlığı kazanmasında o kitapların çok etkisi olmuştur.

Türk çizgi romanına gelince... Sezgin Burak'ın çizdiği Tarkan'ın maceralarını gazetede her gün okurduk. Suat Yalaz'ın yazıp çizdiği Karaoğlan dergilerini her hafta harçlıklarımızdan artırdığımız parayla alırdık...

 

BAT CAVE, TÜRK-CON NEDİR?

Türk-Con toplantısı olarak tanımlanan etkinliği düzenleyenlere gelince...

Onur Çetincengiz'in öncülüğündeki BAT Cave topluluğu... BAT Cave aslında Batman'in mağarasının adı, İngilizcedeki karşılığı yarasa evi...

Onur Çetincengiz'e açılımını sordum; Bursa Alt Kültür Topluluğu anlamına geldiğini söyledi...

Peki, Türk-Con etkinliği ne demekti? Yanıtladı:

"Türk çizgi romanlarının hatırlandığı ve Cosplay toplantılarının yapıldığı gün..."

Bilmediğim bir alan olduğu için sorulara devam ettim:

"Neden alt kültür olarak tanımlıyorsunuz kendinizi?"

Çetincengiz şu açıklamayı yaptı:

"Tiyatro, opera, sinema herkese hitap ediyor. Bizim yaptığımız işler insanların pek bilmediği, diğerlerinin altında kalan şeyler. Çizgi romanlar, çoğunluğun sevmediği filmler, cosplay gibi herkesin uğraşmadığı işlerle ilgilenilmesine alt kültür deniyor..."

 

ONUR ÇETİNCENGİZ: TANTO

Onur Çetincengiz, Bursa'daki BAT Cave'de 8 kişinin olduğunu söyledi.

Çizgi romana ilgisine gelince, çocukluğunda eve alınan Karaoğlan çizgi roman kitaplarıyla başlıyor.

Aslında çizmiyor, hikâyelerini yazıyor. Yakında Tanto adlı bir çizgi roman kitabı çıkacak. Çetincengiz su süreci şöyle anlattı:

"Kısa filmler yapıyordum. Senaryo yazıyordum. Film ya da dizi için 2011'de senaryosunu yazdım. Olmadı. Senaryo çok içime sinmişti. Ben de çizgi roman yaptım. Genç çizer arkadaşlar çizip gönderiyor."

Aynı zamanda bir fabrikada çalışan Onur Çetincengiz'in bu çalışmaları ailesi tarafından da destekleniyor. Ayrıca BAT Cave olarak Bursa'da LÖSEV gibi sivil toplum kuruluşlarında sosyal sorumluluk projelerinde de yer aldıklarını söyledi.

 

 

TÜRK ÇİZGİ ROMANIN ALTIN ÇAĞI

 

Ördekli Kültür Merkezi'nde düzenlenen, Hayrettin Begeç'in yönettiği ve Türk çizgi romanının tartışıldığı söyleşiye, İstanbul'dan gelen Türk çizgi roman çizer ve yazarları Devrim Kunter ile Selçuk Ören de katıldı...

Devrim Kunter Seyfettin Efendi, Selçuk Ören ise Şehzade Yangını adlı çizgi romanlarıyla tanınıyor...

Toplantıda söz alan Hayrettin Begeç, Türk çizgi romanında Amerikan çizgi romanlarıyla yarışacak kalitede işler çıktığına dikkat çekti.

Devrim Kunter şunları söyledi:

"Seyfettin Efendi 2000'lerdeyken çizmiştim. İş, güç derken çizgi roman haline getirememiştim. Son 5,6 yıldır çizgi roman altın çağını yaşıyor. Seyfettin Efendi'yi ilk internette yayımlamaya başladım. Okuyucuların isteği ile kitaplaştırdım..."

Selçuk Ören ise meslek lisesi çıkışlı olduğunu, Güzel Sanatlar Fakültesi'ne girdiğini ve reklam ajanslarında çalıştığını anlattı:

"Ajansta başkalarına ait fikirleri çizmekten sıkıldım. Şehzadeler dönemi, kabadayı tipler ilgimi çekti. Osmanlı tarihini okumaya başladım. Kabadayıları araştırdım. Anlatma isteği doğdu. 6 kitapla seriyi bitireceğim..."

Çizgi romanın bir sektöre dönüşmesi için neler yapılması gerektiği de tartışıldı...

Anladığım kadarıyla Türk çizgi roman yayıncılığı amatör bir ruhla yürüyor...

Amerika'da çizgi roman sektörü başka sektörlerle birlikte büyüyor. Sinema, dizi, çizgi filmler, oyuncak endüstrisi gibi...

 
"KÜÇÜK ADIMLARLA BAŞLAYIN"

Kunter yeni başlayanlara şunları önerdi:

 "Klasiklere benzer şeyler üreten insanlar var. Kısa hikayelere yönlendirmeye çalışıyorum. '50 kahramanım var' diyor. Olmaz. Batman satıyor, Süpermen satmıyor, ikisini de aynı hikayeye koymuşlar. 100 karakter yerine sağlam bir karakter çizin. Küçük adımlarla başlayıp yürümek lazım..."

Türk çizgi romanının yurt dışına nasıl açılabileceğine gelince...

Anlatılanlara göre, zamanında başlanıp yarım kalan işler yüzünden güven sorunu yaşanıyor; yani "Seriyi tamamlayıp gelin" deniyor...

Aynı tepkinin Türk çizgi roman okurunda da oluştuğu gündeme geldi. Okur başlıyor, merakla izliyor, ama seri yarım kalıyor...

Selçuk Ören ise çizgi romanın maliyetinin düşük olduğunu, çizere özgürlük tanıdığına dikkat çekti ve şu saptamaları yaptı:

"İstediğiniz kadar uçuyorsunuz. Maliyeti, boya, kağıt, kalem... Bizde hikaye sorunsalı var.

Hikaye yazmada insanların kendisini geliştirmesi lazım. Ben yazan arkadaşlarıma 'Bana çizgi roman senaryosu yazın' dedim.

Yazmadılar. Sinema için yazılmış senaryo ile çizgi roman senaryosu arasında fark yok. Ben ekip işini bıraktım, hepsini tek başıma yaptım.

Senaryo, kurgu, çizgi zaman içerisinde gelişti... Birincisi teknik olarak, ikincisi ise iş üreterek geliştirmek lazım."


Not: Cosplay: 'Azeri şamanı' başlıklı köşe yazımda Nilüfer Karaata'nın İzmir'de bir cosplay kostüm yarışmasında Azeri şaman kostümüyle birinci olduğunu yazmıştım... Yanlış anlamışım, doğrusu şöyle: Kostüm İzmirCon 2016 Şaman Kostüm Tasarımı Yarışması'nda ikincilik ödülü almış...