Türk dünyasında kadın hareketi

H. Gül KOLAYLI 15 Mart 2019 Cuma, 06:05

Azerbaycan Kültür Derneği Bursa Şubesi'nin katkılarıyla Bursa Uludağ Üniversitesi Azerbaycan Kültür ve Sanat Topluluğu tarafından 'Türk Dünyasında Kadın Hareketi' söyleşisi Görükle Yerleşkesi Eğitim Fakültesi Uğur Mumcu Salonu'nda düzenlendi...

Etkinliğe konuşmacı olarak Azerbaycan Kültür Derneği Bursa Şubesi Başkanı Handan Askeran Ton ile Kadın Araştırmaları Merkezi Müdürü Prof. Dr. Handan Asude Başal katıldı.

Topluluk Başkanı Solmaz İsmailova açılış konuşmasını yaptı:

"Bugün öncelikle Türk dünyası kadınlarının haklarını korumak için tarihsel süreçte nasıl mücadele ettiklerini öğrenmiş olacağız. Türk dünyası için çalışmak, gönül vermek herkesin yapacağı bir iş değil. Biz gönül verdik, bu toplantıyı düzenledik. Bu toplantı sizde iz bırakacak. Biz davamıza sahip çıkmazsak kimse sahip çıkmaz. Türkçülüğün yolu tarihimize, geçmişimize sahip çıkmaktan geçer..."

Handan Askeran Ton şöyle konuştu:

"Moral dünyamızı etkileyen en temel insan hakkının güvence altına alınması... Kadın cinayetleri ülkemizde çok yüksek oranda. Şiddeti yaşayanın da uygulayanın da mutsuz olduğu bir dünyada yaşıyoruz..."

Ton Azerbaycan'daki kadın hareketine dikkat çekti:

"19. yüzyıl sonu ve 20. yüzyıl başında Çarlık Rusyası'nın asimilasyon ve baskı siyasetine karşı aydınların öncülüğünde Türk topraklarında başlatılan milli ve medeni alanlardaki gelişmelerle kadın dünyasındaki yenilikçi akımlar paralellik gösterir. Bu sürecin en önemli dinamikleri toplumsal uyanışı sağlayan aydınlardır.

Azerbaycan'da Mirza Feth Ali Ahunzade ile başlayan ve eserlerinde yer bulan kadın dünyasına ilişkin tespitler ve çağrılar, Hasanbey Zerdabi'nin eğitim alanındaki köklü reform adımlarıyla ivme kazanır. Ekinci, Hayat, Füyuzat, İrşad, Molla, Nasreddin, Dirlik, Açıksöz ve Türk dünyasının önemli fikir ve eylem adamı İsmail Gaspıralı tarafından Kırım'da yayımlanan ve Tüm Avrasya'ya dağıtımı sağlanan Tercüman, kadınlar tarafından çıkarılan Alemi-i Nisvar ve Işık o dönemin önemli gazete ve dergilerdendir. Mirza Feth Ali Ahunzade ve Hasanbey Zerdabi dışında Alibey Hüseyinzade, Mehmet Emin Resulzade ve Yusufbey,  Nesipbeyli, Ahmet Ağaoğlu, Mirza Bala Mehmetzade başta olmak üzere Azerbaycan'da yürütülen milli direnişin temsilcileri, ağır ve karanlık dönemleri aydınlatan yeni devrin temellerini atan rehberlerdir. Kadınların özgürlüğü ve eşitliği toplumdaki cehaleti yenecek en önemli fikir hareketi olarak uygulamaya konur. Eğitim şansı bulan kadınlar çok kısa bir süreçte milli ve medeni haklar için başlatılan bu önemli adımların gerçekleşmesi yolunda kendine düşen sorumluluğa istek ve başarıyla karşılık verir..."

1906'da düzenlenen Rusya Müslümanları üçüncü toplantısında kız  ve erkek çocuklarının ilkokul eğitiminin zorunlu olması ve kız, erkek öğretmen okulları açılması kararı alındığını anlatan Ton "Ardından da Moskova'da toplanan Bütün Rusya Türkleri 1. Kongresi'nde 9970 delege içerisinde 112 kadın delege yer alarak ilk kez erkeklerle birlikte siyasi platformda kendilerini gösterirler" dedi.

İsmail Gaspıralı tarafından Kırım'da yayımlanan Tercüman gazetesinin çıkması için eşinin tüm takılarını sattığını anlattı.

Mehmet Emin Resulzade başta olmak üzere Azerbaycan'da yürütülen özgürlük mücadelesine işaret etti. "1893'ten 1917'ye geçen süre kadın hareketinin birikim, deneyim süreci olmuştur" diyen Ton sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu dönemde Azerbaycan'da Hanife Melikova, Emine Ağayeva, Tamara Ahunova, Gövher Gayıbova, Şefika Efendizade, Hamide Cevanşir, Sakine Ahundzade, Aliye Sultanova, Medine Gıyasbeyli gibi isimler eğitmen, yazar ve yardım cemiyetlerinde görev alan çok sayıda kadından sadece birkaçıdır. Azerbaycan Cumhuriyeti'nin kurucusu Mehmet Emin Resulzade'nin 'İnsanlara hürriyet, milletlere istiklal şiarı din, dil, ırk cinsiyet farkı gözetmeksizin tüm insanlığa adanan bir idealdir ve bu ideal 28 Mayıs 1918'de kurulan Halk Cumhuriyeti ile istiklal ve hürriyet kavramlarının Azerbaycan Türk'üne kadın erkek ayrımı yapmadan eşitlik ve adalet prensipleri içinde uygulanmış ve şark dünyasında ilk kez kadınlar siyasi haklarını elde etmiştir... "

Ton, Şefika Gaspıralı'yı da anlatarak Avrupalı ve Amerikalı önder kadınlara duyduğumuz hayranlığı Şefika Gaspıralı gibi kendi kadınlarımıza duysaydık, uluslararası platformda bize duyulan saygı da farklı olurdu" dedi...

Handan Askeran Ton, konuşmasında Balkan savaşları sonrasındaki göçü, Hilal-i Ahmet Cemiyeti'ni ve Türk dünyasından gelen 4 genç kadının cemiyet içerisindeki faaliyetlerini anlattı...
 Prof. Dr. Handan Asude Başal'ın sunumu da muhteşemdi. Onu başka bir gün sizlerle paylaşacağım...

KENT KONSEYİ KADIN MECLİSİ'NİN ÖYLE BİR ETKİNLİĞİ YOK

Dünden beri sosyal medyada Kent Konseyi Kadın Meclisi tarafından tecavüze uğramış 18 yaşından küçük kız çocuklarının dünyaya getirdiği bebekler için toplu mevlit düzenleneceği bilgisi dönüp duruyor... Hemen Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Mihrimah Kocabıyık ile konuştum... Çok şaşırdı;  gündemlerinde böyle bir konunun olmadığını, akıllarından bile geçirmediklerini söyledi:

"Bizim ÇODEM'de terapi ve uğraş edindirme, beceri geliştirme kapsamında yürüttüğümüz çalışmalar var. Birlikte reçel, turşu yaptık. El sanatları işleri yapıldı. Mesela yaka iğneleri... Bu gibi çalışmalar var, hatta hiçbirinde çocukların fotoğraflarını bile çekmedik. Böylesine hassasiyetle yaklaştığımız bir konu" dedi...

Mevzu şu; bir deli kuyuya bir taş atıyor, kırk akıllı çıkaramıyor! Zamane kuyusu ise sosyal medya!..