Türkiye Kamu-Sen İl Temsilcisi: Türkoğlu

H. Gül KOLAYLI 22 Temmuz 2016 Cuma, 06:47

Selçuk Türkoğlu, MHP milletvekilliği adaylığı sürecinden sonra yasalar gereği Türk Kamu-Sen İl Temsilciliği'ne ve Türk Eğitim-Sen Bursa 2 No'lu Şube Başkanlığı'na geri dönemiyordu...

Ancak Türkiye Kamu-Sen Genel Merkezi ve şube yöneticisi arkadaşları yıllarca alanlarda ciddi bir mücadele veren Selçuk Türkoğlu'na vefa örneği göstermişti...

Şube yöneticilerinin hepsi istifa etti ve Türkoğlu Türk Eğitim-Sen 2 No'lu Şube Başkanı seçilmişti...

Selçuk Türkoğlu, sendika bünyesinde yapılan seçim ve Türkiye Kamu-Sen Genel Merkezi'nin ataması ile yeniden Türkiye Kamu-Sen Bursa İl Temsilcisi oldu...

Zaten fiilen İl Temsilcisi olmasa da Türkiye Kamu-Sen'i ilgilendiren ya da ilgi alanına giren pek çok konuda kamuoyu nezdinde muhatap olarak Türkoğlu görülüyordu...

Türkoğlu, dürüstlüğüyle, mücadeleci yanıyla takdir ettiğim bir sendikacıdır...

Türkoğlu, il temsilciliği ile alakalı yaptığı açıklamada şunları söyledi:

"...Türkiye Kamu-Sen Bursa İl Temsilciliği'ne yeniden seçilmem ve akabinde Genel Merkezimizin 18 Temmuz 2016 tarihli atamasından dolayı öncelikle teveccüh gösteren sendika yöneticilerimize ve çeşitli kanallarla tebrik ve başarı dileklerini ileten bütün dostlarıma müteşekkirim. 
Biz sendikacılığı bir hak mücadelesi olarak görüyoruz. Bundan önce olduğu gibi öncelikle temsil ettiğimiz kamu çalışanlarının hak ve menfaatleri olmak üzere milletimizin, devletimizin ve geleceğimizin teminatı çocuklarımızın, daha eşit, daha adil, daha huzurlu bir Türkiye'de yaşamaları için mücadelemize devam edeceğiz..."

Bursa'da 906 öğretmenin açığa alındığını belirten Türkoğlu şunları söyledi:

"Kaos ortamından sendikal fırsatçılık ve kin bezirganlığı yapmak insan olana yakışmaz...
'Açığa alınanlar şu sendikadan, bu sendikadan' açıklamalarına şahit olmaktayız.

Bu açıklamalar bir bilgiye dayanıyor mu, bilmiyorum. İster yandaş, ister şu ya da bu, hangi sendika üyesi olursa olsun bu durum, zerre vicdanı olan hiç kimseyi memnun etmemelidir. Başkalarının acısı, birilerinin mutluluğu olamaz.

Şu an açığa alınan birçok kamu çalışanı bulunmaktadır, ancak açığa alınma kesin bir sonuç değildir.

Birtakım zanlarla, iftiraya uğrayarak açığa alınan çok sayıda çalışan da olacaktır. Umarım, hukuki süreç adil bir şekilde çalışır ve masumiyeti ispatlanacak olanlar hangi sendika üyesi olursa olsun göreve iade edilirler. Şundan eminim ki, adalet er veya geç tecelli edecektir..."

Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı İsmail Konçuk, 16 Temmuz günü, Sendika Genel Merkezi önünde, merkez ve şube yöneticileriyle darbe girişimini net bir şekilde lanetlemiş, tepki göstermiş ve vatandaşlara bayrak dağıtılan demokrasi yürüyüşü düzenlenmişti.

Açıklamada şu ifadeler yer almıştı:

"15 Temmuz 2016 günü gerçekleştirilen ve hiç kimsenin onaylamayacağı acı olaylara neden olan darbe girişimini gerçekleştirenleri ve buna destek veren tüm güçleri kınıyoruz.

Türkiye Kamu-Sen olarak hiçbir gücün, milletin kararının üstünde olmadığını, seçimle gelen iktidarların yine seçimle gitmesinin demokrasi anlayışımızın temelini oluşturduğunu bir kez daha kuvvetle vurguluyoruz..."

Türkiye Kamu-Sen İl Temsilcisi Selçuk Türkoğlu da darbeyi lanetledi ve şunları söyledi:

"Türkiye Kamu-Sen, darbecilerin kullanımına girmemiş, onları hiçbir şekilde desteklememiş, terörle ve terörist faaliyetlerle yakından uzaktan ilgisi olmamış, devletine, milletine bağlı insanların her zaman yanında olmuş, bundan sonra da olacaktır..."

Ardından da ekledi:

"Bu sebeplerle, açığa alınanlar, hangi sendikalara üye olursa olsunlar, bunu keyif verici bir açıklama algısı yaratacak bir şekilde paylaşmak hiç kimseye, bilhassa bizlere yakışan bir davranış olarak görülemez.

Kızgınlık içinde olunabilir, mantıktan çok duyguların, kinlerin önde olduğu günlerden geçiyoruz.

Yargısız infaz, asla insani bir yaklaşım olamaz. Her şeyi bilen Yüce Allah dahi insanların sevap ve günahları kiramen katibin ile kayda aldırır, kabirde insanları 'münker-nekir' melekleri ile sorgularken, bize ne olmaktadır? Herkese huzur diliyorum. Allah hepimizi kul hakkına girmekten korusun..."

 

 

OHAL'İN ETKİ ALANI

İki gün önce arkadaşımın oğlu sordu: "Şimdi ne olacak?"

"Olağanüstü hal ilan edilir" dedim... "OHAL'de bize ne olur?" diye sordu...

"Sendikacı değilsin, grevdeki işçi değilsin.  Herhangi bir akademik oda ya da siyasi partide değilsin... Çevreci hareket içinde değilsin.  FETÖ ile hiç alakan yok.  Seni etkileyecek iki şey var:

"Kimliksiz sokağa çıkma. Sosyal medyada paylaşımlarına dikkat et. İşine gücüne bak, yeter!" dedim.
Sade vatandaş için OHAL budur...

OHAL Meclis'ten geçecek... Bu belli. MHP ve iktidar partisinin desteği ile... CHP'nin itirazı bir işe yaramayacak...

FETÖ ile mücadele kısmına kimsenin itirazı yok.

Kaygı hak ve özgürlükler ile ilgili kısmı nasıl uygulanacağı yönünde...

Adam; General, Yargıtay, Danıştay üyesi, savcı, hakim, rektör, profesör ama birincil itaat ettiği, bağlı olduğu yer devlet değil...  

Bağlı bulunduğu terörist üst akıl emrettiğinde, halkını katletmekten çekinmeyecek bir yapı...

FETÖ ile başa çıkabilmenin, devlet yapısını yeniden güçlendirmenin en önemli yolu, hukuka, hak ve özgürlüklere demokrasiye sahip çıkmaktan geçiyor.

Bu arada... Bir atasözü var: Kurunun yanında yaş da yanar...

Dileğimiz yanmaması...