Veteriner hekimlerden 'Kurban' öneri ve uyarıları

H. Gül KOLAYLI 04 Ağustos 2019 Pazar, 06:04

Bursa Veteriner Hekimler Odası sağlıklı kurban kesiminde sorumluluk aldı ve tüm ilgili kamu kurum ve kuruluşlarını ziyaret ederek önerilerini paylaştı... 

Yani özetle veteriner hekimler Kurban Bayramı'nda 'Hem insan sağlığı hem de hayvan sağlığı konusunda elimizi taşın altına koymaya hazırız' diyor.

Geçende Bursa Veteriner Hekimler Odası Genel Sekreteri Melike Baysal ile Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi Besin Hijyeni ve Teknolojisi Ana Bilim Dalı öğretim üyelerinden Prof. Dr. Mustafa Tayar  hayvancılık ve tarımla ilgili bir televizyon programına (Köy Tv) katılarak önemli açıklamalarda bulundular...

Prof. Dr. Tayar'ı çok uzun yıllardır tanırım; geçmişte görüşlerine çok sık başvurduğum bir akademisyendir. Gıda hijyeni konusunda ülkeye önemli katkıları olmuştur.  Gerek Prof. Dr. Mustafa Tayar gerekse Melike Baysal'ı söyleyecek sözleri olan insanlardır.
Bu yüzden youtube'ta yayınlanan program tekrarını dikkatle ve sonuna kadar dinledim; Her ikisi de eleştirmekten ziyade çözüme odaklandılar ve önerilerini gündeme getirdiler...

VETERİNER HEKİM MUAYENESİ ŞART

Melike Baysal veteriner hekimlerin işlevine dikkat çekti:

"Kurban Bayramı öncesi satılan hayvanın bulunduğu yerde veteriner hekimin bulunması, yerin güvenli ve hayvan açısından yiyeceğe içeceğe ulaşılabilir olması önemli...  Kurban bayramında kesim öncesi hayvanda belirtisi olmayan ancak kesildikten sonra da ette değişiklik gösteren ve insanlarda hastalık yapan hastalıklar var. Bunu ancak veteriner hekimler fark edebilir. Yasalar zaten veteriner hekimleri de öneriyor. Bizim önerimiz her kesim anında serbest veteriner hekimlerin de olması yönünde."

Baysal, Bursa Veteriner Hekimler Odası olarak sosyal medyada sayfa açtıklarına dikkat çekti:

"Biz oda olarak müftülüğe ve tüm ilgili kurumlara gittik. Kesim sırasında veteriner hekimlerin sorumlulukları nedir, hepsini anlattık. Veteriner Hekimler Odası olarak sorumluluk almaya hazır olduğumuzu söyledik. Biz bu süreci en sağlıklı sürdürmek istiyoruz. Odamızın sosyal medyada sayfaları var. Vatandaşlarımız oradan bize kolayca ulaşıp, sormak istedikleri tüm soruları sorabilir; en doğru biçimde yanıtlayıp yardımcı olabiliriz..."

2 milyon ailenin kurban kesmeye hazırlandığını, 20 milyon insanın da 'et gelecek mi' beklentisinde olduğuna değinen Prof. Dr. Mustafa Tayar şunları söyledi:

"Önümüzdeki hafta kurban pazarı açılacak, kaçan kurbanları, kurban fiyatlarını, Kurban Bayramı sabahında hastanelere giden kendini kesenleri konuşacağız.  Evine et alamayanlar 'Bayramda evime et gelecek, çocuklarım et yiyecek' diyor. Ben ömrüm boyunca şeftali domates yemeyebilirim, ama et yemeden olmaz. Otyiyenler ot kafalı olur. O beynin gelişmesi, o toplumun gelişmesi için et gerekli. Ve biz 2 milyon hayvanımızı keseceğiz..."


 

KULAK KÜPESİ, BELGESİ YOKSA ALMAYIN!

Prof. Dr. Mustafa Tayar, kurban alırken büyükbaş hayvanlarda kulak küpesi, küçükbaş hayvanlarda ise hayvan belgesi yoksa kesinlikle alınmaması konusunda vatandaşları uyardı.

Kurbanda erkek hayvanın tercih edilmesini öneren Prof. Dr. Tayar; "Din hocalarının söylediği gibi hayvan eksik olmayacak, 'yürüyebilecek' hükmü var. Burada biz hekimler hayvan sağlıklı olmalı olarak anlıyoruz. Biz veteriner hekimler bunu hayvan pazarlarında görüyoruz... Hayvanın dış görünüşünde yara, bere, akıntı varsa görülür. Hayvanın genel görünüşü vatandaşa fikir verebilir, ama hastalıkları veteriner hekim tespit edebilir" dedi.

KESİM YERİ ÖNEMLİ

Ardından da kesim yerinin önemini dile getirdi:

"Et endüstrisi mezbahada yapılır. Biz buradan bağa bahçeye çıkartıyoruz. Bu bir diş hekiminin kapının önünde diş çekmesine benzer.  Bıçağı alır keseriz diyoruz, ama sağlığımızı bozuyoruz. Üç günlük bir süreç bu kadar hayvanın parçalanıp dağılması dünyadaki 57 ülkedeki hayvan varlığından fazlasını kesiyoruz demektir. Biz deneyimsiz sağlıksız olmayan koşullarda kesiliyorsa bu ciddi bir risktir. Veteriner hekimlere de çok işe bulaşır...

Kan akıttık, ibadet yerine geldi değil. Halk sağlığı, çevre sağlığı boyutu var. Peygamber efendimiz bile dikkat ediyor. O zaman bile belli yerlerde belli kişilerce kesiliyor. O dönemde bile adabı var. Kurban edilecek hayvana eziyet edilmiyor. Peygamber efendimiz kuşu ölen çocuğa taziyeye gidiyor. Biz 7 kişi danaya giriyoruz. Vurun ayağına kesin bahçede. Bu doğru değil... Kesimde hayvan refahı da önemli. Hayvanı strese sokmamak lazım."

PLASTİK POŞETLERE KOYMAYIN!

Hayvanın kesimden önce 12 saat aç bırakılması, bağırsaktaki bakterilerin ete bulaşmasının minimize edilmesi ve hayvanı strese sokulmaması gerektiğine değinen Prof. Dr. Tayar, kesim sonrası ise asılarak yüzülmesini ve derisinin korunarak çıkartılmasını önerdi.

Plastik poşetlerin et naklinde kullanılacak materyal olmadığına dikkat çeken Prof. Dr. Tayar; sıcak havada parçalanıp hemen poşetlere konan etin ikinci gün kokabileceği ve yeşereceği uyarısında bulunarak "Artık bu et ve kas değil çöp olmuştur" dedi. 

Prof. Dr. Tayar dağıtılacak ya da yenecek etin bir gün dinlendirilmesi gerektiğini de söyledi. 
Hayvan kesildikten ve kanı akıtıldıktan sonra mikropların bulaşmasını önlemek adına etin üzerine temiz bir tülbent örtülerek ön dinlendirme yapılması gerektiğini anlattı.

"Kurban etine ne kadar çok el değerse raf ömrü o kadar azalır" diyen Prof. Dr. Mustafa Tayar, "Kurban eti doğru koşullarda kesildiyse ve işlendiyse raf ömrü 8 ay olabilir. Soğuk zincirde kesemedik, kasapta kıyma yaptık. Sıkıntı olabilir. Mümkünse parça halinde dondurmak etin kalitesine göre bir seçenektir. Evdeki dolaplara buzdolabı deriz ama serinleticidir. Eksi 18 derecede hızlı dondurucuda donması gerekiyor" dedi.

'KEDİ YİYİVERSİN' DEMEYİN!

Prof Dr. Tayar, annelere eti kavurma yapmalarını, tarhana çorbasına katarak çocuklara yedirmelerini önerdi.

"Kurbanda sağlığınızı kesmeyin" diyen Prof. Dr. Tayar "İbadetimizi yaparken kendimize, komşumuza, insana zarar vermememiz gerekir. Olmazsa olmaz orada artık veteriner hekim konuşacak. 'Bu et yenir, bu et yenmez' kararını verecek" dedi...
Kistli ciğerlerin yakılması ya da gömülmesi gerektiğini söyleyen Tayar, bayram namazında hocanın hutbede bu konuda vatandaşı uyarması çağrısında bulunarak şöyle konuştu:

"Benim din görevlim bunu söylediğinde o mahallede elli, yüz çocuğun hastaneye gitmesini önler. Niye sağlığı riske edelim. Korku tellallığı yapmak istemiyorum, hayvanlarda insanlara geçen hastalıklar kurban süresinde yüzde 30 artıyor. Kedi yiyiversin, yiyiverelim ne olacak demeyelim..."