'Ya dayısı değilsen'

H. Gül KOLAYLI 06 Temmuz 2018 Cuma, 06:20

"Kapının önünde oynuyor, bir şey olmaz..."  Yok öyle bir dünya!..

O bizim zamanımızdaydı. Hani kapılarda kilit değil, çekince açmak için iplerin olduğu, insanların birbirine güvendiği zamanlar! 

Anne ve babalar ya da dede, nine çocuklar her kime emanet edildiyse; gözünüzün önünden ayırmayacaksınız. "Hadi bakkala, fırına ya da dondurmacıya git, şunu bunu al" dönemi kapanmıştır...

Öyle bayramlarda tanımadık, hatta tanıdık insanların kapısına çocuklarını göndermesin anne ve babalar. Gideceklerse beraber gitsinler.

Bu Allah'ın cezası sapıklar yüzünden en kadim, Orta Asya'dan getirdiğimiz geleneklerimizi, kültürümüzü yitirmek zorunda kalıyoruz. 

Artık yetişkin erkekler, yakın akrabalarının çocuklarını bırakın kucaklamayı uzaktan sevmekten bile kaçınır oldu...

Dün bizim mahallenin nostaljik denen tramvayındaydım.

Tekli koltuklarda 7 yaşlarında sarışın bir kız çocuğu ile esmer 18'li yaşlarda bir delikanlı karşı karşıya oturuyor ve konuşuyordu.
Kadınlar dik dik bakmaya başladı, ardından yaşlı bir teyze ahret sorularına başladı; "Kimsin, bu çocuğun nesi oluyorsun! Hiç benzemiyorsun. Annesi nerede?"

Arka koltuklardan da kadınlar sorgulamaya katıldı...

Delikanlı çocuğun dayısı olduğunu söylese de millet ikna olmadı. Hemen akıllı telefonundan ablasını aradı, görüntülü konuşma yaptı, küçük kız çocuğu da "Anneee..." diye konuşunca insanlar ikna oldu.

Delikanlı ablasına "Bir daha bana bu kızı getir, götür demeyin. Sapık muamelesi gördüm sizin yüzünüzden" diye epeyce bağrındı...

Yerinde bir duyarlılıktı. Zira o kız çocuğu ile delikanlı akraba da olmayabilirdi...

Gence dedim ki; "Ya tam tersi olsaydı, birisi yeğenini kandırıp götürüyor olsaydı! İnsanları anla, hak ver!.."

"Son günlerde olan olayları düşününce, sen de haklısın, ama çok ağırıma gitti. Bir daha tek başına hiçbir yere götürmem" dedi...

Çocuklar için denilen  "Bakabileceğin kadar" tabiri, artık "Koruyabileceğin, gözetebileceğin kadar"a dönüştü. Kimden? Sapıktan, caniden, tacizciden!..

MAVİ BALİNA'DAN SONRA MARİAM!

Son günlerde çocuklara yönelik art arda yaşanan vahşi cinayetler gözümüzü sokaktaki çocuğa çevirdi.

Oysa sanal sokaklar da son derece tehlikeli. Sapıklar, pedofiller, manyaklar cirit atıyor.

En korumasız olan da çocuklar! Dünyada olduğu gibi Türkiye'de de Mavi Balina oynayan çocuklar intihar ederek yaşamını yitirdi...

Metin2 adlı bir oyun yüzünden 13 yaşındaki çocuk bilgisayar başında öldü.

Çocuk tacizcileri ve pedofillerin çocuk kimliğine saklandıkları "Avatar" adlı oyun tam bir rezaletti.

Çocukların oyuncu kimliklerle konuştukları, çeşitli bilgilerini paylaştıkları oyun, neyse ki Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın itirazlarıyla yasaklandı...

Sanal sokaklarda da çocuklar gerçek hayatta olduğu gibi tacize uğruyor; hatta bazı oyunlar yüzünden yaşamlarını bile yitiriyor...

Dün Oda TV sitesinde Mert Taşçı, Mariam oyunu hakkında bir haber yayımladı...
Özetle şöyle:

"13 yaşındaki bir kız çocuğu oyun kaynaklı kendisine zarar vermeye başlıyor. Ailesinin kendisini taciz ettiğini öne sürüyor. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından koruma altına alınıyor. Aile, bilgisayarında yaptığı incelemede Mariam oynadığına ve oyundan komut aldığına dair bilgilere ulaşıyor.

Kıza şizofren teşhisi konuluyor. Aile çocuğunu geri almak için dava açıyor ve kızın Mariam oyunu nedeniyle davranış bozukluğu gösterdiğini ispatlıyor. Çocuk eve geri dönüyor! Psikolojik tedavi görmeye başlıyor. Mariam oyunundan dolayı ailenin ve çocuğun yaşamı altüst oluyor..."

Mavi Balina intiharları, Metin2 oynayan 13 yaşındaki çocuğun bilgisayar başında ölmesi, Avatar'daki cinsel tacizlerden sonra arada google'dan "Çocuklara zararlı oyunlar" taraması yapar ve bu konuda yazılanları okurum...

Hassasiyetim gazeteci refleksinden ziyade 7 yaşında torunum olmasındandır; artık okumayı da öğrendi, tablet ve telefonda oyun oynamayı sever, kısıtlı sürede izin verilir. Oynadığı oyunlar da denetlenir...
Mert Taşçı'nın, Mariam adlı oyunla ilgili yazdığı uyarılara birkaç ay önce denk gelmiştim... Hatta internet oyun indirme sitelerinde bile uyarılar vardı ; "Şiddet ve korku içerikli Mariam oyunu için şikâyetler var" gibisinden. (indir.com; editör; Onur Köse;  "Mavi Balina sonrası yeni skandal oyun Mariam ortaya çıktı")

Haberlerde Suudi Arabistan'da Salman El Harbi tarafından geliştirilen oyunun kısa sürede geniş kitlelere ulaştığı yer alıyordu...

Oyunun içeriğine gelince; "Kaybolan korkunç görünümlü 9 yaşındaki kız çocuğu Mariam eve dönmek için oyunculardan yardım istiyor. Ardından oyun, adres, aile bilgileri, sosyal medya erişimi gibi tüm bilgilere erişiyor ve Mavi Balina'daki gibi dehşet ve korku içerikleri paylaşıp, oyuncunun kendisine zarar verdiren talimatlar veriyor."

Bu oyun da Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın yasaklı oyunları arasında. Ne yazık ki Youtube'da hâlâ ulaşılabilir ve Android telefonlara da indirilebilir durumda.

Mariam adlı oyunu oynayanlar genelde kız çocukları; daha da vahimi 7 yaşındaki çocuklara bulaşmış durumda...

Nasıl yazacağımı bilemedim... Şöyle diyelim, arkadaşımın 7 yaşındaki torunu son bir haftadır tek başına uyuyamaz hale gelince, annesi huylanıyor. Biraz sıkıştırınca çocuk Youtube'da gördüğü bir kız çocuğundan söz ediyor; Mariam'ı tarif ediyor ve çok korktuğunu anlatıyor...

Üstelik de bilinçli ve çocuğun tablet ya da bilgisayar oyunlarına erişimini saatle kısıtlayan ve denetleyen bir aile olmasına karşın yine de gözden kaçmış işte...  Aile her türlü tablet ve telefon kullanımını yasakladı...

Türkiye'de oynanan ve çocuklar için en zararlı oyunlar "Mavi Balina, Avatar ve Metin2" idi... Şimdi Mariam da eklendi...

Aman dikkat! Sokakta korumayı başardığınız çocukları evdeki sanal tehlikeden de koruyun!
Akıllı telefonda ya da bilgisayarda hangi oyunlara girdiğini mutlaka kontrol edin.  En iyisi, ellerine hiç telefon ya da tablet vermemek...