‘Yedek işçili çalışıyoruz”

H. Gül KOLAYLI 28 Şubat 2018 Çarşamba, 06:08

Dün Adapazarı Hendek'teydik. 2. OSB Sakarya Hendek Müteşebbisler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Şeref Karakaya'nın misafiri olarak...

Daha önce de Bursa Karabüklüler Derneği tarafından düzenlenen gezide tanışmıştık. Kendisi Karabük Eflani'nin köylerinden. Oldukça ilginç bir iş adamı. Fabrikasında babasının kullandığı orak gibi tarım aletleri de dâhil olmak üzere yöresel bir müze oluşturmuş... Hatta fabrika bahçesinde ailesine ait bir saban da yer alıyor...

Şeref Karakaya'nın verdiği bilgilere göre;

Sakarya'da üç sanayi bölgesi var, Adapazarı, Hendek ve Ferizli. 

Dördüncü ve beşinci sanayi bölgeleri için de çalışmalar sürüyor...

Karakaya, Hendek OSB hakkında şu bilgileri verdi:

"580 hektarlık alanda kurulu. 68 fabrika mevcut. 98 parsel var ve hepsi de dolu... Yani yeni bir fabrika yapacak yer yok!

Halen devam eden fabrika inşaatları var. İşletmelerin yüzde 30'u ihracata çalışıyor...

Toplam çalışan sayısı 9 bin 600. Gerek fabrika gerekse çalışan sayısı açısından Sakarya'daki 1. OSB'den daha büyüktür..."

Hangi sektörlerin faaliyet gösterdiğine gelince;

"Otomotiv yan sanayi, dış cephe kaplaması, kuruyemiş fabrikası, traktör yan sanayi, bebe ürünleri, tavuk yan sanayi, orman ürünleri ve mobilya fabrikaları..."

ELEMAN BULAMIYORUZ, OLAN DA GİDİYOR!

OSB'nin en büyük sorununu sorduk; Karakaya'nın yanıtı çok netti:

"Bölgedeki fabrikaların en büyük sorunu işçi bulmak. Sanayici olarak hepimizin en büyük sorunu budur. Elemanlar 2, 3 ay çalışıyor, işi bırakıyor, başka fabrikaya geçiyor. Orada da birkaç ay çalışıp bırakıyor. Eleman sirkülasyonu çok fazla. Bir de burada fındık yetiştiriciliği var. Hele kalifiye eleman sıkıntısı çok ama çok fazla... Düzce 30, İzmit 60, Sakarya 30 kilometre, oralardan eleman geliyor..."

Özetle... Hendek OSB verimli tarım arazileri üstüne yapılmış. Bölgede tarımsal üretim çok yüksek. Dolayısıyla Hendekliler fabrikalarda asgari ücretle çalışmak yerine onca pahalı girdiye karşın fındık, sebze, meyve yetiştirmeyi tercih ediyor...

Fabrikaların işçi yedekli çalıştığını ilk kez burada duydum. Hakikaten de sıra dışı bir durum.

Hani derler ya insan gezdikçe de öğrenir. Bizimkisi de öyle bir şey işte...

ÇÖZÜM GÖÇÜN ARTMASI

Şeref Karakaya diyor ki;

"Mecburuz yedekli çalışmaya, benim 15 kadar yedek elemanım var. Hiç belli olmuyor, özellikle hasat mevsiminde otuz, kırk kişi birden işi bırakıveriyor. İşlerin aksamaması, siparişlerin yetişmesi için yedekli çalışmaya mecburuz. Eleman fındık mevsiminde gidiyor... İşe de 'Adres belli olsun, sigortam başlatılsın' diye geliyor... Buradaki her fabrika en az 8, 10 işçiyi yedekte tutar...."

Bu sorunun çözülmesi için önerisi ise Hendek'e göçün artması... Göçle gelen nüfusun da istihdamı tetiklemesi...

Hal böyle olunca da espri yaptım, "Bizde 150 bin Suriyeli var, yarısını gönderelim!" diye...

Eee sanki Bursa'da önceden hiç üretim yokmuş gibi 'Aaa Suriyeliler olmasa konfeksiyon batar, şurası batar, burası batar!' diyorlar ya bizimkiler! Yani istihdam açısından bir kıymeti harbiyesi olmalıydı...

Hendekli sanayiciler hiç istekli çıkmadı! Tercihleri yurt içi göç...

Hendek'in nüfusu 86 bin; demografik yapısına gelince yüzde 30, 40 civarında Hendekli, kalanı Karadenizli ve Kafkas kökenli...

Haa, Suriyeli sığınmacı sayısı yok hükmünde!

Hendek OSB resmi olarak 1992 yılında kurulmuş, 1997 yılında faaliyete geçmiş, 2014 yılına kadar OSB müteşebbis heyeti tarafından yönetilmiş ve gerekli koşullar tamamlandıktan sonra ise OSB yönetim kurulu oluşturulmuş. İlk 500'e giren 8, 10 civarında da yabancı firma faaliyet gösteriyor...

İki ay kadar önce 2. OSB Müteşebbisleri Derneği Başkanı seçilen Şeref Karakaya işe sanayi bölgesindeki işverenleri kaynaştırmakla başlamış; diyor ki:

"Aynı apartmanda oturup da asansörde karşılaşmak gibi bir şey! Burada yan yana fabrika sahipleri birbirini tanımıyordu.

İş adamlarının birbirini tanıması ve iletişimleri için çaba sarf ediyorum. Hatta yıllardır aynı OSB'de olup birbirini tanımayan, tanıştırdığımız iki üyemiz birbirine iş sipariş etti. Dayanışmayı önemsiyoruz..."
Karakaya mayıs ayında yapılacak olan kongrede de OSB başkanlığına adaylığını koyacağını anlattı.

VERİMLİ ARAZİLER VE SANAYİLEŞME

Ve bir sanayici olarak çok net bir şekilde verimli tarım arazilerinin sanayileşmesinin yanlış olduğuna dikkat çekti:

"Biz buraya 7 yıl önce geldik. OSB çoktan kurulmuştu. Ancak burası verimli tarım arazisi. Kazınca 3 metreden su çıkıyor.

Buraya kurulmamalıydı. Zaten de dere yatağıymış. Eskilerden biri söylemişti, 'Burayı sel basar' diye. Nitekim de birkaç yıl önce sel bastı. Fabrikalarda milyonlarca dolarlık zarar oluştu.

 İşçilerimi kamyonla tahliye edebildim. Uzun süre işlerimiz aksadı. 8 ay çalışamayan fabrikalar oldu. Her yer çamur, moloz dolmuştu. Sanayi bölgelerinin verimsiz, çorak tarım alanlarına yapılması lazım..."

Bursa şanslı; her ne kadar işverenler 'nitelikli eleman' diye sızlansa da eleman arayanın bulabildiği bir kent...

 

KARAKAYA 86'NIN ÖYKÜSÜ VE ŞEREF KARAKAYA

Ayrıca şehirde kurumsallaşmış bir OSB geleneği var. Sanayi kondular belli alanlara yoğunlaştığından zor ve sancılı olsa da OSB'ye dönüşebildiler.
Sanayici Şeref Karakaya ve Karakaya 86 AŞ'ye gelince... Tam bir başarı öyküsü...

Karakaya 14 yaşındayken köyden İstanbul'a çalışmaya gelir. Ayağında kara lastik ve katlamalı ceketle! 1976 yılında; 5, 5 yıl çalışır askere gider... Asker dönüşü abisiyle birlikte çalışmaya başlar.

1986 yılında borçla makine alırlar ve haziran ayında İstanbul Kartal'da elektrolize çinko kaplama yapılan Karakaya 86'yı 80 metrekarelik işletmede faaliyete sokarlar.

 Birkaç yıl sonra metal kaplama, pide salonu, kaplama ve fırıncılık gibi işlere de girerler. 8 yıl fırıncılık yaparlar. 2000'li yıllardan sonra kaplama alanında fabrikalarını kurmaya başlarlar. Ve gelinen noktada 86 yılında 90 metrekarelik bir işletme ile yola çıkan Karakaya 86, halen 1 merkez 3 şube olmak üzere 4 fabrikada 350 çalışanla 35 bini kapalı 70 bin metrekarelik alanda hizmet veriyor...