Yıldızların ışığı ile karanlığı gören termal kameralar

H. Gül KOLAYLI 06 Nisan 2019 Cumartesi, 06:09

Özel Nova Fen ve Anadolu Lisesi 2. Nova Bilim ve Teknoloji Sempozyumu düzenlendi. Sempozyumda bu yıl genç Türk bilim insanları tarafından geliştirilen üç termal kamera sergilendi.  Etkinlikte Mikro Tasarım'dan Elektrik Elektronik Mühendisi H. Semih Genç 3 kameranın nasıl çalıştığını, uygulamalı bir şekilde öğrencilere anlattı.
Semih Genç'in verdiği bilgilere göre; termal kameralardan biri yıldızlardan gelen ışıkla gece karanlığında görüntü alırken, bir diğeri ise sisli havalarda canlıları tespit ediyor. Geliştirilen kameralardan biri de ısıya duyarlı.

(Çok ilginçti. Tüm ışıkları kapatıldı gece görüş termal kamerası; termal kamera televizyonda izlediklerimiz gibi yeşil renge ya da negatif film görüntüsüne dönüştürmeden, siyah beyaz olmak üzere çok net bir görüntü verdi. Yine siyah bir kâğıt üzerindeki görünmeyen yazılar kamera görüntülerine olduğu gibi yansıdı. Siste görüntü alan kamerada ise insan görüntüleri silüet olarak çok netti. Isıya duyarlı kamera ise bardaktaki sıcak ve soğuk suyu ayrıştırırken;  sinüslerimizin açık olup olmadığını, yüzdeki ısı farkından kaynaklı koyu ve açık lekelerle belli etti. Tanıtımda cilt kanser taramalarında erken tanının da böyle yapıldığına değinildi...)

Menzilleri, lenslere göre 5 kilometreyi bulan termal kameralar, İHA, SİHA, helikopterler ve sınır devriyelerinde kullanılabiliyor. Özellikle sisli havalarda teröristler tarafından gerçekleştirilen saldırıların önlenmesinde, hayati bir işleve sahip. Yani askerimizin canının korunmasında!

ASKERİ VE TIP ALANLARINDA ETKİN
Proje danışmanlarından Eskişehir Teknik Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Yüksel Ergün, projeyi ODTÜ Elektrik Elektronik Mühendisliği bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Tayfun Akın ile birlikte yürüttüklerini söyledi.

Projede 35 yüksek lisans ve doktora öğrencisinin çalıştığını anlatan Prof. Dr. Ergün, araştırmacı sayısını yakın bir gelecekte 250'ye çıkarmayı hedeflediklerini anlattı...

Projeye Eskişehir Teknik ve Anadolu Üniversitesi'nin de katkı koyduğunu; çalışmaların 'Mikro Tasarım' bünyesinde ODTÜ Teknokent'teki Mems Araştırma ve Geliştirme Merkezi'nde sürdüğünü anlattı...

Prof. Dr. Yüksel Ergün şunları söyledi:

"Üzerinde çalıştığımız projeler askeri uygulamalarda destekleniyor. Ancak meme kanseri, cilt kanseri erken tanı başta olmak üzere farklı sağlık uygulamalarında da kullanılıyor.

Biz genelde oda sıcaklığında ya da soğutularak çalıştırılan termal ve fotonik algılayıcılar üzerinde çalışıyoruz. Bunların hızlı cisimlerin hareketlerinin algılanmasında, güvenlik uygulamalarında, sınır güvenliği ve kaçakçılığın önlenmesinde, denizlerdeki göçmen kaçakçılığının tespitinde, sağlık alanında, ayrıca tarihi eserlerin zamana bağlı yıpranmasının incelenmesinde yaygınca kullanım alanı bulunuyor...

İHA, SİHA ve helikopterlerde füze başlıklarında kullanılıyor. Biz, ODTÜ Teknokent Mems Teknoloji Araştırma Merkezi'nde yürütüyoruz. TÜBİTAK ve çeşitli devlet kuruluşları tarafından desteklenen projeler bunlar... Bizimki gibi merkezlerden Türkiye'de 5 merkez var. 6550 sayılı Yasa ile tanımlanan öncelikli alan teknoloji merkezleri arasında yer alıyor. Geliştirdiğimiz dedektörler iki snıfta değerlendiriliyor. Birincisi termal algılama, ikincisi ise fotonik algılama...

Kızılötesi algılama sistemleriyle çalışıyoruz... Sadece yıldızlardan gelen optik fotonlarla yeni dedektör tipleri geliştirdik. Kuantum bilgisayarlarının devreye girmesiyle çok daha ileriye açılacağız. 3 farklı yıldızdan gelen fotonlarla ortam görüntüleme cihazı ürettik..."

BURSALI YATIRIMCILARA ÇAĞRI

Prof. Dr. Yüksel Ergün Bursa'ya geliş nedenlerini ise şöyle özetledi:

"Gençleri bilimle, teknolojiyle tanıştırarak ufuk sunup gelişimlerine katkıda bulunmayı hedefledik. Bir amacımız da bu alanlara özel sektörün ilgisini çekmek. Bir ülkenin bağımsızlığı için şart olan bir alanda proje geliştiriyoruz. Devlet desteği çok önemli, ama özel sektörün de yatırım yapması şart. Bursa'da özel sektörde yatırımcıların bu olmazsa olmaz alanlarla ilgilenmesini bekliyoruz..."

JAPON SİLAHLI KUVVETLERİ ALDI

Prof. Dr. Yüksel Ergün'e başarıyla üretilen prototiplerin satışının olup olmadığını sordum; "Ben Mems'in danışmanıyım, satış birimi farklı. Biz proje geliştiriyoruz. Ama bildiğim kadarıyla Japon Silahlı Kuvvetleri termal devrelerden satın aldı. Ayrıca Arap ülkelerinin de ilgilendiğini biliyoruz..."

ÜLKENİN BAĞIMSIZLIĞINI TEMSİL EDEN ÜRÜNLER

Ardından da çok önemli milli bir konunun altını çizdi:

"Bizim üzerinde çalıştığımız sistemler önemlidir. Bir ülkenin bağımsızlığını temsil eden ürünlerdir. Bir üstünü değil öncekini satarsınız. Yani yenisini yaptığınızda, yeninin bir altını satarsınız. Aslında bu alanda yapılacak çok iş var, çok da büyük heyecan ve istek var. Türkiye'de bunu yapacak insan kaynakları var. Ayrıca bu alanda proje geliştiren Aselsan da önemli işlere imza atıyor..."

Kameraların özellikleri hakkında bilgi veren Prof. Dr. Yüksel Ergün; Türk genç bilim insanları tarafından üretilen kameralar hakkında şu bilgileri verdi:

"Kızılötesi kısa dalga (1-3 mikron), orta kızılötesi (3-5 mikron) ve uzun kızılötesi (8-12 mikron) bantlarında yerli foton ve termal kamera sistemler yapıyoruz..."

SADECE GELİŞMİŞ ÜLKELERDE VAR!

Bu cihazlar sadece gelişmiş ülkelerin envanterinde olan, yeni ve ileri teknoloji ürünü; aynı zamanda da çok yüksek katma değeri var... Böyle olmasa dünyanın teknoloji devi Japonya, Türk bilim insanlarının ürettiği bu sistemleri satın alır mı?

Konuyla ilgili görüşüne başvurduğum Nova Okulları kurucusu Canan Topsakal şunları söyledi:

"Ankara'da ODTÜ Teknokent'teki merkezi gezdim; uzay üssü gibiydi. Önce bir odada ışınla temizleniyorsunuz, sonra ağzınız, elleriniz tüm vücudunuzu kapatan giysiler giyip üretim alanına geçiliyor. Çipler, yazılım ve donanımlar üretiliyor. Ben o gençleri ve yaptıkları işi gördüğümde çok duygulandım. Onların önünün açılması lazım. Bu ülkenin çok iyi yetişmiş çocukları var. Onlara imkân tanındığında olağanüstü başarılara imza atacaklarına inanıyorum... Biz sanayi devrimini kaçırdık, ama Endüstri 4,0'da insan kaynaklarımız var. Ülkemizdeki gençler Avrupa'dakilere göre daha yetenekliler. Başarabiliriz. Sadece desteklenmesi lazım..."

Sempozyumda Prof. Dr. Atilla Aydınlı (Bursa Uludağ Üniversitesi) "Bilginin Evrimi"; Doç. Dr. Ersen Yılmaz (Bursa Uludağ Üniversitesi) "Yapay Zekâ Nereye?"; Prof. Dr. Ekrem Aydıner (İstanbul Üniversitesi) "Evrenin Evrimi"; Prof. Dr. Yüksel Ergün  (Anadolu Üniversitesi); "Biraz da Karanlıkta Görelim"; Eskişehir Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Feridun Ay "Işık" konusunu gündeme getirdi.