Yörük ve Türkmen Birliği

H. Gül KOLAYLI 01 Kasım 2016 Salı, 07:46

Orhaneli Belediye Başkanı İrfan Tatlıoğlu dün Sümbüllü Bahçe Konağı'nda "Türk Dünyası Yörük Türkmen Birliği Genel Başkanı" kimliği ile düzenlediği basın toplantısında gerek Birlik çalışmaları gerekse 17 ilde yürütülen imza kampanyası hakkında bilgi verdi...

Başkan Tatlıoğlu, Birlik çalışmaları kapsamında Türkiye'nin 81 ilinde toplantı yaptığını belirterek şunları söyledi:

"Yörük ve Türkmenler bir araya gelsin dedik. 2013 yılında gördüğüm bir rüyaydı. Hayata geçti. Önce Anadolu'yu dolaştık. Birbirine hafiften kırgın olan Türkmen ve Yörük derneklerini barıştırdık. Federasyonlar kurdurduk.

 2013'te 100 civarında Türkmen beyi, dernek, federasyon ve konfederasyon başkanıyla toplantı yaptık... Birlik kuruluşuna doğru en önemli adımı attık.

'Türkmen Yörük dünyasının merkezi Bursa olsun' diye uğraştık. 'Ankara olmalı' dediler. En sonunda Bursa olması kabul edildi.  Kabul tarihi de 16. 06. 2016... Biz de dedik ki; başı sonu Bursa, ortası Ankara..."

 

"GARIN GARDAŞ BURADAYIZ!"

Ardından da imza kampanyası hakkında bilgi verdi:

"Öte yandan başta Musul Kerkük'te yaşayan Türkmenler için 17 ilde eş zamanlı imza kampanyası açtık. Hedefimiz her ilden 10 bin imzaydı. Toplanan imzaları TBMM'ye sunacağız.

Biz diyoruz ki garın gardaş buradayız!

Orta Doğu'da tarihi tekerrür ettirebilmek hayaliyle yeni bir Haçlı savaşı sürdürülüyor. Bölgedeki demografik yapı ve ülke sınırları değiştirilmeye çalışılıyor.

 Anadolu ve Orta Doğu coğrafyasında hayali ve hesabı olan sözde büyük güçlerle onların irili ufaklı işbirlikçilerinin öncelikli hedefi, bu bölgedeki bütün Türklerdir.

 Ülkemiz içinde de başka başka senaryolarla sahnelenmeye çalışılan bu tehlikeli oyunlarla bu gerçek aşikar hale gelmiştir. 

 Suriye ve Irak  coğrafyasında hayata geçirilmeye çalışılan projelerin en büyük mağduru Kerkük, Musul ve Bayır Bucak Türkmenleri başta olmak üzere, bölgedeki bütün mazlum halktır..."

 

YENİ TARZ HAÇLI SAVAŞI

Başkan Tatlıoğlu sözlerini şöyle sürdürdü:

 "Bu oyunu kuranlar yeni tarz Haçlı savaşı sürdürüyor. Çayır kuşu, çayır taşıyla vuruluyor. DEAŞ, PKK-PYD terör örgütleri devreye sokuluyor. Gözden ırak olan gönülden ırak değildir. Devletimizin bu kardeşlerimiz için gerekli tedbirleri aldığına ve daha fazlasını yapacağına eminiz..."

Halep'te 500 bin Türkmenin yaşadığına vurgu yaptı ve şunları söyledi:

"Türkmen nüfusu birinci sırada. Onu üçüncü sıraya indirip, Halep üzerindeki Türkmenlerin varlığını yok saymak istiyorlar.

O bölgede bulunan petrol için ne kadar insan ölürse ölsün Batı'nın hiç umurunda değil. Ölen Orta Doğu'nun insanı diyorlar.

Müslüman ve Hristiyan olması umurlarında değil. Mühim olan o bölgedeki petrol diye bakıyorlar. 4 gün önce bir okulu bombaladılar. Küçücük bedenleri toprağın altına gömdüler. İnsanlığını kaybetmiş vahşi bir dünya ile boğuşuyoruz.

Halep 2 bin yıllık Türk yurdu. Ankara, Bursa ve İstanbul Türk olmadan Halep Türktü...

 Bugün Halep sizin değil gibi bir mesaj vermek istiyorlar.

Kerkük, Musul, Telafer ve Çobanbey, oralara da gittik  gördük.

Oradaki insanlar Türk insanını gördükleri zaman öpüp baş tacı yapıyorlar..."

 

DEMOGRAFİK YAPI DEĞİŞTİRİLMEK İSTENİYOR

Kerkük'te Peşmerge'nin yanında PKK'nın da bölgeye intikali konusundaki sorulara ise Başkan Tatlıoğlu şu yanıtı verdi:

"Peşmerge kuvvetleriyle beraber Kerkük'e girildi, ama PKK da girdi. PKK Kerkük'teki Türkmenleri tek tek öldürmeye başladı. Korkutmak kaçırtmak, bölgenin demografik yapısını değiştirmek istiyorlar. Çünkü hesap büyük. Bunlar sadece taşeron.

 O bölgedeki Türkmen nüfusunu üçüncü sıraya itmek istiyorlar. Kerkük, Musul, Halep Türkmendir aslında. 

Ama durum iyiye gidiyor. Devletimiz oradaki politikayı şu anda çok iyi götürüyor.

Her şeye rağmen Türkiye Cumhuriyeti olarak herkese kafa tutabiliyoruz. İnşallah hayırlara vesile olur..."

 

İNSANLARA KİM OLDUKLARINI ANLATTIK

Ayrıca yörede çok sayıda araştırma ve inceleme yaptıklarını, zaman içinde asimile olan Türkmen köylerine asıllarını anlattıklarını belirterek şunları söyledi:

"Artık o insanlar kim olduklarını biliyorlar.  Kendilerinin Türkmen olduklarını söyledik. Daha önce PKK'ya davul zurnayla asker gönderen bölgeler, şimdi bir tane HDP'li milletvekili ve taraftarı bile bulundukları bölgeye sokmuyorlar.

Biz bunu başarabildik. Urfa valisinin bir programda söyleşisini izleyerek Şanlıurfa'ya gittik. Orada Suriye ile yurt dışı ilişkilerimiz oldu.

Dünyanın bütün basını, 'Türkiye Cumhuriyeti kendi vatandaşlarını öldürüyor' diye haber yaparken, biz işin doğrusunu yaymaya çalıştık.

 Uluslararası arenada Türkiye'yi bitirmek ve küçük düşürmek için her şeyi yapanlara durun dedik. Hatay Yayladağı'na, Bayır Bucak Türkmenlerinin yanına gittik;  'Biz gidersek başkaları gelir. Vatanımızı terk etmeyiz' diyorlar.

Türkiye'den giden bazı erzakı ve malları orada PKK'ya satan, parayı da İsviçre  bankalarına yatıran insanlarla karşılaştık. Biz kurduğumuz ilişkiler sayesinde oraya gönderdiğimiz yardımlar doğru yerlere gitmeye başladı..."

Öte yandan Türk Dünyası Yörük Türkmen Birliği Genel Sekreteri Fahrettin Beşli toplantıda  yaptığı sunumda birliğin yapılanma sürecini paylaştı...

Fahrettin Beşli "2000 yıldan fazla süredir bizler her şeye karşın özümüzü, dilimizi kültürümüzü ve değerlerimizi muhafaza ederek bugüne ulaştırmayı başardık. Ancak bugünün şartları dünden çok farklı. Şimdi vakit Anadolu coğrafyasındaki tüm Yörük ve Türkmenlerin birbiriyle yakınlaşma ve kenetlenme vaktidir" diyerek yola çıktıklarını anlattı...