Zeki Müren'e dair bilmediklerimiz!

H. Gül KOLAYLI 07 Aralık 2018 Cuma, 06:00

Zeki Müren Kültür ve Sanat Derneği,  6 Aralık'ta Zeki Müren'in doğum günü nedeniyle Ördekli Kültür Merkezi'nde anma etkinliği düzenledi.

Etkinlikte  "Aşkın Kavurduğu Güneş Zeki Müren" adlı kitabın yazarı Radi Dikici söyleşisi ve Remzi Çelikyay yönetimindeki Zeki Müren Korosu konseri gerçekleşti.  Zeki Müren şarkılarının söylendiği konser muhteşemdi.
Etkinliğe derneğin kurucu başkanı Kutlu Payaslı, Başkan İsmail Eren  ve çok sayıda müziksever katıldı.

Bizans üzerine yazdığı kitapların yanı sıra Müzeyyen Senar'ı yazdığı kitapla tanınan Hadi Dikici, söyleşide Zeki Müren'in sanatkar yanını ve hiç bilinmeyen diğer yanlarını dile getirirken...

Zeki Müren'in bestelerinin başkalarına ait olduğu iddialarının asılsız olduğunu söyledi. Söyleşide bugüne kadar bilinmeyenler de dahil Zeki Müren şarkılarını dinletti ve arşivindeki bazı fotoğraf ve belgeleri de paylaştı...
Dikici "Kitapta 1930-1955 ve 1955-1980 sanat hayatı var. İspat edemeyeceğim hiçbir şeyi kitaba almadım. 30 Ocak 1980'de sahneyi bıraktığı günden sonrasını yazmadım. Sadece ölümüyle ilgili bilgiler var" dedi...

Zeki Müren'in ses tellerindeki sorun nedeniyle eskisi gibi şarkı söyleyemeyeceği için sahneyi 1980 yılında bıraktığını ve alında ölümünü planladığını, senaryosunun kendi yazdığı bir intihar olduğunu da söyledi...

Ölümünden kısa süre önce yaptığı bir nevi veda ses kaydını da paylaştı.  Sanatını, icrasını, birikimini, sahne şovlarını, gazino ve konserlerini anlattı...
Şarkılarını kulise astığını ve kimsenin okumasına izin vermediğini, sahne saatini bir dakika bile sektirmediğini;  yenilikleri nasıl kademeli olarak hayata geçirdiğini, değişen toplumun değişen beklentilerini anladığını anlatırken, bilinmeyen, aslında çok da merak edilen yönlerini de gündeme getirdi...

Dikici kitabında sanatkar Zeki Müren'i yazarken, sahne dışındaki yaşamını da yazmış. Artılarının yanı sıra eksileriyle!

Mesela çok hasis,  kıdem tazminatı vermemek için 25 yıllık emektarını, kendisini derleyip toparlayan  Berrin Hanım'ı, sahneleri bıraktıktan sonra hırsızlıkla suçlayabiliyor ve sonradan da buna çok pişman oluyor.
Zeki Müren'in hayatının dönüm noktası 15 yaşında Hayri Terzioğlu'nun sahip çıkması oluyor... Terzioğlu  çiftliğinin sahibi, varlıklı, 1950-1960 yılları arası DP  il başkanlığı yapan, dönemin Hakimiyet Milletindir Gazetesi'nin sahibi, şehrin en güçlü isimlerinden biri.

Dikici kitapta şunları yazıyor:

"Hayri Bey çocuğun tehlikeli bir çizgi üzerinde yürüdüğünü fark etmiştir. Bırakırsa düşeceğini görmektedir. Onu o ortamdan çekip çıkarması gerekmektedir. Hayri Bey de öyle yapar. Tüm masrafını üstlenerek İstanbul'a Bogaziçi Lisesi'ne yatılı olarak gönderir... "
Terzioğlu TRT'de program yapmasını ve Cahide Sonku ile Beklenen Şarkı filminde oynamasını sağlıyor.

Dikici "Bugün hiçbir şekilde bilemeyeceğimiz değerler Zeki Müren gibi şanslı olmadıkları için kaybolup gitmişlerdir... Hayri Terzioğlu tam çizginin öbür tarafına geçip kaybolacakken onu çekip almış ve çizginin doğru noktasına taşımıştır" diyor.

Ve kitapta, Zeki Müren'in hiç kadın sevgilisi olmadığı, bir subay olan Kürşat Bey ile 1962-1970 yılları arasında  hayatının aşkını yaşadığını öğreniyoruz...  
Mustafa ve Musa gibi çeşitli kişilerle ilişkileri de kitapta açık seçik yer alıyor...

Dürüst olmak gerekirse; çocukluğumun Bursa'sında Zeki Müren'e ikiyüzlü bir bakış vardı; özellikle de askerlik yapmış olan Bursalı erkekler nefret ederdi, ama herkes de şarkılarını dinlerdi.  Zira eşcinselikle Bursalılık sözcüğü özdeşleştirilmişti.  

Artık eşcinseller daha görünür oldular; Türkiye'nin tüm illerinde varlıklarını belli ediyorlar ve Yeni nesil Bursalılar, ve Bursa  imalı "Bursalı"sözünden kurtuldu...
Artık bu şehirde  Türk Sanat Müziğine damgasını vuran Zeki Müren'e rahat rahat sahip çıkabiliniyor.