Zeyniler’in üretken Çalıkuşları

H. Gül KOLAYLI 18 Temmuz 2017 Salı, 10:17

"Anne eli, anne ruhuyla" dayanışarak üreten Zeyniler Çalıkuşu Kadınlar Tarım Kalkınma Kooperatifi, işlettiği hizmet binasında konuklarını ağırlıyor. 

Uludağ eteklerindeki Zeyniler, Bursa'nın doğası en güzel yerleşim alanlarından (şimdinin mahallesi, eskinin köyü) biridir. Bursa'ya çok yakın olmasına karşın, 10 dakikalık bir yol sizi bambaşka bir yere, ormanın içinde adeta bir saklı bahçeye götürür. Şimdilerde Bursa'da doğa ve kültür turizminin cazibe merkezlerinden biri olmaya aday yamaç paraşütünün yapıldığı Zeyniler, geçen hafta sonu Uluslararası Ultra Oryantirik Maraton ile dünya gündemine de taşındı, 500'ü aşkın yabancı ve yerli sporcuyu ağırladı. İlk kez ev pansiyonculuğu bile yapılırken, konuklara yiyecek, içecek sunumu köy konağında Zeyniler Çalıkuşu Kadınlar Tarım Kalkınma Kooperatifi tarafından üstlenildi.

Yıllar önce açılışına geldiğimiz köy konağının işletmesini alan Kooperatif, ilk ciddi sınavını oryantiring yarışmasında verdi. Zeyniler aynı zamanda da Reşat Nuri Güntekin'in meşhur Çalıkuşu romanına ilham olan yerdir. Güntekin, Bursa'da öğretmen ve müfettişken Zeyniler'e denetime gelir; hem köyden, hem de orada gördüğü çalıdan çalıya zıplayıp, oradan oraya koşan, ağaçlara tırmanan küçük bir kız çocuğundan etkilenir. İşte o küçük kızın yeğenlerinden biri de Zeyniler'in öncü kadınlarından Kooperatif Başkanı Mahinur Makar. Makar ile gerçekleştirdiğimiz söyleşiyi ilgiyle okuyacağınızı umuyorum.

KADIN GİRİŞİMCİLERE DESTEK

Sayın Mahinur Makar, Zeyniler Çalıkuşu Kadınlar Tarım Kalkınma Kooperatifi'nin kuruluşu hakkında bilgi verir misiniz?

Kooperatif 2015 yılı Kasım ayında kuruldu. Nisan 2016'da Geçici Genel Kurul'umuzu gerçekleştirdik. Kurucu yönetim kurulu üyesiydim. Genel Kurul'da başkan olarak seçildim.

Halen hizmet verdiğimiz Yıldırım Belediyesi Köy Konağı'na gelince, geçmiş dönem Yıldırım Belediyesi tarafından yapılan bir bina. Ancak mevcut Yıldırım Belediyesi tarafından yeniden düzenlendi. Biz 2017 yılının Ocak ayında ihaleye girdik. İhale bizde kaldı. Yıldırım Belediyemiz kadın girişimcilere büyük önem veriyor ve destek oluyor. Biz burada Yıldırım Belediye Başkanı Sayın İsmail Edebali ile Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürü Filiz Çilingir'e desteklerinden dolayı teşekkür ediyoruz. Zira kadın girişimcilere yönelik pozitif ayrımcılık var.  Şu anda hizmet binamızda gördüğünüz masa, sandalye tüm demirbaşlar Yıldırım Belediyesi'ne ait...

 

KADIN MECLİSİ BAŞKANI

Yapmış olduğunuz başka bir iş ya da meslek var mı?

Ben YILMEK'te okul öncesi öğretmenliği yapıyorum. Dezavantajlı mahallelerde yaşayan çocuklarla birlikte eğitimde fırsat eşitliğini sağlamak adına çalışıyoruz. 4, 5 yaşlarındaki çocuklar ücretsiz okul öncesi eğitimden yararlanıyor. Milli Eğitim iş birliğiyle Yıldırım Belediyesi desteği ile sağlanan mahalle konaklarında, hizmet binalarında eğitimleri veriyoruz. Belediyemiz, binanın suyunu, elektriğini, doğal gazını ödüyor, anaokulu eğitimine uygun tefrişatı, ders malzemelerini sağlıyor. Milli Eğitim Bakanlığı da öğretmen ataması yapıyor. Çok önemli, katma değeri yüksek bir çalışma yürüttüğümüze inanıyorum. Aynı zamanda da Yıldırım Belediyesi Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı'yım.

 

Şu anda kooperatif olarak işletmesini aldığınız bu hizmet binasında neler yapıyorsunuz?

Şu anda 40 üyemiz var. 10, 12 civarında üyemiz gönüllü olarak Zeyniler Köy Kadınları Evi'nin işletmeciliğini yapıyor. Biz Zeyniler'e gelen konuklarımıza serpme kahvaltı, çay, kahve, meşrubat, gözleme gibi ikramların yanı sıra yöresel hıngal ve pişi sunuyoruz. Hıngal bohça şeklinde büzülerek yapılan yöresel Kafkaslara özgü bir mantıdır. Pişi de Bursalıların lokma da dediği hamur kızartmasının daha yaygın ve geniş olanıdır. Talebe göre sıkma pişi (lokma) de yapıyoruz. Amacımız sadece kâr etmek değil. Ziyaretçilerimizi sıradan bir işletmeden ziyade sıcak bir ev ortamında ağırlayarak yöresel lezzetleri tattırmak istiyoruz.

SERTİFİKALI KOOPERATİF ÜYELERİ

Zeyniler kadınları olarak neden kooperatif çatısı altında bir araya geldiniz?

Kadınların sosyal ve ekonomik olarak güçlendirilmesine, aile ekonomilerine katkı sağlamak adına Tarımsal Kalkınma Kooperatifi'nde bir araya geldik, güçlerimizi birleştirdik. Zeyniler kadınlarının tarlasındaki ürünleri değerlendirmesini, hijyenik ortamda, sağlıklı bir şekilde hazırlanmış gıdaların sunulmasını hedefliyoruz. Üyelerimiz burada aynı zamanda kendi ürettikleri salça, erişte, reçel, bal gibi ürünleri de satışa sunuyor.

Herhangi bir eğitim aldınız mı?

Şu anda burada hizmet sunan tüm kadınlar Yıldırım Belediyesi bünyesinde düzenlenen başta 'Hijyen ve Girişimcilik, Arıcılık' olmak üzere çok sayıda eğitime katılıp sertifika aldı. Şu anda bazı kadınlarımız kovan arıcılığına başladılar bile. YILMEK kovan dağıtımı yaptı. Bu da sadece kadınlar için değil, yöre insanına ekonomik getirisi olacak yüksek katma değerli bir projedir. Zeyniler'de arıcılık ve bal üretimi de başlamış oldu böylece.

 

YARINLARIN ÇALIKUŞLARI İÇİN

Amaçlarınızdan söz eder misiniz?
Biz Zeyniler'in Bursa'da, ilçelerde, Türkiye'de hatta dünyada tanınmasını istiyoruz.

Şehir yerleşimine çok yakın ve o kadar da an stresinden uzak bir yer. Teleferik istasyonundan buraya 3 kilometrelik bir yolumuz var. Tek eksiğimiz ulaşım. Bu ortamda güler yüzümüzle, ev sıcaklığında bir yerde, leziz sunumlarımızla konuklarımızı mutlu olarak evlerine gönderebilmek en büyük hedefimiz. Anne eliyle, anne ruhuyla dayanışarak üretiyoruz.  Festival düşünüyoruz. Çalıkuşu Edebiyat Günleri düzenlenmişti. Sürdürmek istiyoruz. Ancak şu anda yöresel mutfağın dışına çok da taşmak, dağılmak istemiyoruz. Bugünden yarına küçük Çalıkuşları için de bu kooperatifi ayakta tutmak, yaşatmak istiyoruz.

 

'KADINLAR TEK BAŞINA YAPAMAZ!'

Kooperatif faaliyetleri sürecindeki en büyük engel neydi?

En büyük engel 'Kadınlar bu işi arkasında erkekler olmadan yapamaz' bakış açısıydı.

Biz önce bir araya gelmeyi başardık. Kooperatif çatısı altında güçlerimizi birleştirdik. Aldığımız eğitimler de bilgi ve birikimimizi artırdı, belli bir altyapı oluşturduk. Kendimize güvendik, 'Biz bu işi yaparız' dedik. Biz yapabileceğimizi gösteriyoruz.

 

ZEYNİLER MUHTARLIĞI'NDAN TALEPLER

Zeyniler'de hava karardıktan sonra,  kadın, erkek tüm mahalle sakinleri köy meydanındaki bahçe piknik tipi ahşap oturma gruplarında oturuyor. Çaylarını demlemişler, çekirdeklerini almışlar, küfür küfür esen serin bir havada adeta kabul gününe katılmış gibi bir halleri vardı. Muhtar Ahmet Özdemir ile de görüştük...

Bu oturma grupları önceden de var mıydı?

Yoktu. Yıldırım Belediyesi bu yıl Zeyniler Meydanı'nı düzenledi. Masalar, gölgelikler, çevre düzenlemesi yapıldı. Eskiden insanlar evlerinde otururlardı. Erkekler de cami bahçesinde. Bizim köyümüzün kahvesi yoktur. Şimdi yaşlısı, genci, çocuğu herkes dışarıda... Burada oturuyor. Çok güzel oldu, hepimiz çok memnunuz.

Zeyniler adeta çağ atlamış gibi! Köy konağının açılışına gelmiştik, çok sorununuz vardı, mesela elektrik gibi! Hâlâ sorunlarınız var mı?

Ulaşım sorunumuz var. Başvurularımızı yaptık, henüz yanıt gelmedi. Ulaşım için BURULAŞ bir minibüs tahsis etse, hiç olmazsa sabah akşam çok iyi olacak. 3,5 kilometrelik 10 dakikalık yol. Ama ulaşımda sıkıntı var.

Yolunuz kısa ama çok da dik ve bir yanı da uçurum kaza oluyor mu?

Herkes çok dikkatli araç kullandığı için kaza olmuyor. Yalnız yol kenarlarında duraklama yapan çok sayıda araç sürücüsü var. Özellikle de hava karardıktan sonra. Dönerken göreceksiniz. Geceleri, genç kızlar araçla dönerken ürküyorlar. Ayrıca, dar olan yolu daha da daraltıp yol trafiğini ve güvenliğini de sıkıntıya sokuyorlar.

 

 

ZEYNİLER'İN ÖYKÜSÜ

Zeyniler'de doğup büyüyen Aydın Yıldırır, buranın kuruluş öyküsünü şöyle anlattı:

"Dedelerimiz Ahıska kökenli. Önce Kars Posof'a gelmişler, oradan da Bursa'ya. Askeri Lise'nin arkasında çadır kurmuşlar. Kış gelince çıra aramak için Zeyniler'e geliyorlar. Zeyniye tarikatının tefekkür ve ibadet yaptığı yermiş. Zeyniler Camisi'ndeki tarikatın şeyhine başvuruyorlar. Tarikat misyonunu yitirmiş, şeyh ve eşi kalmış. Şeyh, ölünceye kadar iaşelerinin temini kaydıyla Zeyniler'i atalarımıza veriyor. Kafkaslardan gelen 'Bizden yukarıda kimse su içmesin' bakışına uygun bir yer seçmiş oluyorlar. Köye ulaşım dağ yolu patikası. İnsanlar ya yürüyor, ya da at, eşek gibi binek hayvanı kullanıyor şehirle ulaşım için. 1930 yılında Bursa Belediyesi'nin bu bölgeden su alması nedeniyle o yıllarda öküz arabası yolu yapılıyor. Çocukluğumuzda Bursa'ya iki tekerlekli öküz arabasıyla inilirdi. 1950'li yıllardan itibaren ikinci kuşaklar çalışmak ya da okumak için Bursa'ya yerleşmeye başladı. 1989 yılında patikalaşan yol yapıldı. Bakın burada hamam kalıntıları var, Osmanlı döneminden kalma. Su kanalı vardı, Fransızlar yapmış. Şu anda köyde hayvancılıkla uğraşan aile sayısı 5 haneyi geçmez, yazın 92 haneye ulaşır."