Altı zengin üstü fakir Bursa!

İbrahim ÖGE 27 Mayıs 2019 Pazartesi, 12:08

Değerli okur...

Öyle bir şehirde yaşıyoruz ki...

Adımladığınız her bir köşesi sadece "toprak" şeklinde yorumlanacak bir şehir değil...

Antik çağdan günümüze tarihin her döneminde birbirinden önemli isimlerin havasını soluduğu Bursa'nın en önemli özelliklerinden biri şüphesiz ki cihana hükmeden Osmanlı Devleti'nin kök saldığı diyar olması...

Özellikle Osmanlı'nın İstanbul'un fethine kadar geçen sürede;

Türk kültüründen kopmadan Bursa'dan sergilenen devlet anlayışı, bugün yaşadığımız birçok toplumsal hastalığın reçetesinden başka bir şey değil.

Ordu dili, saray dili, halk dili, ilim ve bilim insanlarının dili Türkçe olan, aklı ve bilimi esas alan o günün yönetim anlayışı, ticaretten eğitime, imardan üretime sadece Bursa'yı değil, Osmanlı'yı Osmanlı yapan en önemli formüldü.

Evet, Celalettin Rumi'nin cümlesiyle "Dün dünde kaldı cancağızım. Bugün yeni şeyler söylemek lazım."

21. yüzyılda Bursa için söylenebilecek ne kadar yeni bir şey var bilmiyorum ancak şurası bir gerçek ki çağ açıp çağ kapatan bir devletin kurulduğu şehir, gerçekten içler acısı bir halde. Kendi kültür köklerinden uzaklaşan Bursa bugün bir kimlik bunalımı yaşıyor. Akla ve bilime değil, ranta teslim olan Bursa'nın durumunu anlatmaya gerek yok.

Her şey ortada...

Şehircilik açısından ne yapılması gerektiğini daha doğrusu hayallerimizi anlatmaya kalksak, sayfalar dolusu bir metin kaleme almak zorunda kalırız.

O yüzden kısaca derdimi anlatacak olursam;

Yeni modern çağın (dijital çağın) eşiğinde, Osmanlı'nın ilk 150 yılında olduğu gibi insana önem verilen bir Bursa hayal ediyorum. Kişilerin siyasi kartvizitlerine, tarikat ve cemaat mensubiyetine göre değil, sadece ve sadece kamunun ve geleceğin hesabı yapılarak yönetilen bir Bursa'nın düşünü kuruyorum...

Özetle sakinlerinin ötekileştirilmediği, bizden veya değil şeklinde ayrıştırılmadığı her bireyinin barış ve huzur içerisinde yaşadığı bir Bursa istiyorum...

10. yaşını kutlayan gazeteniz YeniDönem de zaten kurulduğu günden beri bu hayali gerçekleştirmek için tarafsız ve objektif yayın ilişkisinden taviz vermeden bugünlere gelebildi...

Bu başarıda en büyük pay sahibi başta siz değerli okurumuz olmak üzere, bütün mesai arkadaşlarıma yürekten teşekkür ediyorum.

Gazeteyi geleceğe taşıma konusunda kararlı olan Kutlucan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Nurettin Kutlucan ile Holdingin Yönetim Kurulu Üyeleri Sayın Mikail Kutlucan, Yunus Kutlucan ve Fatih Kutlucan ile imtiyaz sahibi Sayın Oğuzhan Kutlucan'a da YeniDönem'e verdikleri destekten ötürü saygı ve sevgilerimi sunuyorum.

Ad günün kutlu olsun YeniDönem...

Ömrün uzun, kamunun derdi derdin, sevinci sevincin olsun...