2 farklı portre: Biri buzlu, biri buzsuz...

İsmail ARSLAN 18 Ocak 2019 Cuma, 06:10

Bursalı atlet Rümeysa Ökdem...

Henüz 19 yaşında...

12 yaşındayken ilkokulda Beden Eğitimi Öğretmeni Ayşe Gökçe tarafından keşfedilmiş.

Antrenörü Savaş Gökçe'nin desteğiyle Dünya Liseler Şampiyonası'nda 1.81 ile şampiyonluk, 2017 Dünya Yıldızlar Şampiyonası'nda 4.'lük,  Balkan Büyükler Şampiyonası'nda 3.'lük başarısı göstermiş, hedefleri olan genç bir sporcu.

14 Ocak'ta başarılarına bir yenisini daha ekledi.

İstanbul'un ev sahipliği yaptığı Salon Olimpik Deneme müsabakalarında yüksek atlamada 1,82'lik derecesiyle 25 yıldır kırılamayan Türkiye rekorunu altüst etti.

Tüm dikkatleri üzerine çekti, herkesin takdirini kazandı, 'Aferin genç kızımıza' denildi, başarılarının devamı için dualar edildi...

Ülkemizi uluslararası spor müsabakalarında temsil etme noktasında önemli bir değer, bir parıltı Rümeysa  Ökdem...

O, elde ettiği başarılarla İstiklal Marşımızı göğsünü gere gere söyleyecek, biz ise gururla onu seyredeceğiz...

Fotoğrafı buzsuz...

***

Sıradaki portremizin ismi Ö.E.  Ne kadar acı ki ismi kodlu!..

Henüz 18 yaşında...

15 Ocak'ta Bursa Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından,'meskûn mahalde madde bağımlılarının uyuşturucu arzını karşılayan eleman'lara yönelik düzenlenen operasyonda yakalandı.

Kısaca torbacı!..

Bu genç kız da tüm dikkatleri üzerine çekti... Herkes tepki gösterdi, ayıpladı, 'Yazıklar olsun!' dedi...

Ülkesine, milletine fayda sağlayacağı, geleceğini güzelleştireceği, istikbalini parlatacağı bir yaştayken, belli ki birileri tarafından rezil bir ortama sokulmuştu.

Dedim ya henüz 18 yaşında...

Her ne kadar kanunlar gereği 18 yaşını dolduran her vatandaş 'reşit' sayılsa da tecrübesiz.

Kendi iradesiyle karar alabilecek, enine boyuna düşünüp hareket edilebilecek bir yaşta değil.

Aksine kanın hızlı aktığı, cesaretin tavan yaptığı, akıl süzgecinin tam anlamıyla kullanılmadığı bir yaşta...

Belli ki birileri sahip çıkmamış, doğruyu göstermemiş, Mustafa Kemal Atatürk'ün "Vatanın bütün ümidi ve geleceği size, genç nesillerin anlayış ve enerjisine bağlanmıştır" sözü hatırlatılmamış...

Belli ki birileri tarafından yanlış yönlendirilmiş, hataya sürüklenmiş, milli bilinç yüklenmemiş, iyiliğin güzelliklerinden, kötülüğün fenalığından bahsedilmemiş...

'Rümeysa' gibi olması için gereken ilgi gösterilmemiş, itilmiş, ötelenmiş...

Sonuç itibarıyla 'torbacılar' diye tabir edilen, uyuşturucu temin eden şebekenin ağına düşmüş...

Fotoğrafı buzlu...

***

Ülkenin geleceği olan 2 gencin, biri kırdığı rekor sonrası diğeri ise emniyet çıkışında çekilmiş fotoğraf karelerinden ibret alabilecek miyiz?

Kime kızacağız?

Daha tam anlamıyla doğruyu yanlışı ayırt edemeyecek bir çağında, torbacı operasyonunda yakalanan genç kıza mı?

Çocuklarının kimlerle arkadaşlık yaptığını sorgulamayan, analık-babalık görevlerini yerine getirmeyen ailesine mi?

Aile ortamından daha çok zaman geçirdiği okul hayatında, çocukları keşfetme derdine düşmeyen öğretmenlere mi?

Yoksa tüm problemlerin ana kaynağı baştan sona boşluk ve eksikliklerle dolu, hemen hemen her dönem değişikliğe maruz kalan, adeta üstünde herhangi bir bitkinin filizlenemeyeceği çorak tarlaya dönen eğitim sistemine mi?

Yorum sizin!..

NOT: 15-19 yaş aralığındaki 1 milyon 871 bin gencin eğitimde yer almadığı gerçeği de madalyonun öteki yüzü!..