Kalemin ucundaki 'fotoğraf'

İsmail ARSLAN 11 Mayıs 2019 Cumartesi, 04:00

Sanat, güzelliğin ifadesidir. İnsanları birleştiren ortak bir dildir. Bir milletin gelişiminde olmazsa olmazı, hayat damarıdır. Onun içindir ki sanat, toplumun dışında ondan ayrı düşünülemez. Sanatçı ise duymadıklarımızı duyan ve duyuran, görmediklerimizi gören ve gösteren, çizgilerin, renklerin ve biçimlerin büyülü dilini bize öğretendir. Toplumun aynasıdır. Tek gayesi de insanlığı aydınlatmaktır.

Farklı bakış açıları, hayranlık uyandıran yetenekleri ile sınırsız hayale sahip ressamların neler hissettiklerini, nasıl yaptıklarını, yolunu yordamını merak ederiz, bilmek isteriz...

İşte bu yüzden sizleri, benim gibi resme ve resim sanatına ilgi duyanların ilgisini çekecek, yetenekli bir aileden gelen, fotoğraf gerçekliğinde portreler çizen, Salvador Dali'yle aynı gün doğan, kendisinin deyimiyle 'alaylı ressam' Hilal Çilesiz'le tanıştırmak istiyorum...

Kendisi, Türkiye'de realist portre çizebilen çok az sayıdaki kişiden biri...

Hilal Çilesiz kimdir? Bize kendinizden kısaca bahseder misiniz?

-1992 yılında Trabzon'un en güzel ilçesi Çaykara'da doğdum. 4 yaşımdayken Bursa'ya taşındık. İlk, orta ve lise eğitimimi Bursa'da tamamladım. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi İşletme Bölümü'nden mezun oldum. Daha sonra iş arama sürecim başladı. Bu süreçte doğuştan gelen yeteneğimle çizimler yapmaya başladım. Resim ya da çizim teknikleri üzerine hiçbir eğitim almayan 'alaylı bir ressam' olarak şu an için de realist portre çalışması yapıyorum.

Yeteneğiniz nasıl ortaya çıktı?

-İlk ve ortaokulda ablamla birlikte çizimler yapıyorduk. Çizime karşı, resme karşı bir ilgimiz var. Açıkçası bir genetik yatkınlık diyebiliriz. Bu süreçte ablam da beni istemsizce eğitmiş olabilir. O dönemde arkadaşlarım bana 'Resim yarışmasına girecek misin?' diye sorarlardı. Eğer gireceğimi söylersem arkadaşlarım yarışmaya katılmazdı. Mesela ortaokul döneminde hiç boya masrafımız olmadı. Çünkü hepsini resim yarışmalarından kazanıyordum. Okulda resim yarışmalarında 'Çilesiz kardeşler' hâkimiyeti vardı. Lise döneminde ise öğretmenlerimin ve arkadaşlarımın karikatürlerini çiziyordum. Üniversiteden mezun olana kadar hiç realist portre çalışması yapmamıştım, açıkçası bu kadar iyi olduğumu bilmiyordum. Çevremdekilerin desteğiyle çalışmalarıma ağırlık verdim ve ortaya benim de ilk etapta beklemediğim, daha sonra ise olumlu dönüşler aldığım sonuçlar çıktı.

Ne tür resimler yapıyorsunuz? Felsefi olarak temanız nedir?

-Felsefi olarak temam realizm(gerçekçilik). Tabii bu ileride değişebilir. Yakında yağlı boyaya geçmeyi düşünüyorum. Yağlı boyaya geçtiğimde felsefem hiperrealizm (yüksek çözünürlüklü fotoğrafa benzeyen resim) olabilir. Şimdi yaptığım çizimlerde realizm ile Pop Art'ı birleştiriyorum. Renkleri zıt kullanarak çalışmalara hareket kazandırıyorum. Şu an sosyal medya üzerinden aldığım siparişlerle belli bir bedel karşılığında portre çalışması yapıyorum.

'Çizemem!' dediğiniz hiç oldu mu ya da hiç olumsuz tepki aldınız mı?

-Parolam 'özene bezene.' Net olmayan, ruhu bana yansıtmayan, mükemmelliğini tam olarak aktaramayacağım fotoğrafları kabul etmiyorum. Ama şu ana kadar 'yapamam, beceremem!' dediğim hiç olmadı. Portre çizimi yaptığım insanlardan da hiç olumsuz geri dönüş almadım. (Gülüşmeler...)

Yaptığınız eserlerin başarılı olabilmesi için sizce olmazsa olmaz koşul nedir?

-Ben realist çalışıyorum, benim için ayrıntı çok önemli. Ne kadar çok ayrıntı o kadar mükemmel sonuç. Bir sürrealist çalışmada mükemmeliyetçilik bekleyemezsiniz. O kişinin kafasıyla, hayal gücüyle alakalıdır. Ama realist çalışmada mükemmel olmak zorundasınız. O yüzden ben ayrıntılara çok önem veriyorum. Bu yüzden benim için koşul, ayrıntılar...

-Yeni çalışmalarınız öncesi beyninizden neler geçiyor? Neler düşünüyorsunuz?

Tabii önce psikolojimin iyi olması gerek.(Gülüşmeler...) Öncesinde portre siparişi veren müşteriden fotoğraf ya da fotoğraflar talep ediyorum. Ve işin en zevkli kısmı başlıyor. Gönderilen fotoğraflar arasında bir tercih yapıp, karakalem mi yoksa renkli çizim mi olmalı konusunda uzunca bir düşünüyorum. Buna ben karar veriyorum. Daha sonra kafamda bir tasarlama evresi var. Ardından kâğıt üzerinde bir eskiz çizerek, tüm ayrıntıları tabiri caizse ilmek ilmek işleyerek çalışmamı tamamlıyorum. Çizime gözden başlıyorum, gözden aldığım ifadeyi yakaladığım an gerisi geliyor.

Malum, Türkiye'de özellikle de büyük şehirlerde inanılmaz sayıda bu konuda sanatını icra eden kesim var. Sizi nasıl buluyorlar?

-Evet, bu işi yapan çok kişi var. Ama bana 'Her yere baktım, en iyi sizin çizimleriniz' diyerek gelenler çok oluyor. Kalemimdeki özeni görebilen, frekansı yakalayabilen müşteri, beni mutlaka buluyor. Bu konuda sosyal medya çok önemli. Özellikle benim de dâhil olduğum Y kuşağında sosyal medya hesabı olmayan yok diyebiliriz. Çizdiğim portreleri sosyal medya hesaplarımdan paylaşıyorum. Benim çizimlerimi beğenip paylaşanlar, bir arkadaşının karakalem portresini görüp tavsiye alanlar ve belirlediğim fiyatların piyasaya göre uygunluğu sayesinde kitlem gün geçtikçe artıyor. Piyasayı hiç bilmeyen kişi 'O kadar ediyor mu?' diye soruyor ancak ufak bir araştırma sonucunda geri dönüyor.

Bu zamana kadar bir çalışmanızı 'Bu olmadı' diyerek attığınız oldu mu?

-İlk çizimimi Ocak 2018 yılında yaptım. Bu zamana kadar hiçbir çalışmamı 'Bu olmadı!' diyerek buruşturup atmadım. İlk zamanlarda karamsarlığa kapılmıştım, yapamayacağım sanmıştım. Ayrıntılarla uğraşırken ilk anda 'Bu neye benzeyecek?' gibi olumsuz içsel bir algıya kapılıyordum. Ancak zamanla mükemmelliğe giden yolun ayrıntılarda gizli olduğunu fark ettim. Her çalışmamı sabırla yaptım. Çizim yaparken duygusal ve mantıksal olarak güçlü olmak zorundasınız. Beynimi, bu iki yönüme güç verecek düşüncelerle meşgul ettim ve hiç pes etmedim.

Sizi etkileyen sanatçıları merak ediyoruz. Kimleri takip ediyorsunuz?

-Dünyaca ünlü realist ressam Taner Ceylan, hiperrealist ressam Mike Dargas en çok etkilendiğim ressamlar. Salvador Dali ve Frida Kahlo'nun da ayrı bir yeri var.

Zaten ilk onların portrelerini çizmiştim. Bu arada Salvador Dali'yle aynı gün doğmuşum. Yani bugün benim doğum günüm...

+ O halde Salvador Dali gibi büyük bir ressam olmanız dileğiyle... Doğum gününüz kutlu olsun...

-Teşekkür ediyorum...

Peki, hedefiniz nedir?

-Kendi atölyemi açıp, bu işin terapi yönünü başka insanlara da göstermek istiyorum. Ve tabii hiperrealistik adımlara geçip, dünya çapında duyulmuş bir isim olmayı hayal ediyorum.

Son olarak eklemek istedikleriniz?

-Ben eğitimli değilim, genetik bir yatkınlığım var. Bunun eğitimini almayı, yeniden üniversiteye gitmeyi düşünüyorum. Sanatı yapıyorsunuz, sanatın ne olduğunu, nereden geldiğini, tarihçesini de bilmek zorundasınız. Bu arada ailelere bir tavsiyede bulunmak istiyorum. Çocuklarınızın tutkularını göz ardı etmeyin, yeteneklerini keşfedin. Ve son tavsiyem tüm insanlığa: Tutkunuzun peşini bırakmayın...

Bu güzel söyleşi için çok teşekkür ediyorum...

NOT: Hilal Çilesiz'in portre çalışmalarını mutlaka görmeniz, sanatına destek olmanız için ve bir portre çizdirmek istersiniz diye sosyal medya hesaplarını aşağıya bırakıyorum. Belki sürpriz yapmak istediğiniz birileri vardır...

İnstagram: @Hilalinart

Facebook: @Hilalinart