Aşkın’dan esmer günler imzası!

Lale AKASOY 25 Aralık 2014 Perşembe, 07:00
Her işin başı sağlık... Sağlık ise baştan aşağıya karmakarışık... Sağlıkta Dönüşüm Projesi'nin, ardından dillendirilen her şeyin hem bedava, hem kaliteli, hem de hiiiç sıra beklemeden, hani, tereyağından kıl çeker gibi akıp gideceği söylemleri şimdi başka türlü tartışılıyor... Şimdi derin derin ah çekiyor... Tıpkı dönüşümün, son halkası olan Kamu Hastaneleri Birlikleri modelinde olduğu gibi... İkinci sözleşme dönemimde yaşananlar ise oldukça ilginç... Örneğin; Tam devlet hastanelerinin emanet edileceği sözleşmeli "yöneticilerin listesi hazır" derken, taaa tepeden koptu kıyamet. Kurum başkanı, genel müdür görevden alınıverdi birden bire. Anlayacağınız, kimini teğet geçti, kimi paralel çıktı. İsimler, bir yazıldı, bir çizildi... *** Dün sözleşme imzalamaya giderken Bursa Genel Sekreteri Prof. Dr. Aşkın' la konuştuk. "Benim bir umudum var hala" diyordu. Yok yok her şey iyi olacak diye değil, "Bu kaosun içine girmekten kurtulurum belki" diye sarf etti bu sözleri. Haberi vermiş olalım, Prof. Dr. Aşkın attı imzayı... Haksız değil hani!.. Çok ama çok zor görev bekliyor kendilerini. İlk beyanat niyetine, haber atlatmanın hazzıyla, bir de "kayıt düşülsün" diye olduğu gibi aktarıyorum sözlerini. "Genel sekreterlik yorucu ve yıpratıcı bir iş. Personel hareketlerinde çatışmalar var. 700 milyon liranın üstünde olan en büyük kamu bütçesi Bursa Genel Sekreterliği'nde. Bir hata olsa, benim 70 bin liram yok. Bursa'da sağlık çok geniş bir alana yayılıyor. 21 kamu hastanesi var. Sağlık konusunda ciddi eksikliklerimiz var. Hasta yatağı az, nitelikli personel yeterli değil, hizmet verdiğimiz nüfus çok. Hocalık görevim ki asıl olan, kalıcı olan budur. 'İşler uzuyor, aksıyor, mesai uzatıyorum' diye benden kaçmaya başladı öğrencilerim. Herkesi memnun etme şansımız yok. Özel hayatımız, hobilerimiz, sevdiklerimizle olan ilişkilerimiz aksayacak, sekteye uğrayacak. Bilimsel araştırmalarda geri kalıyorum..." *** Eee... Doğru söze ne denir!.. Bursa'nın sağlıktaki fotoğrafı budur işte. Rüstem Hoca'nın geriye kalan baharlarını karartmaya çalışan çook olacaktır bu kurtlar sofrasında... Örneğin; Alelacele düzenlenmek istenilen Onkoloji Hastanesi PET-BT ihalesi, Rüstem Hoca'yı beklemekte... Yine sistemin getirdiği sözleşmeli idarecilik, hastanelerin şirket gibi işletilmesi ve kamusal sağlık yatırımlarının yetersizliği ve daha neler neler var... Bunlar zaten önümüzdeki günlerde tartışacağımız konu başlıklarının oluşturuyor. *** Bir haber daha vermiş olalım size. Bütün köşeler, listelere dair sağlık dedikodusu peşinde son günlerde. Ama son haber her zaman olduğu gibi yine bizde... Dörtçelik Çocuk Hastanesi'nin kaderi bu olsa gerek; başhekimliğine yine il dışından biri gelmekte. Kırklareli Devlet Hastanesi'nde görevli Genel Cerrahi uzmanı Opr. Dr. Serkan Yıldıran, oturacak Dörtçelik Hastanesi başhekimlik koltuğuna önümüzdeki günlerde... *** Hadi bu yazıyı bağlayalım; "Bana yine esmer günler düştü ..." yok yok ben değil, Bursa Kamu Hastaneleri Genel Sekreteri Rüstem Hoca'nın son cümlesi bu Ankara'ya doğru yola çıkarken. Eee bize de bu cümle üzerine; Hocamıza, Bursa sağlığının esmer günlerden, aydınlık günlere dönüşmesi dileği ile "Hayırlı olsun" demekten başka bir söz düşmüyor.