Daha kaç hastane dolaşmak gerekiyor?

Lale AKASOY 10 Mart 2015 Salı, 07:00
Ceren Manay... 8 yaşında ilkokul 2. sınıf öğrencisi. Geçtiğimiz hafta ailesi tarafından, kusma şikâyetiyle Ayten Bozkaya Spastik Çocuklar Hastanesi'ne götürülmüş. Burada yapılan ilk muayeneden sonra doktor kan tahlili istemiş ve ertesi güne başka bir tahlil için hastaneye davet etmiş. Gitmişler, yeni tahliller yapılmış... Üçüncü günü tekrar Ayten Bozkaya Spastik Çocuklar Hastanesi'ne başvurmuşlar. Doktor, çocuğun böbreklerinde "kist" olabileceği şüphesiyle ultrason tetkiki istemiş. Aile, yavrularını yanına alarak Çekirge Devlet Hastanesi'nin yolunu tutmuş. Ultrasonografi çekilmiş, tekrar Ayten Bozkaya Spastik Çocuklar Hastanesi'ndeki doktorun yanına dönmüşler. Ultrasonografi filminde korkulacak bir bulguya rastlanılmamış. Bu sefer de doktor, hasta çocuğun Çocuk Nefroloji uzmanı tarafından görülmesi için, ailenin eline bir not kâğıdı tutuşturmuş... İstemiş, gitmiş, yapılmış, yapılamamış... Mışmış da mişmiş... Tıpkı, komşu komşu tekerlemesine döndü bu hikâye de. Tekerlemenin sonlarını hatırlatalım sizlere. Su nerde? İnek içti. İnek nerde? Dağa kaçtı. Dağ nerde? Yandı bitti kül oldu. Dileyelim de bu hikâyenin sonu hazin bitmesin. "Hazin bitmesin" diyorum çünkü aile çocuğunu hastane hastane dolaştırmaktan ve sonuç alamamaktan şikâyetçi... Çaresiz Manay Ailesi: "Bir hastaneye başvuruyoruz, başka hastaneye gönderiyorlar. Oraya gidiyoruz, oradan da başka yere. Bizim de gücümüz kalmadı. İşçi bir aileyiz. Çocuğumuzun ne hastalığı olduğunu daha öğrenemedik. Çilemiz bitmemiş anlaşılan. Mecburen okula gönderdik. Okula gidip geliyor..." Ooof of... Konu geliyor dayanıyor yine sağlık sistemine. Performans performans... Sağlık alanının piyasaya açılmasıyla hekimlere dağıtılan "sus payı"dır bunun adı. Hekimler, baktıkları hasta, uyguladıkları işlem, yaptıkları tetkiklere göre puan toplayıp, hastane ortalamasından kadrosuna göre ücret almaya başladığından bu yana, her şey değişmiş durumda sağlıkta. Lüzumsuz tetkikler, "bugün git yarın gel" teraneleri, gereksiz operasyonlar... Hal böyle olunca, fotoğraf da böyle yansıyor sağlığımıza... Oysa; Mışmışlarla, mişmişlerle kaybedecek zamanımız yok bizim. Ne ise yapılması gereken bir an önce yapılsın, çünkü isyandayız! Her şeyin başı sağlık, sağlık affet hiçbir hatayı. Evet: Ayten Bozkaya Spastik Çocuklar Hastanesi'nde yaşanan röntgen rezaletini de paylaşacağım önümüzdeki günlerde sizlerle. Şimdi gelelim 8 yaşındaki yavrumuz Ceren Manay'ın durumuna. Daha kaç hastane gezmesi, kaç tahlil yaptırması gerekiyor, teşhisinin konulması ve tedavisinin başlaması için acaba? Ben çok merak ediyorum bu hikâyenin sonunu...