"Sağlık veri güvenliği tehdit altında mı?"

Lale AKASOY 19 Temmuz 2019 Cuma, 06:02

CHP Bursa Milletvekili Prof. Dr. Yüksel Özkan, Sağlık Bakanlığı ile şehir hastanelerinin yapımını üstlenen yüklenici firmalarla yapılan sözleşmelerin hâlâ kamuoyu ile paylaşılmamasının zihinleri bulandırdığını öne sürdü...

Prof. Dr. Özkan özellikle sağlık kuruluşlarının tamamında kullanılan HBYS'nin (Hastane Bilgi Yönetim Sistemi) firmanın kontrolünde olup olmadığının mutlaka açıklanması gerektiğine dikkat çekti. Özkan, "Eğer öyle ise bu 'Kişisel Verileri Koruma Kanunu'na aykırı bir uygulamadır. Şeffaflık adına açıklanması gerekir" dedi. 

Öncelikle HBYS'nin yani Hastane Bilgi Yönetim Sistemi'nin ne olduğunu paylaşalım sizinle.

HBYS; eczaneden laboratuvara, ameliyathanelerden polikliniklere kadar tüm birim ve departmanlarda kullanılan bir sistem.

Ayrıca, bir sağlık kuruluşunun yönetimi mal ve hizmet üretimi esnasında oluşan mali, idari, tıbbi süreçlerin öngörülen biçimde yürütülmesini sağlamak için de kullanılmakta.

Kısacası; hastalarımızın sağlık ve özel tüm bilgilerinin, bunun yanı sıra kurum verilerinin bulunduğu, saklandığı bir sistem, donanım bu.

Daha genel bir şekilde izah edecek olursak, bir yurttaşın kan tahlil sonuçlarından tutun da kullandığı ilaçlara varana kadar her türlü bilgi bu sistemin içerisinde kayıtlı. 

***

Biliyorsunuz geçmişte bir "Babuna" olayı yaşadık milletçe!

Anımsayacaksınız, 1999'da başlattığı ilik kampanyası ile Türkiye tanıdı Oktar Babuna'yı. Sözüm ona kan kanseriydi ve sayılı günleri kalmıştı.

Ülkemiz seferber oldu Babuna'yı kurtarmak için.

160 bin doku ve kan örneği toplandı. Yeterli laboratuvar olmadığı için de ABD ve Almanya'ya gönderildi kanlarımız. Dönemin Sağlık Bakanı Dr. Osman Durmuş kampanya ile ilgili şüphelerini yüksek sesle dile getirmiş ve kampanyayı iptal etmişti.

Daha sonra arkasında "Adnan Hocacıların" olduğu ortaya çıkmıştı.

İşin en üzücü yanı ise; 160 bin yurttaştan toplanan kan ve ilik örneklerinin 120 bini yurt dışındaki laboratuvarlarda "rehin" kalmış olmasaydı.

İddialar havada uçuştu...

Kimi "Gen haritamız çıkarılıyor" dedi, kimileri de kan ve ilik bilgilerinin ilaç firmalarına satılabileceğini öne sürdü...

Kanlar hâlâ Türkiye'ye getirilemedi...

Evet, minik bir hatırlatmadan sonra dönelim konumuza.

***

CHP'li Prof. Dr. Özkan, Şehir Hastanesi'nin işleyişi ile ilgili Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca tarafından yazılı olarak yanıtlanması için Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na soru önergesi verdi. Özkan'ın 16 maddeden oluşan önergesinde, öncelikle "Şehir Hastanesi'nde hasta garanti sistemi uygulanacak mı, kira ödemesi döviz bazında mı yapılacak, kapatılan hastanelerle ilgili nasıl bir tasarruf uygulanacak, laboratuvar hizmetlerinin faturalandırması döviz üzerinden mi yapılacak, boşaltılan hastanelerde bulunan cihaz ve tıbbi aletler nasıl değerlendirilecek, kapanan hastanelere hangi yatırım kalemlerinden harcamalar yapılmıştır, hangi kaynaklar kullanılmıştır ve kamu zararının boyutu nedir?" sorusuna cevap isteniyor...

"Babuna olayını" anımsatan önergede HBYS (Hastane Bilgi Yönetim Sistemi) ile ilgili soru ise şöyle:

"Sağlık kuruluşlarının tamamında hasta memnuniyeti ve güvenini sağlamak için kullanılan yazılım sistemi olarak bilinen HBYS, ilgili firmanın kontrolünde midir? Eğer öyle ise bu 6698 sayılı Kişisel Verileri Koruma Kanunu'na aykırı bir uygulama değil midir?

Bu sistemdeki verilerin ilaç sanayi, tıbbi endüstri v.s gibi birçok sektör ile paylaşılması tehlikesi yok mudur?

Böyle bir durum söz konusu ise bu ülkemizin sağlık güvenliği için bir tehdit oluşturmuyor mu?"

Son soru:

Şehir hastaneleri ile ilgili sözleşmeler neden kamuoyu ile paylaşılmıyor?

Sahi neden?

Niye bu gizem?..