Silahını gösteren hekim kim?

Lale AKASOY 10 Şubat 2017 Cuma, 05:53

 

Sevgili okurlar...

Dün gazetemizde "FETÖ listesini kim verdi?" başlığıyla paylaştığımız yazımızın ardından arayan arayana, mesaj atan atana...

Herkes merak etmiş...

"Kim bunlar?" diye.

"FETÖ bilir merkezi"miyim Allah aşkına!

Halbuki kime sorulması gerektiğini de yazmıştık dün bu köşenin sonunda.

Sağlıkçılar kimin ne olduğunu çok iyi biliyor.

Bukalemunları da...

Önce minik bir hatırlatma daha sonra da girelim kulis konuşmalarına...

***

2008 yılında, Bursa Hekim Platformu Grubu'yla Tabip Odası Başkanlığı seçimi için hareket eden ve daha sonra söz konusu listeye FETÖ'cü olduğu öne sürülen 3 hekimin alınmasına tepki göstererek gruptan ayrılan ve bağımsız aday olarak yarışan Dr. Ümit Sönmez'in o dönem yaşadıklarını paylaşmıştık sizlerle.

Ve sormuştuk:

"O dönem bu FETÖ listesini hazırlayıp veren, listeyi gönül rahatlığı ile kabul eden, ettiren hekim veya hekimler kimdi acaba? Bu şahıslar şimdi hangi makamlarda ne işlerle uğraşmakta?" diye.

Tahminler, sorular...

Neyse...

Yazımızı okuyanlar peş peşe aradılar...

"Çorap söküğü" gibi çözülmeye başladı mevzu...

Meğer neler yaşanmış, neler...

İnanası gelmiyor insanın!..

***

Yıllar yıllar önce...

Prof. Dr. Yılmaz Özen'in Tabip Odası Başkanı olduğu dönemde yapılan bir toplantıda, bir hekimin odada görev yapması için büyük bir tartışma yaşanmış.

"Oda mali krizde, ben bunu kabul edemem" diyerek karşı çıkan hekime, belindeki silahı "usulca" gösteren kimdi acaba?

Veee...

Niye gösterdi?

Ha bu arada şunu da hemen hatırlatayım; Yılmaz Hoca'nın o toplantıda olup olmadığı konusunda net bir bilgiye sahip değilim.

Ama bu olayı gören en az 5-6 şahidin olduğunu söylediler...

Eveeet...

İşte böyle...

İddiaları paylaşmak, duyurmak biz gazetecilerden, araştırıp ortaya çıkartmak yetkililerden...

***

Şimdiii...

Bugünlerde sağlık, eğitim, ekonomi...

"Cilveloy nanayda..."

Milletçe kilitlendik referanduma.

Söylemler tıpkı şarkı sözünde olduğu gibi; "Evet mi, hayır mı, söyle bana nedir senin cevabın..." kıvamında...

Hal böyle olunca daaa...

Diğer alanlarda yaşanan sıkıntılara pek kimse kulak asmamakta...

Anlayacağınız tüm siyasilerin ilk ve tek gündem maddesi nisan ayında yapılacak olan referandum...

Son derece doğal bir şey demiyorum kimseye...

Büyük bir sınavdan geçeceğiz hep birlikte...

Kimi siyasilere göre rejim sorunu, kimilerine göre de sadece ve sadece sistem değişikliği...

Sonucu beklemekteyiz merakla...

Kampanyalar, mitingler, toplantılar ve strateji belirlemeler aldı başını gidiyor...

Pekiii...

Ya aş, iş, gelecek kaygısı...

Amaaan...

Şimdi sırası mı?