Sizin renginiz?

Lale AKASOY 27 Nisan 2016 Çarşamba, 07:37

Sağlıkta fiziki koşulların yetersizliği, sistem karmaşası almış başını giderken, kamu hastanelerinde onca sıkıntıya rağmen bir sessizlik hakim...

Sendikacısından siyasilere, yöneticisinden sağlık çalışanlarına kiminle görüşüyorsam herkes kendi halinde, herkes kendi derdinde...

İnanmayacaksınız ama uzun yıllardan bu yana ilk kez bu kadar sakin, hissiz, bezmiş duygular içerisinde gördüm sağlık camiasını...

Çalışanların birçoğu "iş yerinde baskı"dan şikâyetçi...

Hatta bazıları yüzlerine sürgün tehditlerinin bile yapıldığını dillendiriyorlar.

Kim tarafından mı?

Ya sağlık idarecileri, yöneticileri, ya da sendikalar tarafından...

***

Ha!

"Sendika" demişken...

Geçtiğimiz günlerde bir sendika temsilcisi, yerel gazetede kendisine ayrılan köşeden bir yazı kaleme almış.

Üye sayılarından falan bahsetmiş ve üyelere baskı uygulamadıklarının altını çizmiş. 

Sordum sağlıkçılara "Gerçek bu mu?" diye.

Sorunun yanıtını alırken üyelerin anlattıkları bir şarkı sözlerini hatırlattı bana.

Aynen şöyle:

 "Gel sen ne çektiğimi bir de bana sor/ nerde nasıl yaşarım bir de bana..."

İşini yaptıran, rahat olan, baskı görmeyen üyeleri bu kapsamın içine sokmak doğru değil tabii...

Kısaca, "Sarı sendika" diye bahsettiler adından...

Ben bilmem söylenenleri paylaşıyorum sizlerle...

Sağlık çalışanlarının iddiası bu yönde...

Peki, çalışanların bu iddiaları ne kadar gerçek?

***

Biliyorsunuz ki sendikalar, üyelerinin çıkarlarını, çalışma şartlarını, ekonomik ve sosyal durumlarını, işveren ve devlete karşı haklarını koruyup geliştirmek için kurulmuş örgütlerdir...

Ne bir şirket, ne de ticari bir kuruluşturlar yani...

Her şeyden önce bağımsız olmaları gerekir.

Sendika, çalışanlar adına ve onlara rağmen yapılan medyatik şov, göstermelik hak savunuculuğu değildir yani.

İşte bunları yapanlara literatürde "sarı sendika" diyorlar.

Peki, o zaman hangisi sarı sendika?

Başlayalım anlatmaya.

***

Hangi sendika ki, işverene (devlet ya da patron) yakın olduğunu, işverenle görüşerek sorunları çözeceğini, onu dinlemezlerse tüm çalışanları işten atacaklarını, süreceklerini söylüyorsa işte o sarı sendika.

Hangi sendika, emek örgütlerinin emekten yana, iş, ekmek, özgürlük taleplerini, siyasilere iktidara baskı gücü olarak yönetilmesini engellemeye çalışıyorsa işte o sarı sendika.

Hangi sendika, grev hakkı için meydanlara çıkanları siyaset yapmakla suçluyorsa işte o sarı sendika.

Hangi sendika,  patronun, devletin personel bürosu gibi çalışıyorsa, işten çıkarmalara, tayin, terfiye karar vermeye karışıyorsa, hatta kendini devletle özdeş sanıp "dönerler ödenebilsin" diye para aramaya girişiyorsa işte o sarı sendika.

Hangi sendika, devlet-patron yerine işçiye, çalışana baskı yapıyorsa, elinde sopalarla adam dövüyorsa işte o sarı sendika.

Hangi sendika, 1 Mayıs'ta meydanlardan kaçıyorsa, 8 Mart'ı kadın emekçilerinin hak arayışından ayırmaya kalkıyorsa işte o sarı sendika.

***

Sadece çalışanların değil, ülkemiz demokrasisinin gelişmesine, emekçilerin örgütlenmesine, toplumun kurallı ve şeffaf hale gelmesine engel oluyorsa işte o sarı sendika.

Bilmem iyice anlatabildim mi?

Şimdi soralım bu sütunlardan hadi hep birlikte:

Sizin renginiz ne?