Susun, konuşmayın bugün!

Lale AKASOY 23 Aralık 2016 Cuma, 08:53

 

 

Memedim, şehidim; al bayrağa sarılı tabutlar içinde baba ocağına son kez misafir olmaya geliyorlar bugün.

Konuşmayın!

Afili veya boş sözlerle atıp tutmayın!

Susun!

Yorgunlar, uykusuzlar...

Bırakın dinlensinler biraz...

Bir kez olsun nutuk atmayı unutun!

Yüreklerin ta içinden yanık yanık çıkan ağıtlara bi kulak verin!

"Oğlum, aslanım, yavrum, böyle mi gelecektin?" diye haykıran, feryat eden anaların, babaların hallerine bir bakın.

Susun, konuşmayın!

Hüzün, yalnızlık, çaresizlik...

Milletçe yastayız bugün.

Vicdan denen bir yer var ve orada hepimiz suçluyuz.

***

Ooof of...

Yine yürekler acı içinde, yine ocaklar acıdan alev alev yanmakla...

Kelimeler paramparça...

Memedim, şehidim!

"Gözlerimin içinde bir akarsu var ki sorma; göz kapaklarımı bir açsam yüzüm sular altında kalır inan."

Uzun zamandan beri toplumca böyle bir haldeyiz ne yazık ki...

Ülkemizin dört bir yanında kar, fırtına, boran, bir de içimizde har...

Nasıl dayansın yürek şimdi?

Diyorum ki;

"Artık dünya, göğüs kafesinde bir kalp taşıyanlar için yaşanılır yer olmaktan çıktı"

Sizce de öyle değil mi?

***

Şehitlerimin evlerinin camlarına, balkonlarına, Türk bayrakları asıldı, kapıların önlerinde, yollarda 112 acil servis ekibi sağlık çalışanları...

Biz, nasıl, niye bu hale geldik böyle?

Ya zaman yanlıştı, ya mekan belki de insan...

Cevabı çok açık, net aslında ama neyse...

Şimdi değil o zaman...

Yiğidim, aslanım, Memedim, şehidim!

"Hoş geldiniz" El Bab'dan!

Milletçe başımız sağ olsun!

Ve yaralı gazilerimize Allah'tan şifa diliyoruz.

***

"Mustafa Kemal'i düşünüyorum

Arkasında dağ dağ ordular geliyor

Her askeri Mustafa Kemal..."