Taşeron işçisine “Büyük oyun!”

Lale AKASOY 28 Mart 2018 Çarşamba, 06:00

Taşeron işçinin yargı kararıyla kesinleşen 10 ila 35'er bin lira arasındaki geçmiş dönem maaş alacaklarının kadrosuna geçtikleri kamu kurumlarınca ödenmemesi emekçileri isyan ettirdi.

KAZANILMIŞ HAK

KHK ile Gençlik ve Spor, Orman ve Sağlık Bakanlığı'nın kadrosuna geçen taşeron işçinin, yargı kararıyla kesinleşen geçmiş dönem maaş alacaklarının ödemesinde kamuda gösterilen direnç emekçileri çileden çıkarttı. Kamu yöneticileri, gerekçelerini kararnamede "açık hüküm yok" şeklinde açıklarken, işçiler bürokratların bu tutumunu işgüzarlık olarak değerlendirdi.

ONBİNLERCE İŞÇİ

Üç bakanlık gibi bazı kamu kurumlarında da benzer sıkıntıların yaşandığı belirtilirken, uygulamadan Türkiye genelinde onbinlerce işçinin etkilendiği öğrenildi. Sadece Bursa'da bu kapsamda bini aşkın işçinin yargı kararıyla kesinleşen 10 ila 35'er bin lira arasında değişen, 8 milyon TL tutarında geçmiş dönem maaş alacağının olduğu ifade edildi.

MALİYE DEVREDE

Kurum yöneticileri maaş alacağının da "feragat edilmesi gereken haklardan olduğunu" savunurken, devreye giren Maliye Bakanlığı işçinin lehine genelge yayınladı. Genelgede maaş alacaklarının üç bakanlığın sorumluluğunda olduğu ve ödeme yapılması gerektiğine dikkat çekildi. Bakalım bu genelgenin ardından "işgüzar" bürokratların direnci sürecek mi?

Haberin ayrıntısı...

Biliyorsunuz, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Jülide Sarıeroğlu, geçen aylarda farklı kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan taşeron işçisinin kadroya geçeceğinin müjdesini vermişti.

Ve bu açıklamayla yıllardır kadro bekleyen taşeron işçilerin hayali gerçek oldu.

Sonuçta; asgari ücretle ailelerini geçindirmeye çalışan, bazı özlük haklardan mahrum bırakılan, keyfi uygulamalara, baskılara maruz kalan taşeron işçileri bu güzel haber karşısında adeta sevinçten havalara uçtu...

Uçtu ammaaa!..

Daha sonra yapılan açıklamalarda bazı işçilerin kadroya alınmayacağı ifade edilince haliyle ortalık gerildi...

Her güzel şeyin bir bedeli var dimi ya!

***

Kurum ve kuruluşlarda çalışan binlerce taşeron işçiden, kadroya geçebilmeleri için "Sulh Sözleşmesi"ne imza atmaları istendi.

Bu sözleşme; kadroya geçmek isteyenlerin geçmiş haklardan vazgeçmesi, varsa açılmış davaları onları geri çekmelerini içeriyordu.

Taşeron işçiler önce büyük bir şok yaşadı ama "Madem kadrolu olmanın yolu bu, imzayı atalım da bitsin bu iş" diyerek, okumadan kabul etti sözleşmeyi...

***

Ancak geçen cuma günü, yani 5 gün önce sadece Türkiye genelinde il sağlık müdürlüklerine

Maliye Bakanlığı'ndan, "İşçilerin idarelerce sürekli işçi kadrolarına geçirildikleri tarih itibarıyla kesinleşmiş olan ilamlara ilişkin alacak/tazminat taleplerinin gereğinin yerine getirilmesi tabiidir. Gereğini rica ederim" şeklinde bir yazı gönderildi.

Yani diyor ki yazıda, 'İşçilerin paralarını ödeyin!'

Peki, bu ne parası?

Bu konuyu da taşeron işçilerinin ağzından aktaralım sizlere:

"Biz taşeronlar, ilk işe girerken asgari ücretin yüzde 20-30 fazlasını alıyorduk. Daha sonra bu para düşürüldü ve yüzde 5 fazlası olarak almaya başladık. Yıllar geçti sendikalı olduk. Kazanılmış haklarımız geri alınamaz denildi. Bizler de, 'Sözleşmelerde bize sormadan maaşımızı kestiler' diye dava açtık ve kazandık. Tabii dava açarken avukatlara, davadan vazgeçtiğimiz takdirde dosya masrafıyla birlikte 5 bin ile 10 bin lira arasında para ödeyeceğimize dair taahhütte bulunduk, imzalar attık. Çoğu arkadaşımız ödemeleri aldı ve ödemeler devam ediyordu. Ağustos 2017'den beri bu ödemeler durduruldu. Ödeme beklerken KHK yayınlandı. Şimdi bu paralardan feragat etmemiz isteniyor. Tamam! Edelim de avukatlar da bizden, kazanmış olduğu davadan vazgeçtiğimiz için parasını istiyor. Dosya masrafı ve avukatlık ücreti nereden bakarsanız 5-6 aylık maaş. Maliye Bakanlığı geçen hafta 'Ödemesi çıkmış davalarda ödeme yapılsın" diye sağlık müdürlüklerine yazı gönderdi. Ama sağlık müdürlüğü yetkilileri 'Ödeme yapmıyoruz netlik yok ortada' diyor..."

Ve diyor ki çalışanlar:

"Hiçbir şey yemeyeceğiz, içmeyeceğiz 5-6 ay avukat masraflarını ödeyeceğiz. Ya da bankalardan kredi çekip ödeyeceğiz. Yıllarca haklı olduğumuz davada kazandığımız davadan vazgeçiyoruz. Bizi nasıl bir oyunun içine soktular. Biz bunun altından nasıl kalkacağız..."

***

E, ne olacak şimdi?

Aşağıya tükürsen sakal yukarı tükürsen bıyık misali...

Sağlık Bakanlığı'nın çeşitli kurum ve kuruluşlarında bu kapsamda olan on binlerce kişi var.

Sadece Bursa'daki sayı binin çok üzerinde...

Şimdi merak edilen sorular şunlar:

İl sağlık müdürlükleri bu paraları çalışanlara ödeyecek mi, ödemeyecek mi?

Ödemeyecekse hangi gerekçeyle ödemeyecek?

KHK'dan önce hak edilen ödemeler neden ödenmemekte diretiliyor?

Bu işin sonu nereye varacak?

Sonucu ve yapılacak açıklamaları merakla bekliyoruz...