Veremli hastalar nerede?

Lale AKASOY 14 Ekim 2019 Pazartesi, 06:00

Binlerce insanın yaşamını sonlandırdığı için Batılılar ona "Beyaz ölüm!" ya da "Ölümün kaptanı!" adını vermişlerdi...

Bizde halk dilinde karşılığı ise "İnce hastalık!" ya da "Duman!" olarak bilinir.

Malumunuz üzere verem (Tüberküloz) hastalığından bahsediyoruz.

Asırlar boyu milyonlarca insanın ölmesine sebep olan, insanlık tarihi kadar eski bir hastalık...

Ne ocaklar söndü, ne canlar yandı, ne sevdaları ayırdı!.. 

Alınan tedbirler, tedaviler, uygulanan sağlık politikaları söz konusu hastalığın azalmasına neden oldu ancak kökü henüz kazınamadı...

***

Gelelim günümüze, şehrimizde yaşayan veremli hastaların durumuna...

Aslına bakarsanız verem hastalığına yakalandığından bi haber olan veya haberi olup da tedaviyi kabul etmeyen hastaların sayısı az değil hani!

Pekii...

Ya bu illet hastalığın pençesine yakalanıp da tedavi olmak isteyenler!

Nerede bu hastalar, ne yapıyorlar?

Geldik zurnanın zırt dediği yere...

***

Biliyorsunuz, bir zamanlar Yıldırım ilçemizde 120 yataklı Prof. Dr. Türkan Akyol Göğüs Hastalıkları Hastanemiz vardı.

Yatarak tedavi gören veremli hastalar burada sağlıklarına kavuşturulurdu. Hastanenin 30 yatağı sadece veremli hastalara ayrılmıştı...

Farklı şikâyetlerle diğer kamu hastanelerimize başvuran ve verem teşhisi konulan hastalar hep Göğüs Hastanesi'ne gönderildi.

Kapısına kilit vuruldu, Şehir Hastanesi'ne taşındı.

Yani, kamu hastanelerinde verem hastaları için ayrılmış yatak şu an bulunmamakta. Peki, şimdi soruyoruz siyasilere ve sağlık yöneticilerine:

Şehir Hastanesi'nde veremli hastalara ayrılan yatak sayısı kaç?

Şimdiye kadar kaç veremli hasta yatırılarak tedavi altına alındı?

Veya...

Merkez kamu hastanelerimizin hangisinde yatarak tedavi görebiliyor veremli hastalar?

Sorduk soruşturduk, araştırdık merkez hastanelerimizde yatarak tedavi gören veremli hasta yokmuş!..

O zaman bu hastalar nerede?

Korkunç iddia!

Hani az önce dedik ya!

"Sorduk soruşturduk yatarak tedavi gören hastaya rastlayamadık..." diye.

Veremli hastalarla ilgili farklı kamu hastanelerinde görev yapan göğüs hastalıkları uzmanı hekimlerle gerçekleştirdiğimiz görüşmelerde korkunç bir iddia atıldı ortaya...

Bazı kamu ve Şehir Hastanesi'nde çalışan kimi göğüs hastalıkları uzmanları veremli hastaların tedavisini üstlenmek istemiyormuş...

"Niye?" diye sorduğumuzda ise yanıtları şöyle oldu:

"Performans alamadıkları ve hastalığın tedavi süresi uzun olduğu için bazı hekimler bu hastaların tedavilerini üstlenmek istemiyor. Özellikle Şehir Hastanesi'ndeki bazı meslektaşlarımız hastayı yatırmamak için bu konuda direniyor..."

Peh peh peh!

Verem, tedavi edilmezse öldürücü bir hastalık...

Verem, hava yoluyla, öksürmekle, hapşırmakla, konuşmakla bulaşan bir hastalık...

Ve verem, uzun süre havada canlı olarak asılı kalabilen mikropları soluduğumuz zaman önce akciğerlere, daha sonra kan yoluyla vücudun başka organlarına da yayılabilen bir hastalık...

Tehlike ve tehdit altındayız...

Vebali, bu hastaları bu duruma düşürenlerindir elbette.

 "Hastalara açıktan para veriyoruz!"

Ayaktan tedavi gören veremli hastaların tedavilerini yasa gereği Verem Savaş dispanserleri ve dernekleri üstlenmiş durumda.

Konuyu Bursa Verem Savaş Derneği Başkanı Dr. Timur Yıldız'la görüştük.

Başkan Dr. Yıldız, "Hastalara ilaç içsin diye hesaplarına para yatırıyoruz, açıktan para veriyoruz yani..." diyor ve bakın neler anlatıyor:

"Geçen yıl tüberküloz toplam hasta sayısı 623. Doğrudan gözetimli hasta sayısı 620, gözetimsiz olan hasta sayımız da 3 idi. Maddi imkânı yeterli olmayan verem teşhisi konulmuş hastaların ailelerine her ay düzenli olarak para ve gıda yardımı yapmaktayız. Ayrıca Türkiye'de ilk kez, bu ek gelirlerin yanı sıra ilacını gözetim altında düzenli kullanan her hastamıza aylık banka havalesiyle ekstradan para yardımı yapıyoruz. Bu uygulama sayesinde hedefimiz olan tedaviyi terk sayımız sıfıra düştü...."

Bu arada görüştüğümüz uzman hekimlerin "Performans için hastalara bakılmıyor" iddiasını da Dr. Timur Yıldız'a sorduğumuzda, "Bu tedavi performansa girmediği için hekimler tüberküloz hastalığından uzaklaştı. Dolayısıyla hastaya tanı koyma tecrübesi de azalırken, buna karşılık tanı koyma süresi de arttı. Birçok hasta nezle, grip, öksürük şikayetiyle hekime başvurduğunda birçok kez üst solunum yolu enfeksiyonu teşhisi konuluyor ve tedavi uygulanıyor. Şikayetler devam edince bugün git, yarın gel derken tüberkülozun teşhisi  2- 2,5 aya kadar uzayabiliyor ne yazık ki!.." diye yanıt verdi.

Evet, hangi yetkili el atacak bu konuya acaba?..