Anlayana!

M.Kayhan KAYMAZ 01 Ekim 2018 Pazartesi, 05:56

Yazar, söyleriz...

Muhalefet yapmak için boş konuşmamak gerek.

İlla ki eleştireceksen, avucunda bir tutam doğruluk olsun.

Yok mu?

O zaman sus. Kendi işine bak.

Çamur at izi kalsın düşüncesindeysen, bil ki o çamur döner yüzüne yapışır.

Hiçbirimiz dört dörtlük değiliz. Olamayız da.

İnsanız; hata yapacağız.

Hiç kimse de dikensiz gül bahçesi istemesin.

O...

Gülü eline alacak ve koklayacaksan; o diken eline batar.

Yaşam içersinde hepimizin hataları olmuştur, bundan sonra da olacaktır.

Ancak...

Bilinçli yapmıyorsan, bunun telafisi mümkündür.

İçinde kötülük yoksa vicdanen rahatsan sıkıntı olmaz.

Hele ki...

Önemli görevlerdeyseniz mutlaka birileri karalama kampanyası düzenleyecektir.

Niye?

Seni kıskandığı için.

Umursamayın.

Bakın yaşantınıza. Devam edin hizmetlerinize ve doğrudan şaşmadan yürüyün yolunuza.

Hepimizin zaman zaman eleştirdiği bilinçsiz, düşüncesiz ve aslı astarı olmayan eleştirilere bir yenisi daha eklendi geçen günlerde.

Yanıtı da çok güzel verildi.

Buyurun, okuyun ve kararı siz verin...

Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş...

Meclis gündemi öncesinde söz aldı Başkan Aktaş, sosyal medyada yer alan 'Makam araçlarında tasarruf yaparken, kendisine yeni makam aracı aldığı' yönündeki iddialara açıklık getirdi.

"Konu art niyetli olarak çarpıtıldı. Göreve geldiğim ilk gün Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki araçlarla alakalı ciddi bir tasarruf politikası başlattık. Sadece araçlarla ilgili değil, hizmet binalarındaki floresanlarla ilgili de çalışma başlattık. Bir odada tek düğmeye bağlanmış 28 tane, 32 tane floresan. Bunların hepsinin bir maliyeti var. Kendi bindiğim aracı da sorguladım. Bindiğim araç belediyeye ait değil, BURULAŞ'a ait. İki araç vardı, Mercedes 350d. Bu araçların ikisi de sıkıntılı, kilometreleri var. Eleştirmek için söylemiyorum, giden başkanımız sipariş vermiş. 50 bin TL de kaparo verilmiş. Sonuçta araç yenilenecek. 1 milyon 250, 1 milyon 300 bin TL'lik araç. Bunu iptal ettim. Nihayetinde o günden sonra gözlemledik. Arkadaşlarımız 'Araçlarımız sıkıntılı' dediler. Ayda en az 2-3 kez Ankara'ya gidiyorum. Bu arada da 10 ayda iki araca 150 bin küsur TL masraf yapmışız. Araç iki tane olduğu için ayrı ayrı kasko ve vergileri var. 5- 6 kez Ankara'ya giderken yolda kalmışız. Nihayetinde iki araç satılarak üzerine 120-130 bin TL rakam koyarak aynı tip, aynı renk, 4 yaşında bir araç aldık. Sıfır araç falan değil, amaç sorunsuz yolculuk. Aynen hayatımıza devam ediyoruz. Allah'ın huzurunda da kulların huzurunda da çok rahatım. Ama bunu yazan birkaç kişiden hesabını ahirette soracağım. Hayatım boyunca araç kompleksim olmadı. Çok rahatım. Tasarrufla alakalı durumumuzu bugün de yarın da devam ettireceğiz."

Sayın Erdoğan gibi konuşalım...

Ey bu iftiralarda bulunanlar, yanıtınızı aldınız mı?

Rahatladınız mı?

Makam araçlarından sağlanan tasarrufu meclis üyeleriyle paylaştı Başkan Aktaş...

"Göreve geldiğimiz 10 ay önce başlattığımız araç hamlesiyle BUSKİ'deki 26 aracı iade ettik, 53 aracı da şoförsüze çevirdik. Böylelikle 6 milyon 523 bin TL tasarruf sağladık. Yine Büyükşehir Belediyesi Destek Hizmetleri bünyesindeki 27 araç ve 4 şoförü iade ettik, 1 milyon 288 bin TL tasarruf sağladık. Bunun yanında otobüs kiralamayla alakalı sıkıntılar vardı. Hatta turizm firmalarını bile rahatsız eden uygulamalar olmuş. Kastı aşan, konumuz dışına çıkan uygulamalar olmuş. Bunlarda tasarrufa gittik. Okullardan hiçbir şey esirgemedik, spor müsabakaları, bilgi yarışmaları gibi konulara ulaşım desteği verdik. Bunda da yüzde 53'lük bir düşüş sağlandı. Geçen yılın ocak-eylül döneminde 2 milyon 606 bin TL harcanırken, bu yıl otobüs kiralamaya aynı dönemde 1 milyon 226 bin 793 TL harcandı. Yani sadece 3 kalemde 9 milyon küsur gelir sağlamışız. Akaryakıtla beraber 12 milyon TL'lik bir tasarruf söz konusu."

Başkan bir yandan tasarruf yapmak için can atıyor, diğer yandan halkın ucuz ulaşım ve su içmesi için elinden geleni yapıyor ve haksız yere eleştiri.

Gerçekten ayıptır, yazıktır, günahtır.

Başkan Alinur Aktaş daha göreve geldiği ilk günlerde yazmıştım...

Havalanmayın, insanlara tepeden bakmayın, her ne olursa olsun yurttaşların hakkını savunun, yetim hakkı yemeyin ve birileri gibi güç zehirlenmesi yaşamayın.

Gerçekten bunları görürsem önce eleştiren ben olurum.

Gerçekten güç zehirlenmesi yaşıyor ve yetim hakkı yiyorsa hepimiz eleştirelim ve görevden alınması için el ele verelim.

Ancak...

Görebildiğim kadarıyla Bursalıların bir kuruşunu dahi düşünen Alinur Aktaş'ı da haksız yere eleştirmeyin ve karalama kampanyası yapmayın.

Yoksa...

Doğru insanlarla, yanlış insanları karıştırırız...