Kaybedenler!

M.Kayhan KAYMAZ 11 Temmuz 2018 Çarşamba, 06:33

Sorarsanız kimse kaybetmedi.

Hani öğrenciyken sorardı ya babamız?

Sınav sonucunu...

Derdim ki...

"Baba; çok küçük yerlerden notumu kırmış hoca, zayıf verdi."

"Ben aldım."

Demezdim!

Ne dediler seçim sonu CHP, İYİ Parti genel başkanları?

"Başarılıydık."

Gülmekten karnım ağrıdı!

24 Haziran seçimlerinden başarılı çıkan AK Partililerdir.

MHP'liler de tüm muhalefete, İYİ Partililerin karalama çalışmalarına karşın başarılı olmuşlardır.

CHP...

Ne der AK Partililer?

"Şu CHP zihniyeti!"

Gerçekten nasıl bir mantıktır anlamak mümkün değil.

Nasıl geldi Kılıçdaroğlu bu göreve?

Deniz Baykal'ın kaseti sonucu.

Ne demişti daha ilk gün Kılıçdaroğlu?

"Hayır, Deniz Bey'in ardından aday olmam."

Ne oldu bir gün sonra?

Balıklama daldı Kılıçdaroğlu...

"CHP genel başkanlığına adayım."

Bir günde değişim!

Kim akıl vermiş ve 'sen genel başkan ol' demişti?

Sonra...

Girdiği her seçimde başarısız oldu.

Koltuğu bırakmadı.

Parti içi muhalefeti umursamadı, koltuğu bırakmadı.

Kendi belirlediği delegelerle her daim genel başkan seçildi.

Koltuğunu koruyordu da CHP'nin erimesini engelleyemiyordu Kılıçdaroğlu.

Neden, kimler, hangi güçler görevde kalmasını istiyordu Kemal Bey'in?

Her seçim sonunda CHP'lilerin yüzleri asılıyor, başları önden kalkmıyordu.

Yenilen ama güreşe doymayan pehlivan gibiydi Kılıçdaroğlu.

Oysa hesap ortada...

24 Haziran seçimlerinde cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, Kılıçdaroğlu'nun liderliğindeki CHP'den çok daha fazla oy almıştı.

Bir bakalım Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a?

Tek başına sırtlıyor partisini.

Ya Kılıçdaroğlu?

Geriye götürüyor partisini.

CHP'nin örgütleri nasıl?

Çalışmıyor, koşturmuyor ve her daim içten yıkılıyor.

Toparlanamıyor.

Bir bakın AK Parti'nin geçmiş dönem il, ilçe başkanlarına, milletvekillerine.

Bir de CHP'lilere.

AK Partililer davaları için gece gündüz çalışırken, CHP'nin küskünleri yerlerinden kalkmadı.

Ne diyordu Bursa'daki CHP'liler?

"En az 8 vekil çıkaracağız"

Sonuç?

Nurhayat Hanım zor girebildi.

İki parti genel başkanları arasında o kadar büyük fark var ki anlamamak için gözleri, kulakları, beyinleri kapatmak gerek.

Tek gerçek var ortada...

'Reis' kime denirin en güzel örneğini bir kez daha verdi Sayın Erdoğan.

Ve...

Kaybedenler yine kaybetmeye devam etti.

Ve...

Koltuklarını kaptırmaya da hiç niyetleri yok.

Sanırım amaç tek...

Koltuğu koruyayım da parti ne olursa olsun!

Böyle olunca da el mahkûm, ayaklar gardiyan.

Kaybetmeye devam diyor CHP lideri.

Şimdi kurultay istiyor Muharrem İnce ve arkadaşları.

Olur mu?

Hayır.

O kadar imza toplanmaz. Özellikle de şu anda Kılıçdaroğlu sayesinde önemli koltuklarda oturanlar hiç istemez olağanüstü kongreyi.

Ne olur?

Kılıçdaroğlu yerel seçimlerde bir kez daha yenilir ve işte o zaman bıraktırılır.

Yani...

CHP'liler bir kez daha yenilgiye hazır olsun.

Peki; İYİ Partililer nasıl?

"Yeni partiyiz, aldığımız oy oranı bizim için çok önemli."

Söyledikleri bu.

Oysa bal gibi yenildiler.

Kendileri kabul etmese de gerçekler ortada.

Meral Hanım; HDP adayının arkasında, mecliste ise beşinci parti durumunda.

Oysa ne diyordu Meral Hanım ve İYİ Partililer?

"Gümbür gümbür geliyoruz."

Bu mu gümbür gümbür gelmek?

Hiç kendilerini başarılı saymasın CHP ve İYİ Parti kurmayları.

Gerçekleri kabul etsinler ve Sayın Erdoğan ile AK Partililerin yıllardır nasıl başarılı olduklarının analizini yapsınlar, öğrensinler.

Hani bir söz var ya...

"Öğrenmenin yaşı yok."

Buna bir söz ekleyelim...

Yenilen pehlivan güreşe doymaz da... Siyasette üst üste yenilmek nasıl bir doyumsuzluktur; gerçekten anlamıyorum.

Yeni bakanlarımız mı?

Hayırlı olsun.

Bursa'dan ne yazık ki kimse yok.

Bakalım yeni sistem ve yeni bakanlar önümüzdeki günlerde neler getirecek.