Neler oldu bize?

M.Kayhan KAYMAZ 17 Kasım 2018 Cumartesi, 06:15

Vur, kır, parçala!

Gazeteler maçlardan önce manşet atar, taraftar tribünden bağırır.

Nedir bu?

Kimi vuracak, kimi kıracak ve kimi parçalayacağız?

Savaş mı bu?

Ne hale geldik.

Gerçekten neler oluyor bize!

Doktorlar, öğretmenler, avukatlar dövülüyor, öldürülüyor.

Oysa...

Saygınlığı ve hepimizin gereksinimi olan meslek gruplarıdır.

Kendimizi, en sevdiğimiz insanları (anne, baba ve evlatlarımızı) emanet ettiğimiz doktorlar, öğretmenler bıçaklanıyor, dövülüyor ve öldürülüyor.

Başımız sıkıştığında savunmamızı yapacak avukatlara saldırılıyor.

En küçük bir tartışma, ölümlü kavgaya dönüşür oldu.

Gerçekten neler oluyor bize?

Toplu taşıma araçlarına bindiğinizde herkesin yüzü asık!

Aynı sitede hatta aynı apartmanda oturduğumuz insanları tanımıyor, birbirimize yardım etmiyoruz.

Kardeşlik, komşuluk bitti, bitirildi.

Bir selamı fazla görmeye başladık.

Saygıyı, sevgiyi, hoşgörüyü yitirdik.

Aracına binen insan canavar olmaya başladı.

Yolların kendisine ait olduğunu zannedip, her türlü ters işleri yapıyor.

Umursamıyor arkasından geleni, yanından geçtiğini.

Korna çalarak uyarıldığında ise arkasına dönüp küfür etmeyi biliyor!

Yanlış yaptığını kabul etmeyi, özür dilemeyi değil.

Neler oldu bize dostlar? Hakikaten ne oluyor?

Övünerek, onurla her yerde bahsediyorum...

Hani küçümserler ya!

Köylüleri, kasabalıları...

'Taşralı' derler.

Kasabalıyım.

Mustafakemalpaşalıyım, gururluyum.

Bizim orada...

Sabah evinden çıkınca tanıdığın biriyle karşılaştın mı selam verilir.

Tanıdığın iş yerinin önünden geçerken...

"Hayırlı işler, kolay gelsin" deriz.

O esnaf uygunsa...

"Gel sağdıç bir çay ısmarlayayım" der.

Değişmedim...

Hâlâ evimden çıktığımda tanıyayım, tanımayayım site bahçesinde birini gördüm mü...

Kadın, erkek fark etmez...

'Günaydın, selamünaleyküm' derim.

Bazen bu seslenişime, hareketime ters bakarlar.

Olsun derim içimden.

Yapacağım, söyleyeceğim; belki bir gün o da bir başkasına söyler diye düşünürüm.

Zorda kalmadığım sürece toplu taşıma araçlarını kullanırım.

Gülümserim hep.

Bir kadını gördüm mü ayağa kalkar yer veririm.

Bazıları gülerek ve ters ters bakar.

Hareketim yüzünden alay ettiklerini biliyorum.

Olsun.

Anamdan, babamdan gördüğümü, öğretmenlerimin öğrettiğini yapıyorum.

Üzülüyorum...

Gencecik çocukların, 60-70 yaşındaki insanlara yer vermemelerine!

Üzülüyorum...

İnsanların ceviz kabuğunu doldurmayacak davranışlar sonucu kavga ettiklerine, birbirlerine ağza alınmayacak hakaretler yağdırdığına!

Üzülüyorum...

İnsanların birbirlerine selam vermediklerine!

Üzülüyorum...

İnsanların

İnsana değer vermemelerine!

Üzülüyorum...

Zengin ile yoksul arasındaki uçurumun giderek artmasına!

Üzülüyorum...

Yardımlaşma, dayanışma duygularımızın tükenmeye başladığına.

Üzülüyorum...

Hoşgörünün bitme noktasına geldiğine!..

Hani diyoruz ya...

İmamları sevelim diye.

Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın deyimiyle seslenelim...

"Eyyy imamlar saygıyı, sevgiyi, hoşgörüyü ve bir selamın ne demek olduğunu ısrarla her hutbenizde, her sohbetinizde ve her toplumda anlatın."

Neyi yaparsak cennetlik, neyi yapmazsak cehennemlik olacağımıza siz karar vermeyin!

Sizin işiniz değil o!

Yüce Rabbim karar verir ona.

İmamlar mutlaka biliyorsunuz da...

Yine de size anımsatalım...

Selam veren kişi ne diyor?

"Sana geldim, benden sana zarar gelmez, senin iyiliğini istiyorum. Sana zarar verecek şeylere karşı da Yüce Allah'tan sana himaye dilerim''

Kuran-ı Kerim'de Yüce Allah bize şöyle buyurmaktadır:

"Bir selamla selamlandığınızda, siz ondan daha güzeliyle selam verin ya da aynıyla karşılık verin.'' (Nisa Suresi / 86. Ayet).

Ve...

Selam olsun sizlere dostlar.

Günleriniz, akşamlarınız, geceleriniz hoşgörü, saygı ve sevgiyle geçsin.