Temiz çevre ve daha sağlıklı yarınlar...

M.Kayhan KAYMAZ 14 Şubat 2020 Cuma, 06:00

Ne güzel bir cümle bu.

Biz doğayı çocuklarımızdan ödünç aldık.

Ne yapmamız gerek?

Temiz çevre bırakmak.

Bugünden bunu başarmalıyız ki; yarınlar çok daha sağlıklı olsun ve çocuklarımıza güzel bir gelecek bırakalım.

İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban ve mesai arkadaşları bunun için savaşımını sürdürüyor. Muhtarlıklar, okullar işbirliği ile suları kirleten atık yağlar toplanıyor ve kontrollü şekilde bertaraf ediliyor.

Ne burada amaç?

'Sıfır Atık Yönetimi ve Geri Dönüşüm'

Çevreye bilinçsizce dökülen bitkisel atık yağların doğaya verdiği zararlarının önüne geçmek amacıyla mahalle muhtarlıkları ve okullara atık yağ toplama bidonları bırakıyor İnegöl Belediye emekçileri.

Belediye Başkanı Alper Taban net konuştu bu çalışmada...

"Temiz çevre ve daha sağlıklı yarınlar için çalışıyoruz. Ne yazık ki... Atık yağlar yeraltı sularını kirletmekte, sualtı canlı varlıklarını etkilemekte, kanalizasyon sistemlerinde, atık su arıtma tesislerinde tıkanıklıklara ve kirlilik yükünün artmasına neden olarak işletim ve bakım maliyetini artırmaktadır. Toprağa döküldüğünde ise kirlenmeler, denize, akarsuya ve göle ulaşan bitkisel atık yağların, kuşlara, balıklara ve diğer canlı türlerine zarar verdiği bilinmektedir. Vatandaşlarımız evlerinde tüketimi tamamlanmış atık yağları muhtarlıklarımızda ve okullarımızda bulunan bidonlara bırakabilirler. 5 litre ve üzeri yağlar için Alo 153 Çözüm Merkezi numaramıza ulaşmaları halinde vatandaşlarımızın evlerinden de atık yağları alıyoruz. Böylelikle atık yağların toplanması ve çevreye vereceği zararı engellemiş oluyoruz. Ayrıca bu atık yağların geri kazanımı da sağlanmış oluyor. Tüm vatandaşlarımızdan 'Atık yağlar ile suyumuzu kirletmeyelim' projesine destek bekliyoruz."

İlk ve son cümle...

"Temiz çevre ve daha sağlıklı yarınlar."

"Atık yağlar ile suyumuzu kirletmeyelim."

Başka söze gerek var mı?

XXXXXXXXXXXXXXXXXX

Emekçinin günü...

Zordur kışın yağmurda, karda işini yapmak.

Zordur yazın kavurucu güneşin altında ürününü satmaya çalışmak.

Kimileri dağda kışın tadını çıkarırken, diğerleri de yazın denizin keyfini sürerken; pazarcının yoktur karda dağa gitme, denize gidip güneşlenme, yüzme keyfi.

Onun ekmek parası sergi alanıdır.

Ayakların donsa da, ellerin buz tutsa da; başına güneş geçip; buram buram terlesen de ekmek parası kazanmak için pazar yerleridir senin ikinci evin.

Çok şükür kasaba çocuğuyum. Niye yazıyorum bunu; birileri köy, kasaba çocuklarını o vızvıdık beyinleriyle küçük görür. Her zaman onur duyarım kasabalı olmaktan.

Ve...

Önderimiz adını taşıyan tek ilçe olan Mustafakemalpaşalıyım.

Bursa'ya taşındığım 2005 yılıydı.

Biz; Mustafakemalpaşa'da beyaz peynire (teneke), Mihaliç denen peynire de,( kelle peyniri) deriz.

Israrla da söylerim...

Kelle peyniri benim için en güzel peynirdir.

Bir yıl önceydi Özlüce'de eşimle pazar alışverişi yaparken; çocukluk arkadaşım Macit Büyükdüvenci'yle karşılaştım. Kelle, teneke peyniri ve kelle loru satan tezgâhın önündeydi.

"Vay sadıç naber ya" dedik ve sarıldık.

Kelime hatası var mı?

Var.

Ancak biz böyle deriz Mustafakemalpaşa'da birbirimize.

Ne de olsa kasabalıyız.

Hemen kelle, teneke peyniri ve kelle loru aldım.

Çok şükür yıllardır özlemini çektiğim peynirleri yiyecektim.

Ve o günden, bu güne Ali Gümüş Süt Mamullerinden peynirlerimi de, lorumu da, tereyağımı da güvenle alıp, ailece yiyoruz.

Ne mi var bu tezgâhta?

Öncelikleri...

Güler yüz, samimiyet ve müşteri güveni.

Başka ne mi var?

Koyun, keçi ve inek sütlerinden yapılmış beyaz, kelle, keçi peyniri, kelle loru, tere yağ. Bunların hepsini Mustafakemalpaşa'da Yalıntaş Mahallesi'ndeki süt üretim merkezlerinde yapıyorlar.

Hem de nesillerdir.

Büyüklerinden ödünç aldıkları pazarcılığı Murat ve Mehmet Gümüş'le devam ettiriyorlar.

Biri daha yetişiyor...

Dördüncü kuşak Oğuzhan Gümüş.

Reklam mı oldu?

Olsun. Hiç olmazsa okuyucularım bilsin. Gidin güvenle alış verişinizi yapın.