Masterler atletizmi üzerine bir değerlendirme

Murat KAÇAR 04 Ocak 2019 Cuma, 06:04

Son olarak 2018'in eylül ayında Slovenya'nın Celje kentinde yapılan 28. Balkan Masterler Atletizm Şampiyonası'na 46'sı erkek, 16'sı bayan toplam 62 master sporcuyla katılan Türkiye 31 altın, 22 gümüş, 21 bronz olmak üzere toplam 74 madalya ile 11 ülke içinde 5. sırada yer almıştı.

Şampiyonada toplam 11 masterler Türkiye rekoru da yenilenmiş oldu. Ülkelerin kazandığı madalya sıralamasında ev sahibi Slovenya 114 altın, 71 gümüş, 37 bronz toplamda 222 madalya ile ilk sırada yer alırken, Romanya ikinci, Yunanistan üçüncü, Bulgaristan dördüncü, 31 altın, 22 gümüş, 21 bronz olmak üzere toplam 79 madalya kazanan Türkiye de beşinci sırayı elde etmişti.

Yarışmaların sonunda toplanan Balkan Masterler Komitesi, 2019 yılında Balkan Masterler Salon Şampiyonası'nın Mart 2019'da İstanbul'da, Balkan Masterler Pist Şampiyonası'nın ise Eylül 2019'da Romanya'nın başkenti Bükreş'te düzenlenmesini karara bağladı.

Organizasyonla ilgili gözlemlere gelince;

  1. Balkan Oyunları'nda yarışmalar hangi ülkede yapılırsa katılım o ülke masterlerinde daha fazla olduğu için ev sahibi ülkelerin madalya şansı ve sayısı daha yüksek oluyor. Örneğin ev sahibi Slovenya bu şampiyonaya 162 sporcu ile katılırken, Türkiye'de bu sayı 62 kişi ile sınırlı kaldı. Madalya sıralamasında ikinci sırayı alan Romanya organizasyona 74 sporcu ile katılıp, 123 madalya kazanarak ülkesine döndü. Yunanistan toplam 56 sporcu ile katıldığı şampiyonada 92 madalya kazanarak, katılan sporcu sayısı, kazandığı madalyalara oranlandığında 'en başarılı ülke' olarak dikkatleri üzerine çekti.

2- Türkiye'den katılımın sınırlı olmasında, 2017 yılında avro ve dolar kurunda gözlenen rekor artışın katkısı büyük oldu. Bu nedenle ekonomik durumu elvermeyen birçok arkadaşımızın yarışmalara katılamadığını belirtelim.

  1. Balkan Oyunlarının tarihçesine bakıldığında; ilk Balkan Oyunları 1928 yılında Atina'da yapılmıştı. Balkan Oyunları'nın organize edilmesindeki ana düşünce, o yıllarda Balkan ülkelerinden Dünya ve Avrupa şampiyonalarına katılan sporcuların dereceye girme şansının çok düşük görülmesiydi.

Avrupa ve Dünya şampiyonalarında dereceye girme şansı olmayan Balkan atletleri kendi aralarında yarışmalar düzenleyerek, hem Balkan ülkeleri arasındaki dostluğu pekiştirmek, hem de yarışmalarda derece alma şansını artırmak açısından bu yarışmalara katılmaya başladılar.

Günümüz şartlarında bu koşullar hâlâ geçerliliğini korumaya devam ediyor. Balkanlar'daki coğrafi dağılım geçmiş yıllara nazaran çok değiştiği için 6 ülkeyle başlayan Balkan şampiyonaları; bugün itibarıyla 11 ülkenin elit ve master sporcularının katılımı ile daha renkli ve daha görkemli bir hale dönüşmüş durumda.