1 numara değil tam 10 numara

Mustafa ÖZKESKİN 26 Eylül 2016 Pazartesi, 08:44

Önce maçın özetiyle başlayalım: 'Bursaspor adına dünkü futbol düşündürücü ama tabela sevindirici.'                                                                                                                                                   

Yeşil Beyazlı ev sahibi mücadeleye 'Akıllı olayım, soğukkanlı kalayım, Kasımpaşa hata yapsın ben yararlanayım' kafasıyla çıkınca; endişe ve tedbirin giderek korkuya dönüştüğünü gördük. Durum böyle olunca, koca bir ilk yarıyı Kubilay'ın direkten dönen kafa şutuyla sınırlı kalan bir etkinlikte bitirdi.                                                                                                                                         

Lafı dolandırmadan yazayım; Timsah'ın korkularla donanımlı oyununun özellikle ilk 45'teki bölümüne futbol demek için tribündeki 20 bin seyircinin çok üstünde şahide ihtiyaç vardı doğrusu.  Öyle ki; Timsah'ın kazanmak adına hiçbir eylemi yoktu. Futbolcular saklambaç oyunundaydı sanki. 'Tek puan dersem çık, 3 puan dersem çıkma!' gibi.                                                                                                                                 XXX                                                                                                                                                                                                                                                                                               

Nitekim; sezon sonu Süper Lig'de kepenk kapatmaya erken meyilli görünümündeki Kasımpaşalı oyuncular bu gerçeği hemen fark etmiş olmalı ki, cesaretlenip ev sahibi kaleye yüklendiler. Topu ayağına alan Castro, Tunay, Adem, Etoundi gibi konuk takım oyuncuları uzaktan şut deniyor ya da kestirmeden gidip kaleci Harun'un burnuna kadar sokuluyor, gol arıyordu. İşin ilginç tarafı Bursaspor orta sahasından, defansından bir Allah'ın kulu çıkıp da bu futbolculara 'Dur nereye gidiyorsun' demiyordu!                                                                                                                                         

Ama bütün bu ahval ve şerait içinde Timsah'ın '1 numarası' muhteşem kurtarışlarla on numaralık bir performans sergiliyor, penaltı başta olmak çok sayıda gollük pozisyonu pençeleyerek Bursaspor'un bu zorlu maçtan çıkardığı 3 puanı adeta tek başına ellerinde tutuyordu.                                                                                                            XXX                                                                                                                                                                

Ne zamanki Hamza Hoca sahada boş gezenin boş kalfası gibi dolanan Faty ile Joshua John'a kement atıp yanına çekti, yerlerine Jorquera ile Sercan'ı gönderdi, işte o zaman oyuna hem hareket hem de bereket geldi. Jorquera'nın oyuna girdikten bir dakika sonra buluştuğu ilk topu Paşa'nın ağlarına göndermesi, adına futbol denilen bu oyunun cilvesiydi.                                                                                                                        

Unutmadan söyleyelim; İsmail'in kırmızı kartı nedeniyle Bursaspor oyunu bir eksik tabelayı bir fazla tamamladıysa bu bir anlamda taraftarın eseriydi.                                                                                                        

Seyirci ne yaptı demeyin? Teksas tribünü önündeki kaleye atılan penaltıda, ıslıklarla, sloganlarla Tunay Torun'un vücut kimyasını bozdu, Harun'un kurtarışında pay sahibi oldu.                                                                                                                                                       

Son Kayseri maçında olduğu gibi İsmail Konuk'un yaptırdığı penaltıya gelince... Oyunun bitimine 15 dakika kalmış, ruh halin bu işi galibiyetle bağlamaktan yana çalışır. Kafan da öyle.  O an, acele bir reflekstir. Takımın 10 kişi kalacağını düşünmezsin. Ya penaltı kaçarsa diye düşünürsün. Bunun için İsmail'e kimse maydanoz olmasın.