11 AĞIZDAN İSTİKLAL MARŞI

Mustafa ÖZKESKİN 26 Mart 2018 Pazartesi, 06:12

Milli Takım'ın son İrlanda Cumhuriyeti maçını sistem-taktik-umut-vaat-performans gibi futbol kavramları açısından analiz etmeyi başka bir yazıya bırakıp bugün farklı bir pencereden bakarsak, uzun yıllardır görmediğimiz bir tablonun göğsümüzü kabarttığını söyleyebiliriz...

Seremonide 11 Ay Yıldızlı delikanlı hep bir ağızdan bağırlarını yırtarcasına 'İstiklal Marşımızı' söylüyordu!

Ne var bunda demeyin?

Çok şey var!

Ulusal takım iskeletinin gurbetçilerden oluşturulması sonrası öyle iç acıtıcı görüntüler yaşandı ki onun için İrlanda Cumhuriyeti maçının fotoğrafı maneviyat açısından çok önemli...

Mesela; gurbetçi Sercan Sararer'in 2013'teki Belarus maçı sonrası Ay Yıldızlı formayla basın toplantısında kameraların karşısına tercümanla çıkması gibi!

Türk Milli Takımı'nda oynayan ama hiç Türkçe bilmeyen bir futbolcu...

Tam bir kara-mizah örneği!

Keza; İstiklal Marşımız okunurken Emre Mor'un sakız çiğnemesi gibi!

Fenerbahçe ve Bursaspor'da forma giyen, yıllarca ülkemizde top koşturmasına rağmen Türkçe'yi öğrenemeyen Colin Kazım'ın Milli Takım'da, ulusal marşımız okunurken boş gözlerle tribünleri seyretmesi gibi...

Türk yaptığımız Mehmet Auerelio sular seller gibi İstiklal Marşımızı bir çırpıda okurken, bizim Kazım 'günaydın' demeyi öğrenemedi!

Malum; lig maçlarında 1990'lı yıllara dek okunmuyordu. Bölücü terör örgütü PKK'yla olan çatışmaların 90'larda zirve yapmasıyla birlikte lig karşılaşmalarının başlamasından önce tribünlerden, 'Kahrolsun PKK', ardından 'Şehitler ölmez, vatan bölünmez' sloganları atılması ve akabinde İstiklal Marşı'nın taraftar tarafından okunması bir adet haline dönüştü.

Bir süre sonra iş o kadar kanıksandı ki futbol hukukunda yer almamasına karşın stat yönetimleri tarafından lig karşılaşmaları öncesi banttan marş çalınmaya başlandı. İyi de oldu, en azından ele/güne/düşmana karşı birlik/beraberliğimizi gösteriyoruz.

İyi güzel de Süper Lig'de 14 yabancı serbestinin ardından takımların neredeyse tamamına yakını yabancılardan oluşuyor.

Sözgelimi; Konyaspor maçına 11 yabancı ile çıkan Galatasaray gibi. Adamlar bizim Colin Kazım gibi tribünleri seyrediyor ama en azından Emre Mor gibi sakız çiğnemiyor, saygı gösteriyor marşımıza!..

Bir anekdot ile bitirelim.

Bursaspor'un yeniden Süper Lig'e yükseldiği sezon... 3 İstanbullu'dan biri ile Bursa'da oynuyoruz. Tabii boyalı basının kulüp medya temsilcileri de Atatürk Stadı'nın basın tribününe teşrif etmişler.

İstiklal Marşı okunacak. Bütün stat ayağa kalktı. Önümde oturan yazılarından tanıdığım sosyalist ayaklarındaki İstanbullu iki gazeteci, hariç!

Dürttüm enselerinden...

'Birader, Bursa'nın Ufak Tefek Taşları okunmuyor, Milli Marşımız okunuyor, biraz saygı gösterin lütfen.'

Biri yılışık yılışık sırıttı.

Öbürü...

'Irkçı mıyız biz, niye devamlı marş okuyoruz? Futbolla marşın ne alâkası var?' dedi.

Dilimizin döndüğünce anlattık tabii kendisine, isteyen söyler, istemeyen söylemez ama milletin değeridir bu, en azından saygı gösterirsin...

Baktık laftan anlamıyor. Elimizdeki Uludağ limonata dolu bardağı kafasına geçirince, anladı arkadaş!

Maçı seyretmeden İstanbul yolculuğuna erken çıktılar!..