11 yeni ruh şart!

Mustafa ÖZKESKİN 04 Haziran 2018 Pazartesi, 03:20

Bursaspor'da Ali Ay yönetimi, seçimi kazanmasının hemen ardından yeni teknik direktörün ismini erkenden ilan etmek ile hem erken davrandı hem de doğru yaptı... Ancak öncelikle hurdalık haline gelen futbolcu malzemesini ıslah etmek ve onları Bursaspor'un tarihsel çizgisine çekmek‚ yenilenme hareketinin ilk kilometre taşı olmalıydı. Revizyonu hocaya bırakmak yerine onun eline tutuşturulacak temizlik listesi daha işe yararlı olup en azından yeni teknik adamı 'önüne geleni süpürüyor' zannından kurtarır bir yöntem oluşurdu...

Kapı önüne konan adamların kulüp bulamamaları durumunda geri dönüp yönetime 'gönderin gitsin' raporu veren bir teknik adamla çalışmak zorunda kalışını bir düşünün!

İstenmeyenle/istemeyeni ya da oynayacakla/oynatacak olanı karşı karşıya getiren böyle bir ortamdan nasıl sağlıklı bir çalışma ürünü ortaya çıkar ki?

XXX

Mesela Samet Aybaba'nın imza sonrası 'Stancu'ya olan hayranlığını' dile getirip takımda kesinlikle kalmasını istemesi biraz tuhaf değil mi?

Sevgili hocamız Ocak 2017'de gelip Bursaspor formasıyla 31 maçta toplamda sadece 8 gol atan 33 yaşındaki bir santrfordan Gomis gibi 'gol kralı' yaratmayı mı düşünüyor acaba?

Tribünlerdeki taraftardan tutun da yeni yönetim ve Yeşil Beyazlı gazeteci kitlesi bilmektedir ki Bursaspor'u temsil etmek için geçen sezon sahaya çıkan takımdan yedi/sekiz kişi bırakın futbolun en incesini oynamak‚ en basit stopu ve driplingi yapamayacak düzeyde hamdır.

Batalla gittiğine göre Harun-Aziz Behiç-Titi-Shehu ile idare eder kapsamına giren Yusuf Erdoğan ve Ertuğrul Ersoy'un dışında mevcut kadroda Bursasporlu futbolcu diyebileceğiniz tek bir kul var mı?

XXX

Uzun yıllar Türkiye'nin hatırı sayılır teknik oyuncularını bünyesinde barındıran Bursaspor şimdilerde adam olarak en fakir dönemini yaşamaktadır. Özlüce'ye takımın yeni patronları olarak adım atanlar 'İşin başına Aybaba'yı getirdik, o her şeyi halleder' diye düşünüyorlarsa yanılırlar! Çünkü sistem ve taktik işlerliğini sahada yapacak kalitede futbolcun yoksa‚ onların başına hangi yetenekte teknik direktör getirirseniz getirin sonu hüsrandan öteye bir şey olmaz!

Bir futbolcu giydiği formanın içine sadece bedenini sokuyorsa, renk aşkını gönlünden, beyninden siliyorsa, meşin yuvarlağı sadece para için kovalıyorsa takım ruhunu kaybetmiş demektir. 2010'daki şampiyonluk sezonunda 'takım ruhu' olan Bursaspor, başta takipçisi F.Bahçe olmak üzere parası olan diğer büyükleri yerle bir etmedi mi?

Demek istediğimiz o ki 2 sezondur camiaya, 'kan kusup kızılcık şerbeti içtim' dedirtenlerin ruhuna birer Fatiha okuyup, Bursaspor'un geleceği adına tez elden '11 yeni ruh' aramaya başlanmalı.

Marifet onları bulmakta; tabii bu ülkede kalmışsa!..