‘25. hafta’nın sırrı(mı)?

Mustafa ÖZKESKİN 29 Mart 2017 Çarşamba, 07:26

İnceleme-Araştırma

Süper Lig'de 25. hafta sonrasında verilen milli maç futbol molası bitti. Türk futbolunu zorlu maratonda artık kesintisiz nefes nefese 9 etaplı mini bir lig bekliyor.

Şampiyonluk yarışı, Avrupa Kupaları'na katılma ve de kümede kalma savaşı...

Geriye doğru 9 haftalık koşuyu en az kaybederek tamamlayanlar hedefi bulacak.

Bir futbolseverin en çok merak ettiği soru hiç şüphe yok ki şu:

Kim şampiyon olacak?

Kalan 9 maçı değerlendirmek yerine gelin bugün biraz fantezi yapalım. Mesela, şöyle bir geriye dönüp, son 21 sezonu tarayalım. Ligin zirvesinde neler yaşanmış, onlara göz atalım ama öncelikle bir hatırlatmada bulunalım.

Anahtar rakam 25...

Yani Süper Lig'de geride bıraktığımız son hafta.

Şimdi, 25 rakamından yola çıkıp, ligin 18 takıma çıkarıldığı 1994-95 sezonundan günümüze kadar gelen sürecin çarpıcı ve şaşırtıcı tablosuna bakalım.

XXX

Belki bir tesadüf ama geçen bu 21 yılda, 25. haftada klasmanın ilk sırasında yer alan takım 17, ikinci basamaktaki ise 4 kez şampiyonluğa ulaşmış.

Mesela; 25. haftayı lider tamamlayan Bursaspor'un, Fenerbahçe'nin bir adım önünde ipi göğüsleyip şampiyon olduğu 2009-2010 sezonu...

Ve play-off'un uygulandığı 2011-12 hariç son 6 sezonda 25. hafta tılsımı hiç bozulmamış!

İşin ilginç yanı ise sıralamadaki üçüncü takımın hiç şampiyon olamayışı?

21 yıllık süreçte ortaya çıkan şaşırtıcı bir ayrıntıyı daha verelim:

İkinci olan takımların şampiyon olduğu senelerde ilk iki arasındaki puan farkı sadece bir ya da eşit!

Şimdi gelin; bu verilerin ışığı altında Süper Lig'deki mevcut sıralamayı esas alıp, bir öngörüde bulunursak Beşiktaş'ın şampiyonluk şansı yüzde 73, Medipol Başakşehir'in ise 27...

Eğer ilk iki takım arasındaki 2 puan farkını (2009-10'daki Bursaspor-Galatasaray tablosu) dikkate alırsak Beşiktaş'ın şampiyonluk ihtimali yüzde yüz!

 XXX

21 yılı kapsayan verilerin oluşturduğu tabloda her şey rakamlara dayanıyor, işin sağlamasını yaparak kesin bir hükme varmak şüphesiz imkânsız.

İstatistik, bir durum ya da süreci ölçmek için veri toplanması ile bu verilerin sayısallaştırılarak yorumlanması işidir. Analiz ise bir bütünün işleyişini kavrayabilmek için parçalarına ayrılması ve parçalar arası ilişkilerin incelenmesi çalışmasıdır.

Futbolda analiz; takımların, oyuncuların ve maçların sağlıklı değerlendirilebilmeleri için yapılır ve geçmişin ışığında geleceğe dönük bir bilgilenme aracıdır. İstatistik ise çeşitli analiz yöntemlerinden, sayısal ölçümlere dayalı olanıdır ve ancak doğru akıl yürütmelerle kurulan bir analizin içinde anlam kazanır.

İngilizler 'İstatistikler yalan söylemez' derken, Amerikalılar ise 'İnançsızlar istatistik kullanır' yorumunu yapar. Biz ikisinin karışımından yola çıkıp sözü bizden bir deyişle noktalayalım:

'Fala inanma ama falsız da kalma...'