​Göğsü doldu cebi şişti!

Mustafa ÖZKESKİN 13 Kasım 2015 Cuma, 08:53

ŞÜKÜRLER olsun Bursasporlu artık göğsünü gere gere dolaşabilir. Üç sezondur bu bölgedeki reklamı işi biraz kesat giden kulüpte Yeşil Beyazlı formanın bağrına 1 milyon 250 bin liraya mührünü basan Marmarabirlik'e alkışlar.

Malum; sezon başından bu yana aralıklı olarak Büyükşehir Belediye'ye ait şirketlerin tek maça mahsus reklamları idare eden Timsah'ın formasını 'Zeytin Kooperatifi' markası süsleyecek artık.

Lig'de 11 hafta itibarıyla Trabzon, Akhisar, Kasımpaşa, Gençlerbirliği ve Kayseri'de formalar henüz boş! Oysa formada göğüs reklamı, 30 yılı aşkındır, dünyada futbol folklorunun ayrılmaz parçası.

XXX

Geçen yıl Avrupa'nın 6 Majör Ligi'nde forma reklam gelirleri 520 milyon Euro'yu aşarken, Şampiyonlar Ligi'ndeki temsilcimiz G.Saray ancak geçen hafta doldurabildi göğsünü.

Formasının bağrına reklam alan ilk takımın, Uruguay'ın köklü kulübü Penarol olduğu biliniyor. Kurumlaşan göğüs reklamlı forma ticareti Türkiye'de 1977'de başladı. İlk uygulamalar iptidai ve komikti: Formaya teğellenmiş bezler 60'tan sonra sökülür, sarkardı! Top toplayıcıların yere düşen bezleri toplamak için sahaya girmeleri, hakemlerin o çocukları yaka-paça dışarı göndermeleri traji-komik sahnelerdi. Kasap, manav, havlucu, sobacı benzeri kentteki yerel küçük ölçekli müesseseler de formalara ilân verirlerdi.

XXX

Kendini bir nevi mili takım sayan Barcelona, uzun müddet göğsünü reklama tok tuttu. 2006'da UNICEF reklamıyla tabuyu kırdılar. Beşiktaş taraftarının gönlünde taht kuran Demba Ba, İngiltere'de oynarken finans kurumunun reklamını göğsünde barındırmayacağını söyleyip takımının kampına katılmamıştı Faizciliğin dinî açıdan kabul edilebilir olmadığını söylüyordu Senegalli Müslüman oyuncu.

Spor ekonomisi profesörü Breuer'in araştırmasına göre, bu reklamların pek fazla etkisi yok. Formadaki reklam ekranda 100 saniye görünüyorsa, seyirci onu ortalama 3 saniyeliğine algılıyormuş! Bize göre de resimdeki gibi reklam cümbüşlü formadansa 'göğsü pak forma en güzeli' ama işin şu ekonomik yanı olmasa...

 

GÜNEŞ'E BİR RUBAİDE BİZDEN

Beşiktaş maçı sonrası Şenol Güneş'in transferde Bursasporlu futbolcuların aklını çeldiği yolundaki iddiaları canlı yayında Ömer Hayyam'ın rubaisi ile yanıtladı:

'Karanlık aydınlıktan, yalan doğrudan kaçar.
Güneş yalnız da olsa etrafına ışık saçar.
Üzülme, doğruların kaderidir üzülmek.
Kargalar sürüyle, kartallar yalnız uçar.'

Bizde eski hocamıza yine Hayyam'dan bir rubai ile selam gönderelim:  

'Bu varlık denizi nerden gelmiş bilen yok;
Öyle büyük bir inci ki bu büyük sır delen yok;
Herkes aklına eseni söylemiş durmuş,
İşin kaynağına giden yolu bulan yok.'

XXX

MİKROFON ANILARI : SÜMER'İN ÇANTASI

Karadenizli'ye özgü müthiş bir zekânın ürünü haşlamalar, taşlamalar Temel ya da Dursun'lu fıkralar hepimizin malumu. İnce ironi içeren bu göndermeler en sıkıntılı anlarda yüzlerde bir tebessüm oluşturmasıyla yaşamımızın minik bir kesiti olmuştur. İşte son Trabzon seferinde dağarcığımıza eklediğimiz bir anekdot:

Vaktiyle Trabzon'da bir akıl hastası varmış Özkan Sümer'e hayran. Ünlü teknik adamın taklidini yapar, onun gibi yürür,  onunla aynı çantayı taşırmış.

Çarşıdan geçerken seslenmişler Sümer'e 'Hocam senin çantayı bizim deli de taşıyor' diye...

Cevap anında gelmiş: 'Ama hocanız çantanın yanında akılda taşıyor!'

Bizim meslekte bazıları da elinde kalem ya da mikrofon taşıyor, birilerini örnek alıp onlara benzemek istiyor ama beceremiyor...

Neden acaba?