​Hamzaoğlu olur mu?

Mustafa ÖZKESKİN 21 Aralık 2015 Pazartesi, 08:42

Futbola teknik direktörlük kariyerleriyle de damga vuran birçok isim genç yaşta önemli görevler üstlendi. 'Acaba olur mu' diyenlere cevabım; 'Neden olmasın?' 

Diego Simeone (Arjantin): 44 yaşında, teknik direktörlüğe 36 yaşında Racing'de başladı, bir yıl sonra Arjantin'in en büyük kulüplerinden River Plate'in başına geçti, 41 yaşında da Atletico Madrid'in...

Jose Mourinho (Portekiz):30 yaşında Sporting Lizbon'da 'yardımcı antrenörlük' ile teknik adamlığa başladı. 37 yaşında Benfica'nın, 39 yaşında Porto'nun, 41 yaşında Chelsea'nin, 45 yaşında İnter'in, 47 yaşında Real Madrid'in hocası oldu.

Jürgen Klopp (Almanya): 34 yaşında Mainz 05'te teknik patron oldu, 41 yaşında da Borussia Dortmund'un...

XXX

Hamza Hamzaoğlu (Türkiye): 38 yaşında Malatyaspor'da teknik direktörlüğe başladı, 41-43 yaşında Akhisar''da parlak bir kariyer yaptı, 43 yaşında Türk Milli Takımı'nda Fatih Terim'in yardımcısı, 44 yaşında da Galatasaray Teknik Direktörü oldu. 45'inde Bursaspor'a geldi.

Yukarıdaki hatırlatmaları, Bursaspor Yönetimi'nin hoca tercihinden sonra, başlayan 'Olur mu' tartışmaları sebebiyle yaptım; 'neden' olmasın?

Hamzaoğlu,  'varların' değil, 'yokların' kulüplerinde başarılı olan bir teknik adamdır. İzmir takımları, Denizliler, Aydınlar sürünürken, Akhisar'ı, koskoca Ege'nin Süper Lig'de tek temsilcisi yapan ve orada yüzde 85'lik bir oranla ikinci lig oyuncularıyla yürüyen kişidir.

XXX

Bilal Kısa gibi 10 yıldır çıkış yapması beklenen bir oyuncuyu,  ülkenin sayılı orta sahacılarından biri yaptı. Niasse gibi bir sokak arası Afrikalıyı 150 bin dolara alıp, bir sezon sonunda 6,5 milyon avroya sattı. Gekas gibi kendi ülkesinin bile artık bitti dediği adamı yeniden diriltti.

Ne var ki, daha Özlüce'ye ayak basmadan, 'polemik' girdabı dönmeye başlamış; takımın başına 'eli sopalı tecrübeli bir hoca' gerektiğini savunanlar onun yumuşak başlılığına, centilmen yapısına, toyluğuna dikkat çekip başarısız olacağı iddiasıyla daha şimdiden gelişine burun kıvırmaktalar. İnancım o dur ki; taraftar ve medya ona tolerans ve zaman tanırsa böyle düşünenler göreceksiniz yanılacaklar.

Bize göre hocanın en büyük dezavantajı ise; camia ile bütün bağlarını koparmış, her an görevi bırakacakmış gibi emanetçi izlenimi veren bir yönetim döneminde iş başına getirilmesi, teknik ve idari bazdaki hatalar sonucu kişiliklerini kaybeden futbolculardan kurulu bir takımı teslim almasıdır.