9 HAFTADA 7 VEDA!

Mustafa ÖZKESKİN 26 Ekim 2017 Perşembe, 06:00

Ümit Özat (Gençlerbirliği), Bülent Uygun (Osmanlı), Ertuğrul Sağlam ( Y.Malatya), Rıza Çalımbay (Antalya), Erkan Sözeri (K.Karabük), Ersun Yanal (Trabzon) ve Mustafa R. Akçay (Konya)...

Süper Lig'de 9 haftalık süreçte kulüpleri ile vedalaşan teknik direktörler... Türkiye'nin bir teknik adam öğütme merkezi olduğu çok zamandır biliniyor. Bir takımda birkaç sezon üst üste çalışan hocayla karşılaşıldığında 'Yüzü eskidi, artık yenisi gelsin' anlayışı bizim teknik adamlara bakışımızı yansıtan bir başka veridir.

Ülkemizde kulüp başkanlarının 'teknik adam değirmeni' olduğu yıllardır bildik bir realite olmasına rağmen geçen yıl Yılmaz Vural'ın 24 saatlik süreç sonunda Gençlerbirliği'nden kovulmasına kadar pek itibar görmedi. Ne zaman ki işe son verme süresi 'günlük hale' getirildi; o zaman zihinlerde 'bu kadar da olur mu' diye şimşek çaktı!

Hocalık kıyımına bir katkım olsun diye7 hoca arasından rastgele seçtiğim Bülent Uygun'un yakın geçmişteki teknik direktörlük skalasını çıkardım üşenmeden...
Bakın...

Gaziantepspor: 4 ay 10 gün...

Sivasspor: 10 ay 7 gün...

Gaziantepspor: 29 gün...

Kayserispor: 3 ay 20 gün...

Elazığspor: 2 ay 14 gün...

Eskişehirspor: 1 ay 29 gün...

Son 3 ay 15 günlük Osmanlıspor sürecini kenara koyarsak, çalıştığı kulüplerin
hepsi de yoğun transfer harekâtları sonrasında ya düştü, ya da düşmenin eşiğinden hoca değişikliği ile kurtuldu!

Görevden ayrılan diğer hocaların skalaları da benzer bir görüntü veriyor bizlere...

Bu durumda her ayrılık sonrası mağdur gözüyle baktığımız 'teknik direktörleri' farklı bir cepheden analiz edelim.

Asaletli duruş sergileyenlere asla bir lafımız yok. Kaypaklara inat hâlâ dimdik duranlara da... Onca haksızlığa uğrayıp da sistemin soysuzluğuna yenilmeyen isimleri 'tırnak içinde' duran nice teknik adamlar tanıyorum.

Bakıyorum da vurulana kadar meslektaşlarının altını oyanlar, vurulup yere düşünce mağdurların avukatlığına soyunuyor.

'Eğitim şart' diyorlar ya, bu slogan bile ayaklar altına alınıp paspas yapıldı!

Eğitimin gerekliliğini tribünlerde, yöneticilerde, başkanlarda, futbolcularda arıyoruz da!..

İşsiz kaldıklarında televizyonlarda yorum yapan, gazetelerde köşe kapan teknik adamlarda niye aramıyoruz?

Bazı teknik direktörlere Türk futbolunun ihtiyacı var olabilir ama bazılarının da dik duruşa ihtiyacı var.

Çünkü onlar kendilerine yapılmasını istemediklerini başkalarına yaptılar!

Şimdi kapı önüne konunca sızlanıp yakınıyorlar.

Mesele, komşusunun evi yanarken 'Bana ekmek kapısı doğdu' diye el oğuşturanların, kendi evi yandığında ağlamaya hakkının olmadığı meselesi!..