Adı milli özü mahalle maçı

Mustafa ÖZKESKİN 27 Kasım 2015 Cuma, 09:15

143 yıl önce insanlık tarihindeki ilk milli futbol maçı oynandı. İskoçya ile İngiltere arasındaki oyuna bugünün gözüyle bakarsak tipik bir mahalle maçı izlenimi ediniyoruz. İşte ayrıntılar...

Milli takımımız resmisi özeli ile yoğun bir maç trafiği içinde 2015'i tamamlayıp,  Fransa'daki Euro 2016'a katılacak olmanın sevincine, coşkusuna ortak etti Türk insanını... Milli maçlar dünya coğrafyası üzerindeki her ülke için farklı bir anlam taşır. 3 gün sonra 30 Kasım... Bundan 143 yıl önce 1872'nin aynı gününde İskoçya ile İngiltere arasında insanlık tarihinin ilk milli maçı oynanıyordu. Futbolun mucidi olarak Tarihte futbolun mucidi olarak İngilizler'in gösterilmesine vesile olan ve 4 bin seyircinin izlediği karşılaşmada kurallar ve standartlar çok gevşekti.

Mesela meşin topun resmi ağırlığı henüz saptanmamıştı. İki yan direkli kaleler havadardı; üst direk 1882'de takılacak, ağ 1892'de gerilecekti.

XXX

Faul çıtası çok yüksekti, şarj ölçüleri güreştekinden çok da farklı değildi. Stres kırığı, çapraz bağ gibi terminolojiler kimsenin umurunda değildi, birbirlerinin kaval kemiğine dalıyor, ses etmeden kalkıp devam ediyorlardı.

Orta hakemlik bir yıl sonra tesis edildiği için iki takım da birer yardımcı hakem getiriyordu ama kararları takım kaptanları veriyordu, ancak anlaşmazlık durumunda yandaki hakemler çağırılıp danışılıyordu. Topu alan, kaptırana, devrilene ya da sıkı bir tekmeye yakalanana kadar sürüyor, kaleyi gördü mü de abanıyordu.

Devre arası ve saha değişimi henüz 1875'te icat edileceğinden, maça ara verilmiyordu, yani kesintisiz devam!

XXX

Maçın ilk yarısında İskoçya'nın bir şutu gol gibi göründü. İstişarelerde bulunmak üzere kenardan hakem çağrıldı, İskoç hakem William Keay topun çizgiyi geçmediği kanaatinde olduğunu söyleyince 'Tamam' dediler, oyun golsüz bitti.

8 Mart 1873'te Londra'daki rövanş da golsüz sona erecek, 7 Mart 1874'te yine Glasgow'da yapılan üçüncü maçı ise İskoçya 2-1 kazanacaktı.

Bütün bu veriler altında dünya tarihinin ilk milli maçına bugünün gözüyle bakarsak, ülke insanımızın hiç de yabancısı olmadığı 'mahalle maçı' lezzetinde olduğunu söyleyebiliriz.

 

SÖYLE SÖYLEYEBİLİRSEN!                                                             

Ülkemize gelen yabancı oyuncuları tek isimli biliyor, onlara o adıyla sesleniyor, öyle yazıyor, söylüyor ve de çağırıyoruz. İşin doğrusu öyle değil. Özellikle Portekiz, Latin Amerika, Afrika kökenli oyuncuların öyle uzun isimleri var ki; söyle söyleyebilirsen...

Rekor 34 harfle Kasımpaşa'nın Venezuellalı oyuncusu Yonathan Alexander Del Valle Rodriguez'e ait...

İlginçtir ilk 10'da tam 5 Bursasporlu var.

İşte onlar:

  • Perulu Luis Jan Piers Advincula Castrillon...
  • Şilili Cristobal Andres Jorquera Torres...
  • Portekizli Josué Filipe Soares Pesqueira...
  • İspanyol Joan Isaac Cuenca López...
  • Kamerunlu Dany Achille Nounkeu Tchounkeu...

MİKROFON ANILARI : KOCAKAFA ÜMİT

Ümit Özat...
Gençlerbirliği, Bursaspor ve Fenerbahçe'de kaptanlık yapmış, milli takımda pazubant takmış özü sözü bir dobra bir yapıya sahip. Dağarcığı anekdot dolu. O anlatıyor, ben not alıyorum...

Çocukluğumda mahallede, okulda arkadaşlar bana 'Kocakafa' derdi. Sezon 96-97... Gençlerbirliği'nde ilk yıllarım, İstanbul'da G.Saray ile oynuyoruz. Maçın henüz başı, Hagi çok sert bir şut çekti, top kafama çarptı bizim ağlara gitti! Demek kafam büyükmüş diye düşünürken skor tabelasına baktım şaşırdım;

'Gol: Ümit KK' yazıyor...

Sahada Karan ve Davala ile birlikte 3 Ümit var ya; demek ki benim lakabım olan 'Kocakafa'yı öğrenmişler 'KK' kısaltması yaparak yazmışlar dedim.

İkinci yarıda Ümit Karan bir gol attı, tabelaya baktım; 'Gol: Ümit K' yazıyor. Anında jeton düştü bende.  Benim için yazılan 'KK' aslında 'Kendi Kalesine'yi ifade ediyordu!  Soyunma odasında anlattım, millet yerlere yattı.