Ağlamayı bırak çöz!

Mustafa ÖZKESKİN 29 Haziran 2018 Cuma, 06:41

Bursaspor'da akıl almaz olaylar yaşanıyor. Yıllar önce bakkalın, manavın, bakliyatçının, kasabın kulüpten alacak kuyruğuna girdiğini, maç günleri bilet gişeleri önünde eli çantalı görevlilerin tahsilât için toplanan hâsılatı beklediğini, deplasmanlarda kafilenin otellere kabul edilmediğini duyduk hatta çoğuna da tanık olduk.

Bu ve buna benzer trajikomik olayların tarihe karıştığını düşünürken bakın günümüzde neler oluyor?

Kongreden zaferle çıkan çiçeği burnunda yönetimin (asil/yedek 8 eski yönetici var) 1 ay içinde düştüğü ve de Bursaspor'u düşürdüğü durumlara bakar mısınız!..

XXX

Mesela geçen sezon sonuna doğru futbolcular padişahlık dönemindeki 'Kabakçı Mustafa' gibi isyan edip başkana/yönetime posta koydular antrenmana çıkmadılar ya!..

Peki, bunun bedeli ne oldu, isyancılara karşı nasıl tavır kondu bilen var mı?

Hadi parasızlıktan yurt dışı kampının iptalini anlarım da kulübün otobüsüne haciz gelmesine, yabancı futbolcuların kulübe peş peşe ihtarname çekmesine ne diyeceğiz?

Hani şarkıda söylendiği gibi 'Yazsam olmuyor, yazmazsam olmaz' misali sussak da olmuyor susmasak da!

Ey medyaya, 'Para yok, pul yok, borç çok' diye ağlayan Bursaspor başkanı/yöneticileri, 'yeter artık!', siz "çare üretmek için, sorun çözmek için mi" göreve talip olup geldiniz, yoksa "şikâyet etmek ve ağlamak, geçmişte yanlış yapmış yönetimleri suçlamak için" mi?

XXX

Mali kongre ve Divan Kurulu toplantılarında perdede/mikrofonda borç/faiz kıskacını rakamlarla anlatan sizler değil misiniz? Bilmediğiniz bir tablo mu önünüze çıktı da seçildikten sonra neden durmadan ağlıyor, şikâyet ediyorsunuz? Kulüp personelinin maaşlarının bilmem kaç ay geriden gelip ödendiğini sizler söylemediniz mi?

UEFA'dan 'ceza yeme' korkusuyla futbolculardan 'Paralarımızı aldık' anlamına gelen yalancıktan temiz belgeleri alıp gönderdiğinizi açıklayan sizler değil misiniz?

Sen Bursaspor'sun 'Türkiye'nin 5 Büyük' takımından birisiyim diye övünüyorsun ki öylesin; 'küçüleceğine, sponsor bul, büyü' çözüm budur...

Küçülmek, 'Hayatımızı evimizde değil, Özlüce'de geçiriyoruz' diyerek ağlamak değil!..