Mustafa ÖZKESKİN 25 Mart 2016 Cuma, 09:23

YILLARDIR izliyoruz... Milli takımlar ya da kulüpler bazında Uluslararası turnuvalardaki her sportif başarısızlığın ardından televizyonlardaki futbol programlarında tartışmanın tıkandığı yerde 'sorun altyapı eğitiminde' denilip çözülüyor bütün problemler! Şüphesiz haklılık payları var.

Mesela; Başkan Ali Ay'ın 'Alt yapıdan her sene 4-5 genç üste çıkmazsa sorumlu yöneticiyi gönderirim' gibi hiç de hoş olmayan bir üslupla dikkat çektiği açıklaması yine de umut verici. Alt yapıdan gelenleri A takımda oynatmak aslında 'sabır' ve 'risk' işi. Tutarsa kulüp kazanıyor, tutmazsa hoca yanıyor. 1980'li yıllarda Bursaspor, futbolun en görkemli günlerini 'Kendi çocuklarıyla' yaşamıştı. Rahmetli Gündüz Tekin Onay'ın 17 yaşındayken kaleyi teslim ettiği Eser Kardeşler gibi nice örnekler var tarihte.

Kaleperoviç'in kol kanat gerdiği, Ömeragiç'in 'piliçlerim' diye nitelediği, Necmi Güzey, Hasan Bora ve Özmettin Erkut gibi Bursa kökenli hocaların Türk futboluna hediye ettiği  Sinan Bür, Kemal Batmaz, Beyhan Çalışkan, Erdinç Kayan, Sedat Özden, Semih Yuvakuran, Taygun Erdem, Yalçın Gündüz, Salih Salimoğlu, Ergin Parlar, Gürsel Hattat ve diğerleri bu kentin suyunu içip, ekmeğini yiyerek büyüyen 'Altın yapının' Yeşil Beyaz sevdalısı çocuklardı.

Bugünün alt yapısındaki gençler, eğer yarınlarda Bursaspor'un 11'ine abone olup, süksesini yaratmak istiyorlarsa, işte bu isimleri iyi incelemeli. Vakıfköy'de çalışırken her an kendini üst yapıya çağrılacakmış gibi hissetmeli. Boş zamanlarında A takımın Özlüce'deki antrenmanlarında ağabeylerini onların duygularıyla takip etmeli. Hatta geceleri yatıp kalkarken bile rüyalarını Yeşil Beyaz forma süslemeli...

ALKIŞLAR KARACABEY CRAZY

Futbolda üste bakmaktan alt tarafı ihmal ettiğimiz yolundaki eleştiriler yerden göğe haklı. Takıldık Bursaspor'un peşine gidiyoruz, kentin futboldaki ana damarı amatörde yaşanan güzellikleri yansıtmaya fırsat bulamıyoruz.

Mesela Karacabeyspor Belediye...

Bursa Süper Amatör Ligi A Grubu'nda şampiyon oldu, şimdi Bölgesel Amatör Lige çıkmak için Play-Off mücadelesi verecek.

Passolig belası yüzünden Süper Lig'de dahi maçlar boş tribünlere oynanırken her hafta 5 bin kişilik ilçe stadını hınca hınç dolduran Crazy Grubu'nun(Çılgınlar) emeği çok büyük bu başarıda.

Timsah'ın ülkeye nam salmış o müthiş tribün gücü Teksas'ın benzer bir  versiyonu olan grubun maçlarda sergilediği müthiş görsel şovlar gerçekten izlenmeye değer.

Aynı tempoda Play-Off'ta da devam Crazy Boys...    

MİKROFON ANILARI: YAKIŞIKLI ÇİRKİN

Semih Yuvakuran... Yan sütunda sözünü ettiğimiz Bursaspor'da 'Altın yapının' temsilcilerinden. Bursaspor'daki müthiş performansı onu Mirza Seydic takası ile G.Saray'a taşıdı. Derwall yönetiminde A Milli takımın vazgeçilmez sol beki oldu. 'Futbolcu kaçırmanın' moda olduğu dönemde Fenerbahçe gece yarısı operasyonuyla Semih'i kaçırıp renklerine bağladı. Allah vergisi yakışıklılığı ile ünlü futbolcu anlatıyor...

'1990'da Foto Spor gazetesinin düzenlediği yarışmada okurlara 'En yakışıklı' ve 'En çirkin' futbolcu sorusu yönetildi. Yakışıklı futbolcu adayları arasında ilk 3'te benimle birlikte Metin Tekin ile Ali Gültiken vardı. En çirkin adayların başında ise Beşiktaşlı Recep Çetin gösterilmişti. Milli takım kampındayız...'Takoz' lakaplı büyüğüm sağ bek, ben de sol bek oynuyorum. Recep ağabey ilk idmana çok sinirli geldi.

Biz daha 'nasılsın' demeden patladı: 'O gazeteyi mahkemeye vereceğim, sürüm sürüm süründüreceğim!' Biz 'boş ver kafana takma, dert değil' diye mırıldanırken, 'Sarı Fırtına Metin' müthiş bir hatırlatma yaptı.

-'Hâkime ben çirkin değilim mi diyeceksin? Hâkim seni görünce ilk duruşmada davayı kaybedersin!'

Recep dava açmaktan vazgeçti!...