Altyapı hikâyesi!

Mustafa ÖZKESKİN 27 Mart 2017 Pazartesi, 08:53

Başkan Ali Ay'ın geçen hafta içindeki açıklamalarına göre, değişen tüzük gereği altyapıda 'Sportif Direktör' kavramının hayata geçirilmesi amacıyla düğmeye basılmış.

Yıllardır takip ederim; Bursaspor'da yönetime talip olan tüm adayların seçim bildirgelerinde 'Altyapıya gereken önemi vereceğiz' vaadi ilk sırayı alır. Bu kavram sadece Bursaspor'da değil, ülkenin tüm liglerinde göreve gelen yönetimlerin yuvarlak masa etrafında toplandıkları ilk oturumda medyaya atılan nutkun girizgah söylemidir...

Camialarına şirin görünmeyi düstur edinmiş kulüp yöneticilerini bir ölçüde anlayışla karşılamak mümkün de Milli Takımlar Sportif Direktörü Fatih Terim'in, Finlandiya maçı öncesi 14 yabancı özgürlüğünün altyapıları etkilemeyeceği görüşünü savunmasına ne diyeceğiz?

XXX

Hocamızın Türk futbolunda yabancı sınırlamasıyla ilgili öngörülerine katılan biri olarak bu projenin, altyapıya yönelik sıkıntıları da beraberinde getirdiği gerçeğini de göz ardı edemeyiz.

Şimdi Süper Lig'in ilk yarısı sonundaki rakamsal tabloya bakarak 'neden endişeliyiz' ona bir bakalım.

Bu sezonun ilk devresinde forma şansı bulan1996 ve sonrası doğumlu futbolcuların sayısı sadece 20! Bu oyuncuların sahada kaldığı dakikaların ortalaması 329... Gençlerin sahada kalma süresi toplamın içinde %2.3...

Sekiz kulüpte (Akhisar, Antalya, Alanya, Beşiktaş, F.Bahçe, G.Saray, G.Birliği, Osmanlı) 1996 ve daha sonrasında doğmuş tek bir oyuncu bile forma giyemedi.

XXX

Demek oluyor ki; kulüplerimiz Türk gençlerine güvenmiyor, gençleri tercih etmiyor. Altyapıya eğilmenin gerektiğini yıllardır her futbol adamı söylüyor da taşın altına elini koyan çıkmıyor.

Oysa biliyoruz ki; Bursaspor başta olmak üzere kulüplerin gelecek adına filizlenen genç futbolcuları var. Ama 19-21 yaş liginde mücadele ediyorlar. Yarışmacı ligde top koşturamıyorlar. Genç kategorilerde başarılarımız var ama bu futbolcular 21 yaş eşiğini geçemiyor genellikle...

Bir tek Terim yönetimindeki Ümitler bu makûs talihi yendi. Fatih Hoca Euro 96 sonrasında Galatasaray'a topladı ve Sarı Kırmızılı ekip ile Milli takımın sıraüstü başarıları geldi. 2003 Konfederasyon Kupası takımından bir şeyler olacaktı ama tutuculuk yakamızı bırakmadı, o çocuklara sarılamadık.

Özetlersek; altyapı nesiller boyu anlatılan ve anlatılacak bir hikâye...