Aman Avcı vurma bizi

Mustafa ÖZKESKİN 04 Ocak 2017 Çarşamba, 08:24

 

 

Akıl hastanesini ziyaret eden adamın biri yetkililere sorar: 'Bir kişinin buraya yatıp yatmaması gerektiğini nasıl anlıyorsunuz?' 'Bir küveti suyla dolduruyoruz' der başhekim...

'Bir kaşık, bir fincan ve bir kova verip küveti nasıl boşaltırsın' diye soruyoruz... Doktor, meraklı ziyaretçiye de sormak ihtiyacı hisseder:

'Siz olsaydınız ne yapardınız?'  'Ooo anladım' diye yanıtlar ziyaretçi...  'Akıl sağlığı yerinde biri kovayı tercih eder, çünkü fincan ve kaşık küçük.'  'Hayır' der doktor ve ekler:'Normal insan küvetin tıpasını çıkartır...'  Bu fıkradan çıkan sonuç:   'Akıl bize sunulanın dışında çözüm üretmektir...'                                                                                        

                                                       XXX                                                                                

 Fıkradan yola çıkıp sözü futbola getirirsek... Teknik adamlıkta ustalık, eldeki kadrodan iyi bir takım yaratmaktır...  3 forvetle çıktığın rakibin karşısında tesadüfen atılmış bir golle ya da kalecinin mucizeler yarattığı maçlarını ite-kaka, düşe-kalka tek farklı galibiyetlerle kapatan bir takımın hocası aklını kullanmış sayılmaz...

Sadece talihi yaver gitmiştir!Hani yaratıcılık? Hani kaliteli futbol? Hani göz zevki? Futbolda teknik direktörleri farklı kılan gerçekler vardır... Diğer kulüpler tarafından 'ikinci el varsayılan' yerliler ve de 'isimsiz-tanınmayan' yabancılarla kurulmuş bir ekibin başındaki teknik adam üst üste iki sezon takımını Avrupa yolcusu yapabiliyorsa...                                                                                                                                     İlk yarı sonunda dünya markası yıldızlarla donanmış 3 İstanbullu rakibinin tepesinden lige bakıyorsa...

Bu başarı 'tırnak içine' alınmalıdır...

XXX

Sözünü ettiğimiz isim son iki sezona ve ilk yarının başyapıtına imza atan Abdullah Avcı'dır...Futbolun doğasına olduğu kadar insanlığın doğasına uygun hareket eden biri olarak 'buz gibi golü sayılmasa bile' ne maçlardan sonra sızlandı ne de başarısını abarttı.Başakşehir gibi medyası taraftarı olmayan, maçlarını ıssızlıkta oynayan bir takıma Avrupa bileti kestirmek, Fener'i, Beşiktaş'ı, Galatasaray'ı şampiyon yapmaktan daha zordur. Futbolun içindeki gerçek sporseverin en çok konuştuğu...  Ama televizyonların en az konuştuğu adamlardan biridir Abdullah Avcı...

Spor programlarında sporun konuşulmadığı bir ülkede bunlar normal.                                                             İşte bunun için. Altında boy sırasına giren '4 Büyük'ü birer birer vuran Avcı'ya bizden alkışlar...