Ayıptır, yazıktır!

Mustafa ÖZKESKİN 10 Nisan 2017 Pazartesi, 06:43

Karabük maçında Ertuğrul Ersoy'a oyundan çıkarken tribünlerin gösterdiği tepki anlatılır ve de anlaşılır gibi değil. Futbolunun henüz baharında 20 yaşındaki bir gencin, yetişip filizlendiği yuvasında kendi seyircisi tarafından ıslıklanıp yuhalanması sonrası yanaklarına süzülen gözyaşları insafsızlığın resmidir. Ne yaptı da bunu hak etti bu çocuk?

Yaptığı iki ortada topu dışarı yollamış, adamını kaçırmış! İyi güzel de ofsayt gerekçesiyle sayılmayan buz gibi golüne ne diyeceğiz?

 Diyelim ki hata üstüne hata yaptı takımını yaktı.

Sövecek miyiz, dövecek miyiz?

 Ayıp değil mi, yazık değil mi?

Kuşkusuz ki, birçok duygu gibi 'insafsızlık' da insan tarihi kadar eskidir.

 XXX

Umulur ki, bilgi ve bilinç arttıkça bu tür olumsuz duygular akıl tarafından köreltilir ve insan daha gelişmiş bir varlığa dönüşür.

Ama bu sadece umulur!

Adına futbol denilen oyunda 'kazanma hırsı' insanın aklını, vicdanını köreltiyorsa bunun sonucu 'insafsızlık' artıyorsa bu noktada durup biraz düşünmek gerek.

Futbolun olmazsa olmaz paydaşlarından taraftarlığın en önemli katkısı, kendi oyuncularına ilham verip onları yüreklendirerek yukarı doğru itmektir.

O zaman insan kızmak, küfretmek, kendi oyuncusunu aşağı çekmek için neden taraftar olur?

Neden onca zahmete katlanıp stada gider?

XXX

Bursaspor taraftarının önemli bölümü geçmişte Mustafa Er, Orhan Alemdar, Okan Yılmaz, Bekir Ozan Has, Serdar Aziz, Volkan Şen gibi 'bizim çocuklara' yapılan benzer tavırları şimdilerde Ertuğrul Ersoy'a göstermekten geri durmuyor. Bir grup, pürdikkat ve ajite halde onun hata yapması için insafsızca aportta!

Hatalı bir pas, kontrolsüz bir orta, rakipten yenen bir çalım bu çocuğa yüklenmek için yetiyor da artıyor...

Oysa futbol bir yanıyla 'eksik tamamlama' oyunudur da. Hoca-futbolcu-taraftar üçgeninde, yönetim-medya desteğinde bu aktörlerin birbirine olan muhtaçlığını anlatır.

O nedenle varsa Ertuğrul Ersoy'un bir eksiği, bir taraftan o kapatmaya çalışırken, diğer yandan taraftarın da ona katkı sağlaması, yerine getirilmesi şart olan görevdir.