Bak dinle Sercan*  

Mustafa ÖZKESKİN 20 Şubat 2017 Pazartesi, 06:23

Bursaspor camiasının 'sembol' olma seçeneği sunduğu bir gençsin. Yıldız kriterlerini çocuk yaşta zorlayan, yakın bir geleceğin sembol adayısın. Aniden üzerine yüklenen şöhret yükünü az hasarla atlatmayı bir türlü başaramıyorsun.                                                                     

Şu gerçeği unutmayalım; bu ülkede yetenek öyle kolay yetişmiyor.                                             

Yaradan, seni futbol oynayıp gol atsın diye bu dünyaya yollamış ama sen hâlâ bunun farkında değilsin...                                                                                                             

Oynadığın yer öyle çok çalışılarak, çok seyrederek beceri kazanılacak bir yer değil. Gol bölgesinde oynayan futbolcu orası için doğmuştur. Sonradan santrfor olan sevgili hocan Ertuğrul Sağlam ve Ali Gültiken'den başka bir isim varsa bile ben bilmiyorum.

                                                                XXX    

Diyorlar ki...                                                                                                                                                           'Sercan golü unuttu!'  Yüzmeyi bilen bir adam 50 sene de geçse suya düştüğünde yine kulaç atıp ayağını yerden keser.    Golcüler de öyledir.  

  Mola veren olur da gol atmayı unutan bir golcüyü bilen var mı, ben onu da bilmiyorum. Hocan sana forma vermekte nazlanmıyor ama sen oynamaya nazlanıyorsun. Aklın işte, gözün hep oynaşta oldu. Allah vergisi futbolunla seyredene keçiboynuzu gibi tat verdin! Bir damla bal için bir ton odun yersin ya işte öyle. Bir damla futbolun için taraftara bir ton azap  çektirdin.

 Biliyoruz; tuzun kuru ama ne zamandır görüyoruz, oyundan çıkarken forman da kuru!                                                                                                                                                                    

  XXX                                                                                                                                              

Oyununda hareket var, bereket yok. 'Hem top ayağımda, hem canım cennette olmaz' düsturunu bir türlü öğrenemedin, ya da işine gelmiyor. Kredi kartından çok sarı ya da kırmızı kart kullanıyorsun...                   

 Bunca sevimsiz davranışlarına rağmen, 'taç giyen baş uslanır' diye bir ara koluna kaptanlık pazubandını taktılar ama nafile! 

 Şimdi ne olacak Sercan?

  Bu camia, çocuklarımız adam olacak, star olacak diye beklerken yakındır aile meclisi kararıyla ortadan toz olacaksınız! Sana da yazık, Bursaspor'a da... 

*   Bu yazı 23 Ağustos 2011'de kaleme alınmıştır.  ..Ve Sercan Yıldırım önceki gün bilmem kaçıncıya yine kadro dışı kaldı.