BAŞIM BELADA!..

Mustafa ÖZKESKİN 19 Şubat 2018 Pazartesi, 06:09

Karşılaşma öncesi oynanan diğer maçlara baktığınızda Konya, Osmanlı, Alanya gibi Bursaspor'un hemen altında sıralanan takımların haftayı kayıplarla kapatması,  Malatya galibiyetiyle rakibinizi altınıza almanızın ötesinde hanenize 3 değil çok puan yazdıracağınız gerçeğine işaret ediyordu.                                                                                                       

Bu faktörü dikkate alan Bursaspor, acelesi olan insanların telaşı ve de çabukluğuyla sanki zamanla yarışırcasına başladı oyuna...                                                                                                                          

Yüksek temponun yanı sıra, alışılmışın dışında 7 haftadır görmediğimiz özel ve özgün bir kazanma hırsı da vardı 3 hafta aradan sonra takımının başına geçen Batalla komutasındaki Yeşil Beyazlı oyuncularda.                                                                       

 XXX                                                                                                                                                 

Evet, Bursaspor istekli/coşkulu/baskılı/tempolu oynadı ilk yarıyı ama bu canlı futbolunun gerektirdiği sayıda pozisyona sahip olamayınca golü bulamadı bu devrede.                                                                                                                                         

Bunda en büyük etken Barış-Delarge ikilisinin sağdan bindirmeleri, topu rakip ceza alanına indirmelerine karşılık, solda rakibe basıp ancak topa basmayı ihmal eden Aziz ile Yusuf'un düşük performanslarıydı...                                                                                          

Timsah ikinci devreye de yüksek tempo/yüksek konsantrasyon/yüksek kazanma hırsıyla girdi. Sarı Kırmızılı rakip değil atak yapmak, pozisyon üretmek ya da direnmek; nefes alacak durumda bile değildi. 

Bursaspor göz açtırmıyordu konuğuna...                                                                                          

Meğer bu baskı göz boyamaya yönelik yani sanalmış; çünkü 15 dakika sürdü!                                        XXX                                                                                                                                                   

Gene bildik savsak/amaçsız/ruhsuz futboluna dönüş yapan Le Guen'in öğrencileri 'Yeni Malatya' karşısında 'Eski Timsah'ı izletiyordu sevenlerine!                                                                                          

Maçın kalan üçte ikilik bölümünde ne atak, ne pozisyon, ne şut, ne de gol adına hiç bir becerisi olmadığı gibi, rakibinin eline de üzerinde 'İntiharımdan kimse sorumlu değildir' yazan kâğıt parçasını uzatarak Harun'un kalesini ziyarete açıyordu.                                            

Bir puana 'âlâ' diyen Erol Bulut'un takımı 'Oh ne Mualla' diyerek evine 3 puanla dönemediyse Malatyalı oyuncuların bunları değerlendirecek beceride ve uyanıklıkta olamayışının eseridir.                                                                                                                                                                

Son söz: 'Gelen ağam-Giden paşam' hüsnü kabulünü gösterirsen; ister istemez 'Başım Belada' şarkısını söylersin!..