BAŞKAN DIŞARI YÖNETİM İSTİFA!

Mustafa ÖZKESKİN 22 Mart 2018 Perşembe, 06:00

'Aşk ve nefret arasında ince bir çizgi vardır' derler ya, taraftar psikolojisi de aynen öyle. Bunun en canlı en taze örneği cumartesi günü Bursa-Sivas karşılaşmasında yaşandı. Yeşil Beyazlı tribünler mücadelenin son çeyreğine kadar Timsah'ı olağanüstü bir biçimde destekliyor adeta sahaya inip omuzluyor...

Ancak ne zaman ki 75. dakika itibarıyla Sivasspor akınları sıklaşıp, Harun'un kalesinde tehlike üstüne tehlike yaşanıyor işte o andan itibaren ibre tersine dönüyor ve tepkiler başlıyor...

Önce klasik teknik adama yüklenme: 'Le Guen istifa!'

Ardından patlama noktası: 'Başkan dışarı, yönetim istifa!'

Fotoğrafta görüldüğü gibi stadı terk etmek üzere ayağa kalkan Başkan Ali Ay bazı yöneticilerin engellemesi ve de Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş'ın ricasıyla geri dönüp yerine oturuyor ve maç bitiyor...

Sportif başarısızlıktan sonra teknik direktörün istifaya davet edilmesi bir ölçüde kabul edilebilecek bir konu (ki bizde bunun da suyu çıkmış durumda)...

Gerçi şu günlerde statlarda istifası istenen başkan sayısı (Fenerbahçe, Trabzon, Antalya, Alanya, Konya, Karabük) hiç de az değil hani!

Ancak her şeyden sonra 'yönetim istifa' demek son derece abes kaçıyor.

İngiltere'de Morinho yönetimindeki Manchester United geçen hafta sahasında Sevilla'ya yenilerek Şampiyonlar Ligi'ne veda etti. Örneğin; hiç üst üste birkaç yenilginin ardından Old Trafford'da tüm Manchester United taraftarının bir ağızdan yönetimi istifaya çağırdığını hayal edebiliyor musunuz?

Şu da bir gerçek ki Türkiye'de bir kulübe yönetim bulmak son derece zor bir olay, bu nedenle yönetimi istifa ettirmek de ağza sakız olabilecek basit bir konu değil. Özellikle son yıllarda birçok kulübün anahtarı (Mersin, Gaziantep, Kocaeli, Sakarya, Ordu...) talip bulunamadığından o kentin belediye başkanı veya valisine verildi.

Büyükşehir Belediye Başkanı Erdoğan Bilenser başkanlığında '29 Dev Adam'dan oluşan Bursaspor yönetiminin nasıl kayyuma kaldığı unutulmamalı...

Yönetimlerin amacı uzun vadede kulübü başarıya ulaştıracak çözümler üretmektir ve taraftar ancak belirli bir zamanın ardından yönetime karşı memnuniyetsizliğini dile getirebilir. Ancak takımı sırat köprüsünden geçerken Yeniçeriler gibi kelle istemek kimseye bir şey kazandırmaz.

Tabii bu olayda kulüp yöneticilerinin de suçu yok değil!.. Türkiye'deki yöneticiler, Avrupa'daki meslektaşlarına oranla takımlara daha fazla karışıp teknik kadronun üzerinde büyük baskı kuruyor. Başarısızlıkta topun ağzına önce 'teknik adam' konuyor ardından da sıra 'yönetime' geliyor...

Başkan Ay'ın her maç öncesi taraftara 'maça gelin' diye çağrıda bulunması gibi; kalabalık tribünler önünde oynamak iyi de... Beklenti karşılanamayınca o tribünlere mahcup olmak, hatta oradan ıslık duymak da var.

Nitekim Bursaspor, Sivas maçının son çeyreğinde kalesinde sıkıntı yaşamaya başlayınca tribünler de daralmaya başladı ki en kötüsü budur. Çünkü en ağır eleştiriden bile net ve keskindir taraftarın kızgınlığı. Onarması için birilerinin kırılması gerekir.

Özetlersek; yaşananlar çerçevesinde Bursaspor'da günah keçileri bellidir!..