Başkanın işi zor!

Mustafa ÖZKESKİN 01 Haziran 2018 Cuma, 02:30

Bursaspor'da kongre bitti bitmesine de dumanı hâlâ tütüyor! Belli ki ortaya çıkan tablo camianın içine pek sinmemiş. Sorun; seçime dış etkenlerden gelen müdahale ya da fesat/hile/fitne karıştığı gibisinden, apartman yöneticisi seçerken bile ülke halkı olarak pek de yabancısı olmadığımız yakınmalar /iddialar değil, kongre üyelerinin Başkan Ali Ay'a üçüncü kez mührü teslim etmesi!

Akılların almadığı, mantığın sığmadığı ve de merak edilen nokta şu: İki sezondur Bursaspor'un uçurumun kenarından dönmesinde başrol oynayan ve de 'Yaptıklarım yapacaklarımın teminatıdır' deme şansı hiç olmayan bir başkan nasıl olur da üst üste üçüncü kez genel kuruldan onay alır?

Bu konuda öncelikle seçime giren diğer 3 aday başta olmak üzere listelerinin Bursaspor'u yönetme konusunda genel kurul üyelerince yeterli bulunmadığı yolunda bir kanaate varıldığı düşünülebilir.

XXX

Ancak bu varsayımdan yola çıkarsak, seçimi kazanan Ali Ay'ın yüzde 35'lik oyuna karşı üç adayın toplamda aldığı %65'lik blok oya ne diyeceğiz?

Tablo bu iken, 'azınlık oyu ile seçilmiş' bir yönetim Bursaspor'da neleri, nasıl yapabilecektir?

Dahası 'bugüne kadar yaptığından öteye' ne yapacaktır?

Kanaatim odur ki Ali Ay bundan sonraki görev süresinde her an hata yapması beklenir bir konumda bıçak sırtında yürüyecektir. Daha açık söylersek; -bence çok yanlış- başkan o koltukta rahat oturamayacak, oturtulmayacaktır!

Peki, camiada neden böyle bir atmosfer oluştu? Başkana olan güven erozyonu sadece sportif başarısızlıktan mı kaynaklanıyor? O zaman 4 yıldır kupası olmayan Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım'a ne demeli ki?

Ben, 'kıssadan hisse' hesabına, 'Anlayana sivrisinek saz' diyerek anlatayım da belki birileri anlar!..

XXX

Ünlü Moğol İmparatoru Cengiz Han'ın tahtı, at üstünde göçebe yaşayan Türklerin saldırıları ile sallanıyor. Devleti zaafa uğruyor. Orduları yenilgi üzerine yenilgi alıyor. Cengiz Han; akıl danesi, danışmanlarını  topluyor.

-Neden bu işler kötü gidiyor? diye soruyor...

Danışmanlardan her kafadan bir ses çıkıyor: "Asker öyle yapıyor, atlar böyle koşuyor" diyerek birbirini suçluyorlar...

Cengiz Han, hışımla ayağa kalkıyor ve "Yeter!" diye bağırıp şunları söylüyor:

"Şimdiki halinizi gördükten sonra çok daha iyi anladım. Seçim yaparken, bilemedim; büyük işlerin başına küçük adamları, küçük işlerin başına da büyük adamları getirdim. Büyük adamlar, küçük işleri önemsemeyip gereğini yapmaya tenezzül etmediler. Küçük adamlar da onların üstesinden gelemediler, altında ezildiler...

İşte koskoca devlet bu yüzden yeniliyor, yıkılıyor!"