Ben de isyan ediyorum!

Mustafa ÖZKESKİN 09 Mayıs 2018 Çarşamba, 06:06

Bursaspor'da trafik öylesine yoğun ki nereden başlayıp nerede bitireceğimizi, neyi takip edeceğimizi, hangi konuya değineceğimizi bilemiyoruz... Futbolcu isyanı, Saracoğlu'ndaki hakem katliamı, yaklaşan kongre heyecanı her biri belli başına tefrika olacak birer konu başlığı...

Malum, geçen hafta içi Fenerbahçe maçı öncesi futbolcular alacaklarının ödenmediği gerekçesiyle antrenmana çıkmayıp bir protesto eylemi gerçekleştirdiler.

Eylemle yetinmeyip 'şunu şu kadar isteriz' diye yönetime resmen muhtıra verip, gelen uzlaşma tekliflerini geri çevirdiler...

Türk futbolunda günün ekonomik koşulları gereği ne yazık ki bireysellikten çıkıp toplu eylemlere yol açıyor. Futbolcu, artık sosyal güvenliğini unuttu.

Oyuncunun; maç başlarını, primlerini, taksitlerini zamanında yatıran takım sayısı bir elin beş parmağından az.

XXX

Hatırlarım; geçmişte Erciyessporlular,  Adanaspor deplasmanına gitmeme kararı alınca, olay basına (şüphesiz sağlam doktor raporuyla) 'bütün oyuncuların grip olduğu' şeklinde yansıtıldı. Yine insaflı davranmışlar. Maça gitmek istemeyen bu topçulara, 'kafayı yemişler' diye, psikiyatriden almamışlardı raporu.

Ülkemizde 'ilk idman protestocusu' merhum Metin Kurt'tur. 1976 yılında bunun bedelini Galatasaray'dan postalanmakla ödedi. O gün Metin'e 'futbola anarşi soktun' diyenler, bugün yaşananları gördükçe acaba ne düşünüyorlar?

Mesela Bursaspor'da başını siyahi oyuncuların çektiği iddia edilen 'istemezükçüler'e ne derlerdi ki? Adamların bir eli yağda bir eli balda oynadıkları futbol, takımı getirdikleri yer ortada!

XXX

'Efendim; adamların alacakları var ne yapsınlar yani?' diyenlere bakıyorum da... Bu ülkede '296 TL' şehit aylığı bağlanan babanın duygularını Özlüce'de her türlü âlemi, çirkinliği, gece yarısı oto döndürme (drift) yaparak zevküsefa içinde gün dolduranlar nasıl bilecekler ki?

Onlar bugün varlar, yarın yoklar...

Ya onların işvereni konumundakiler?

Kimse söylemez mi anlatmaz mı bu aymazlara ülkenin içinden geçtiği zor süreci?

Peki, yaptıkları eylemin karşılığı ne oldu?

Bu kulübü yöneten iş adamları fabrikalarında, ofislerinde, atölyelerinde benzer bir işe kalkışanlara nasıl yaptırım getirirdi ki?

İşe yarar mı bilmem ama tarihten bir örnekle bitirelim.

Bilindiği gibi Osmanlı'da çeşitli gerekçelere dayalı çok sayıda 'yeniçeri isyanı' vardır.  1651'deki ayaklanma paraya dayalı tek isyandır. Ulufeleri geciken sipahiler ortalığı yakıp yıkmış, çok kan dökmüştür. Sonunda çocuk padişah 4. Mehmet hepsinin kellesini götürmüştür.

Geçtik Osmanlı tarihini, Bursaspor'un tarihini bilmeyenlere neyi anlatıyoruz ki?

İşte ben buna isyan ediyorum, kahroluyorum!..