Bir hayaldi o da bitti

Mustafa ÖZKESKİN 03 Şubat 2016 Çarşamba, 12:00

Ne kaldı geriye zaten bir sürü boş hatıra...
Yaşamak değil ki bu görüntüler var adeta...
Sana gülüm demiştim ya...
O gül soldu...
Hani bu son demiştim ya...
O gün sondu... 


Sanatçı İlhan Şeşen ne güzel söylemiş...
Sanki şarkıyı kupa faciası sonrası bugünün Bursaspor'u için bestelemiş. Bakmayın siz
penbe mektupçuların sezon sonu 'Avrupa' vaatlerine...

Timsah ligde havluyu Ertuğrul Sağlam döneminde attı, pazar günü de Hamza Hamzaoğlu yönetiminde kupada peştamalı sıyırdı.

Üstadın şarkısındaki gibi peki geriye ne kaldı?  

1960 Nisan'ında hükümetin gidişatını iyi görmeyen İsmet İnönü meclis kürsüsünden iktidara şöyle seslenmiş: 'Böyle giderseniz sizi ben bile kurtaramam..'

Bursaspor'u da bundan sonra kimse kurtaramaz!

Ziraat Kupası'ndan erken terhis olduğumuz Amed Sportif maçının savunması olamaz...

Beş sıfır yenilse gam yemem ama bu eleniş hüzün ötesi... Meraklısının dışında hangi ligde oynadığı futbolseverlerce hatırlanmayan, hocası tanınmayan, isimsiz, cisimsiz  oyunculardan kurulu bir takım, formasına 'Türkiye'nin 5. Büyüğü' etiketi iliştirilmiş bir takımı eliyor. Efendim, bu tür kazaların Avrupa'da çok örnekleri varmış. Doğru! Real Madrid, Manchester United, Bayern Münih, Juventus, Paris St. Germain'nin de tarihlerinde alt liglerden rakipleri önünde yaşadıkları benzer trajediler var ama kaç tane? Adamlar kupa olmazsa ligde hedefi vuruyor, ya da ne yapıp edip Avrupa Kupaları'nda taraftarını mutlu edip özür diliyor. Sanki Bursaspor her yıl bir yolunu bulup Avrupa'ya açılıyor!  Bu aynı duvara kaçıncıya vuruş kardeşim?

Hatalı transferleri için eski yönetimi, rakibi çözemediği içinde hocayı suçlamaya eyvallah da, bunlar işin en kolay tarafı...

Ver satırı, boşalt gazını...

Hiç mi oynayanda kabahat yok? Sorarım size 'Amed Sportif'ten hangi futbolcuyu 24 kişilik Bursaspor kadrosundan hangi oyuncuyla takas edersiniz? Böyle bir takım seni ele güne rezil ediyorsa takımın başına Jose Mourinho'yu getirsen ne yazar?

İki devrelik koca bir oyunda bir tek atak yoktu ki; 'tüh' diyelim... Girene, çıkana bakıyorum da; hepsi lafazan köy kahvesi müdavimleri gibi..Maç öncesi medyada lafa gelince çok, futbola gelince yok!

Hani nerede sizin 'Birimiz hepimiz için' diye caka sattığınız, hava attığınız takımdaşlığınız?

Demek ki asılsızmış!

Mudanya'dan Budo İstanbul'a 90 dakikada giderken, siz aynı sürede bir topu 3 direğin arasına ancak 90 artı 5'de o da bir kez soktunuz ya... Koca bir camianın   bütün hayallerini Timsah Arena'da toprağa verip, 7 Süper Lig temsilcisinin arasına Amed Sportif denilen isimsiz, cisimsiz bir garibanı soktunuz ya...

Şimdi dua edin, arefeyi görüp bayramı göremeyen o taraftar haklarını haram etmesin size!

HEP VER!

Hani şu son dönemlerde 'Belediyeler' spordan elini ayağını çeksin diyorlar ya...

Ülkemizde şu anda toplam 129 tane profesyonel kulüp var! Bunlardan 20 tanesinin isminin içinde "Belediyespor ya da Büyükşehir Belediyespor" kelimeleri geçiyor.

Kalan 109 tanesinin de devlet ya da belediye desteği olmadan yaşama şansı yok.

Stadımı yap, vergi borcumu yeniden yapılandır, sigorta borcuma af çıksın, tesis arsası, otobüs, otopark, benzin istasyonu ver, bana kalıcı gelir kaynakları bul...

Kamu kuruluşları 'sponsor' olsun!

Sözümüz yeni yönetim için değil ama stat inşaatına ilk kazma vurulduğundan beri duymaktan gına geldiğimiz o malum nakarat: Timsah Arena'nın locaları kentin önde gelen dinamikleri tarafından satın alınıp doldurulsun.

Hep ver!

Hiç ortaya bir üretim koyma!

İçlerinde kendi yağıyla kavrulan 2-3 kulüp var yok!

Hepsi batık!

2 yıl üst üste aynı teknik adamla çalışan kulüp 1-2 tane var yok!

Artık teknik direktörlerin görev yapma süreleri gün hatta saatle ölçülür hale gelmiş. Diyorlar ki, sadece Bursaspor değil, bütün kulüpler borç batağında..

'Kulüpler Birliği' olarak sorunun çözümü için devlete başvurduk.. Yani devletten kıyak bekleniyor.

Senin yönetme yetersizliğinin üstünü neden devlet örtsün? Sen batır, devlet temizlesin... Bursaspor'da son olağanüstü genel kurula kadar 'Kardeşim dünya borç yapmışsın, nereye gidiyorsun' diye hesap sorulamıyordu, şükürler olsun artık sorulacak.

Sözün özü; yöneticiler görev yaptığı süreçte kulüplerin gelir-gider çetelesinden sorumlu tutulmadıkça bu devran böyle döner gider.

Mesela; böyle yaptırım olsaydı, önceki yönetimler o bol sıfırlı kredileri bankalardan alır mıydı?

KOMİK ŞEYLER

X- Hâlâ 'şampiyonluk' rüyasıyla yatıp, 'şampiyonluk' hayali ile uyananlar var. Neymiş '2010' da yaptık yine yaparız! Her ne hikmetse bunu da iş başına gelen her yönetimin ileri gelenleri söylüyor!

Bakın, futbol denilen yarış öyle bir şeydir ki, geride kalan zaferler, ne bugüne kefil olabilir ne de yarını kurtarabilir. Ancak hoş bir anıdır onlar.

Olur olmaz tekrarlanırsa, konusuzluktan askerlik anılarını anlatan tatsız adamların muhabbetine benzer...

Başa kakıldıkça tadı kaçar.
Bırakacaksınız, tarih yazılması gerektiğinde hatırlanacak veya başkaları anlatacak.
Dedesinin servetiyle övünen yolsuzlara dönmeyeceksiniz...

x-Timsah Arena'daki son kupa maçında tribünde 'Diyarbakırspor' atkısıyla zafer pozu veren filmin baş aktörüne iyi bakın! Güvenlik güçlerince yaka paça alaşağı edilen beyefendi (!)  Bursasporlu olduğunu söylemiş. Vallahi gözlerimiz yaşardı, pes doğrusu!

x-Hamza Hamzaoğlu Bursaspor'da iş başı yaptığının hemen ertesinde, çikolatadan kuru yemişe, koladan tahıla kadar, kolestrolü arttıracak ne varsa yemeyi yasak etmiş... 
Saymış da saymış... 

Oysa yemesi kesin yasak olması gereken 'golü' unutmuş... Çünkü takımın gol yemeden bitirdiği maç yokda!