Bir yeniden doğuş öyküsü

Mustafa ÖZKESKİN 06 Temmuz 2016 Çarşamba, 08:14

Dünkü bölümde anlattığımız gibi zirvedeyken maddi açıdan resmen sıfırı tüketen ve iflasın eşiğine gelen Dortmund'da öncelikle yanlış yönetimleriyle kulübü çıkmaza sokan başkan Gerd Niebaum istifa etti, yerine Reinhard Rauball getirildi. İlk iş olarak, kulübü, içinde bulunduğu darboğazdan kurtarmaya yönelik 5 basamaklı bir plan hazırlandı.

Bu plana göre yönetim 1- İflası engelleme, 2- Yeniden yapılanma, 3- Felsefe değişikliği, 4- Uygulama, 5- Sürdürülebilirlik konularında genel kuruldan acil aksiyon yetkisi aldı ve bunları hayata geçirdi.

İçinde yaşadığı sıkıntılardan kurtulabilmek için oyuncuların ücret ve maaşlarını indiren kulüp öncelikle en değerli oyuncuları David Odonkor'u Real Betis'e ve Tomas Rosicky'yi de Arsenal'a satarak kendisine nakit para yaratma yoluna yönelmek zorunda kaldı.

Başkan Ali Ay da benzer bir yöntemle Bursaspor'un en değerli oyuncusu kaptan Serdar Aziz'i elden çıkararak soluklanma fırsatı yakaladı.

XXX

Dortmund aynı zamanda bankalarla da anlaşarak borçlarını yeniden yapılandırırken, vergi ve sosyal güvenlik ödemelerini erteleterek zaman kazandı.

Bursaspor yönetiminin de başta Bursalı bakanlar olmak üzere kentin siyasi dinamiklerini harekete geçirerek, hükümet nezdinde, başkentte eş anlamda girişimlerde bulunması tesadüf olmasa gerek.

Yaşanan acı deneyimler Bundesliga temsilcisini ücretlerde ve transfer harcamalarında sıkı bir disipline yöneltti. Çok pahalı yabancı transferleri yerine altyapıya yöneldiler ve kulübü gençleştirdiler. Altyapıdan 16 yaşındaki Mario Götze dâhil 6 oyuncu kadroya alındı. Nuri Şahin gibi kulüpten yetişmiş genç bir oyuncuya sorumluluk verilerek kaptanlığa yükseltildi.

Bilet fiyatlarını aşağıya çekip tribüne gelen seyircilere daha fazla ürün satarak maç günü gelirlerini artırdılar. Bu sayede elde ettiği 32,2 milyon avroluk maç günü geliriyle Avrupa'nın lider kulüplerinden biri oldu.

Önümüzdeki sezon için 54 bin 916 taraftar kombinesini yenilerken, sadece 84 kişi gelecek sezon statta olmayacak. 84 kişilik boş koltuğa talip olan kişi sayısı ise tam 45 bin!

xxx

Kulüpteki değişimin en önemli dönemeçlerinden birisini, idari ve teknik felsefenin değiştirilmesi süreci oluşturuyordu. Bu değişimi sağlamaya yönelik hem kulübün yeni politikasına uygun bir tarzı olan, hem de seyirci ile çok iyi iletişim kurabilen Jürgen Klopp ile anlaşarak bugünlerin temeli atıldı.

Sonuçta, klasik ama acı reçeteyi taviz vermeden uyguladılar: Kulüp ilk etapta yönetsel, iktisadi, mali ve sportif anlamda yeniden yapılanmaya yöneldi. Oluşturulan yeni yönetim ile bankalarla güven tazelendi.

Popüler bir hoca ile tribüne daha fazla seyirci çekilerek, stat ve maç günü gelirleri artırıldı. Pahalı oyuncu yerine altyapıya dönüldü. Bir süre sonra yetişen oyuncular satılarak yeni finansal olanaklar yaratıldı.

Mesela; Götze 37 milyon avroya Bayern Münih'e, Nuri Şahin Real Madrid'e, Shinji Kagawa da Manchester United'a hatırı sayılır rakamlara satıldı.

Nuri Şahin ve İlkay Gündoğan'dan sonra üçüncü gurbetçimiz olarak Emre Mor'un da kadroya katıldığı Borussia Dortmund bugün artık sağlam temeller üzerinde oturan, mütevazı kadrosuyla müthiş başarılara imza atan bir kulüp konumunda.  Bursaspor'un, kendine rol model olarak seçtiği Alman temsilcisini iyi etüt etmesi  bizce kurtuluşun reçetesi.