Birlik-Beraberlik masalı

Mustafa ÖZKESKİN 09 Ekim 2015 Cuma, 09:00

Bursaspor Başkanı Recep Bölükbaşı 'Hep beraber olalım, birlik olalım, altından kalkamayacağımız hiçbir şeyimiz yok' diye camiaya çağrıda bulunmuş yine... Sayısını ben unuttum ama bilmem kaçıncı kez deyip artık kabak tadı veren bu klişeyi şöyle bir açalım.

'Birlik beraberlik' repliği spordan siyasete, ekonomiden turizme dünya üzerinde sadece bizim topluma özgü mükemmel bir çaresizlik örneğidir. Bir ideali paylaşan kitlelerin tamamının kastedildiği şekilde birlik ve beraberlik içinde olması mümkün değildir, insanın yaradılışına aykırı bir şeydir.

Herkesin dünyası farklıdır. Çalışma, düşünme, yönetme, üretme tarzı farklıdır. Bunca insanın içinden bu faktörleri birbiriyle benzeşen bir grup bir araya gelerek ekip olabilir. Ancak kitlenin tamamı bir araya gelerek güç birliği yapsın derseniz, ondan olumlu sonuç çıkması bir yana, dava zarar bile görür.

***

Gelin şimdi yaklaşık 53 yıl önceye gidelim. 20. asrın başlarından itibaren köklü bir futbol geleneğine sahip olan Bursa'da bir avuç insan kentin 5 kulübünü birleştirmek suretiyle Bursaspor'u kurmaya çalışıyordu. O yıllarda herkesin İstanbul'la platonik bir sevda köprüsü vardı, gönül verdikleri takımlarının maçlarını radyodan dinlemek için hafta sonunu iple çekiyorlardı. Şehirde ne olup bittiğinin farkında bile değildi çoğu. Soru şu: Bursaspor; Bursasporluların birlik ve beraberliği oluşturmasıyla mı kuruldu?

Öyle bir şey yok! İlerleyen yıllarda kazanılan başarıları yine birlik ve beraberlik sayesinde mi elde etti?

Onun da cevabı kocaman bir hayır!

Ve şampiyonluk yılı...                                     

Merhum Başkan İbrahim Yazıcı ve yönetiminin çektiği sıkıntıları, kentin dinamikleri tarafından nasıl yalnız bırakıldıklarını unutmak mümkün mü?

***

Asılsız iddialarla, ihbarlarla başkanından yöneticisine, kulüp müdüründen muhasebecisine gözaltına alınıp, kendilerini savunmak için aylarca adliye koridorlarında çaresizce nasıl ter döktüklerini unutmak mümkün mü?

Yani yıllarca özlemi çekilen o 'şampiyonluk kupası' devasa bir kentin devasa Bursaspor camiasının birlik-beraberlik tesisi sayesinde mi kaldırıldı?

Bakmayın siz; şampiyonluk sonrası birilerinin döktüğü gözyaşlarına...

Onlar Timsah gözyaşıydı!

Son olarak, geçen sezonun 3 kupalı Galatasaray'ı bu büyük başarıya kenetlenerek birlik-beraberlik içinde mi ulaştı?

Asla! Camia olarak tarihinin en fazla bölünmüşlüğü içinde geldi o kupalar.,.

Demek ki: öyle bir birlik beraberlik kavramı yok. Hiçbir zaman yoktu ve hiçbir zaman da olmayacak. Başarı ekip işidir. Ekipler yola çıkar, bir süre sonra doğru istikamette yürüdüklerine kitleleri ikna ederler, kitleler de onların peşinden gider.

Bakın tarihe. Bu hep böyle olmuştur, bundan sonra da hep böyle olacaktır.