Bu ne sevgi bu ne ıstırap!

Mustafa ÖZKESKİN 12 Şubat 2017 Pazar, 06:24

 

Karşılaşma başlarken, ligde son dört maçını kaybetmiş, kupaya veda etmiş bir takıma Timsah Arena'yı dolduran 33 bin taraftarının gösterdiği sevgi, Abdullah Yüce'nin o şarkısını hatırlattı...

Bu ne sevgi ah, bu ne ıstırap!

 Yeni hocalar ile ilk maçlar zordur. Hele hele rakip futbolun içinde kim varsa herkesi yıldıran Aziz Yıldırım'ın Fenerbahçe ise!

Mutlu Topçu öncelikle kaybetmeyeyim diye bir senaryo yazmış. Sivok'un 20. dakikadaki penaltısına kadar bu düşünce tuttu. Sow'un erken golü sonrası iki takımın da hem alan hem de adam savunması yapması oyunu orta alanda kilitledi. Advocat bu sıkışıklıkta Batalla'nın kendini sağ kenara atacağını kestirmiş olmalı ki; Hasan Ali Kaldırım'ın yerine görev verdiği defansif özellikli İsmail Köybaşı aracılığıyla Arjantinli'ye adeta gölge markajı yaptırıyor.

XXX

Bursaspor'da iki kenar bek Aziz ile Jovic ne bindiriyor, ne de 18'e top indiriyor. Orta alanda Faty-Merter ikilisi rakiple boğuşmaktan ileri çıkamıyor. Hal böyle olunca da  Deniz ve Stancu elleri belde sahada dolaşıp duruyor.

Jovic devrenin son anlarında ikinci sarıdan kırmızı görünce Bursaspor tabelada olduğu gibi sahada da bir eksiliyor!

İkinci yarı ilk düdükle birlikte Bursa tribünleri resmen sahaya iniyor, futbolcularını 'yürüyün çocuklar' diyerek adeta rakip sahaya taşıyor.

Timsah Arena orta alanların sorgusuz sualsiz ve de çabuk geçildiği müthiş bir mücadeleye sahne oluyor. Yeşil Beyazlı oyuncular kafalarını tekmeye, yüreklerini sahaya koyuyor...

XXX

Oyunun son çeyreği tek golde kalmak istemeyen Fenerbahçe'nin ikinciyi arayan ataklarıyla 1-0'ın altından kalkmak istemeyen 10 kişilik Bursaspor'un inanılmaz direnişi sayesinde açık futbola dönüşüyor.

 Bitime yakın Kjaer'in dirsek-el karışımı penaltısı ile 'İlahi Adalet' gerçekleşince Batalla beyaz noktadan hem skoru dengeliyor, hem de takımının sergilediği dirençli oyunun hakkını veriyor...

Bir takım, bol yıldızlı, anlı-şanlı ve de futbolun baronlarınca korumalı bir rakibe karşı uzatmalarda dâhil yaklaşık 55 dakika bir eksik oynuyorsa ve de maçın sonunda tabelada 1-1 yazıyorsa 'Bir puanın' önemi ve de anlamı büyük.

 Sakın ola; birileri dün akşamki sonucu hakeme bağlamasın. Halil Umut Meler bir penaltı bir de bize göre ucuz kırmızıyla görevini yaptı.

 Ne yani, Fenerbahçeli futbolcuların atamadığı golü mü atacaktı?