Bu resmen gasp!

Mustafa ÖZKESKİN 22 Şubat 2016 Pazartesi, 08:49

Bir örnekle başlayalım. Tugay Kerimoğlu'nun bir dönem forma giydiği İngiltere Championship'te Blackburn Rovers geçen sezon sahasında Middlesbrough'u konuk edecekti ancak karşılaşma elverişsiz hava koşulları nedeniyle ertelendi. Oysa saha oynamaya uygundu. Sorun stada gelen çevre yollarındaydı, ciddi buzlanma vardı. 'Siz bizim için önemlisiniz' deniyordu seyirciye, 'Eğlenmek için geldiğiniz bir oyun işkenceye dönüşmesin.' Özellikle komşu Middlesbrough kentinden gelecekler düşünülmüştü ertelenirken...

Şimdi dönelim bize. Bursaspor'un önceki gece evinde oynayacağı Fenerbahçe maçına PFDK  'seyirciye yasak' cezası veriyor. Bursa ülkenin her bölgesinden göç almış metropol bir kent. Bursaspor taraftarı kadar Fener sempatizanı da var kuşkusuz.

XXX

Farklı hedefler peşindeki iki takım için de hayati önem taşıyan bu karşılaşmayı izlemenin heyecanı günler öncesinden tarafları sarıp sarmalamış.

Ama yok!

Bu hak, bu özgürlük, bu keyif Bursalı futbolseverlerden esirgeniyor. Esirgeyen de ülke futbolunu yönetenler.  Halkın mutsuzluğu üzerine kurulu bir anlayış bu...

Bir anlamda insanın maç seyretme hakkının gaspı!

Saha içinde adil yarışı gözü yemeyenlerin 'güvenlik konsepti' şemsiyesi altında alınmış korkuya, korkutmaya dayalı bir karar. Yıllardır 'Kurtlar Vadisi' ve benzeri dizilerin bu ülkede en çok izlenenler listesinde baş sıraya oturmasına niye şaşılıyor ki? Bursaspor Kulübü sahaya çakıyı, çakmağı atanı belirlemiş, 'al sana suçlu' diye gözüne sokuyor, beyler oralı bile olmuyor...

XXX

Girişte verdiğimiz örnekte olduğu gibi elin oğlu karakaşı için mi taraftara 'önemlisin' diyor?

Hayır! Biliyor ki, taraftar olmazsa bu takımlar büyümez, taraftar olmazsa futbol toplumun içine işlemez, dev bir şölen olmaz, uluslararası ilgi görmez. Yayın haklarının, sponsorluk anlaşmalarının, reklamların üç kuruşluk değeri kalmaz.

Ha, 'Futbol artık statlarda icra edilen toplu ve toplumsal bir eğlence değil, evlerde dekoderli televizyonlardan izlenen bireysel bir eğlence' diyorsanız o ayrı.

O zaman da Barcelona'lar, Real Madrid'ler, Manchester'lar, Arsenal'ler, Marsilya'lar, Juventus'lar veya Corinthians'lar, Boca'lar dururken kim seyreder sizin maçlarınızı?

'Herkes evinde oturup maç seyretsin, stada gelip olay molay çıkarmasın' deniyorsa,  ya da bu iş 3 İstanbullu arasında dönüp dursun, Anadolulu da ekran başına geçip kurulsun diye düşünülüyorsa o da başka...